ORİJİNAL   MODERN DANS
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
#cehennem, düşüncelerimizi kodlayan, yaşamı gerçeklikten koparan ve şiddet dürtüsünü tetikleyen sanal dünyanın gelecekte duygularımızı da ele geçirme boyutlarını bilimkurgu atmosferinde tartışıyor.
Oyun, İtalya varoşlarında yaşam ve sınıf mücadelesi veren işçilerin karşılaştıkları güçlükleri anlatıyor. İki işçi ailesinin gündelik yaşamlarının dışında gelişen olaylar karşısında, birbirlerine ve sisteme karşı verdikleri mücadelenin komedisi…Hayat pahalılığı karşısında varoşlarda yasayan çocuklar, yaşlılar, kadınlar, işçiler, fiyatların zamlanmasına karşı hep birlikte eski fiyatlar üzerinden alışveriş yapmaya karar verirler; “Ödenmeyecek! Ödemiyoruz!...”
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Londra’da 1935 Ağustosu, Buluwayo macerasından sonra evine dönen, Richard HANNAY’i, can sıkıntısını dağıtmak için bir tiyatro oyununa gider. Hannay o gece tiyatroda gizemli güzel Annabella ile tanışır. Kadının bir gizli ajan olduğunu ve çok gizli bir görev için İskoçya’ya gitmesi gerektiğini öğrenir. Ancak kadının peşinde olan iki adam buna izin vermeyecektir. Böylelikle kahramanımız Hannay istemeden de olsa kendisini 39 basamak isimli gizli görevin içinde bulur. Ve böylelikle Hannay, eğlenceli, gerilimi yüksek bir serüvene başlar…
İyi seyirler…
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Nava Semel oyunda,Down Sendromlu çocuğunun gözlerinin ardını görmeyi başaran bir anneyi anlatıyor. Yalnız kendi çocuğunuzun acısını görmeniz yeterli değil. Ancak farklı olanı da benimseyen insanlar uygar toplum yaratabilir. (GÜLŞEN KARAKADIOĞLU)
ORİJİNAL   2D
ORİJİNAL , TÜRKÇE   2D
TÜRKÇE   2D
1996 yılında Cüneyt ve Arkın aynı hapishanede yatmaktadır. Cüneyt hapishanede hafif yaralamadan dolayı cezasını çekerken haksızlıklara karşı gelir ve bu yüzden sık sık hücre cezası alır. Arkın işlemediği bir suçtan dolayı idama mahkumdur. O da sürekli sorun çıkardığı için hücre cezası alır. Cüneyt'in tahliyesine 2 gün kalmıştır. Arkın'ın idam infazı için de 2 gün kalmıştır. Hapishane müdürü bazı riskleri göze alıp bu iki mahkûmun ellerini birbirine kelepçeleyip aynı anda şehir merkezine naklini gerçekleştirir. Cabbar, suçunu üstlenen Arkın'ın idamdan önce konuşur diye gardiyanlar aracılığıyla nakil aracına pusu attırır.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Oyunumuzda bu güne kadar yanlış anlaşılmış olan Ağustos Böceği gerçek kimliğiyle, sanatçı kimliğiyle anlatılıyor. Ağustos Böceği, aslında bir müzisyendir ve gerçek bir sanatçıdır. Yine oyunumuzda Karıncanın, durmaksızın çalıştığı için biraz dinlenmeye ve sosyalleşmeye ihtiyacı olduğu anlatılır.

"Ağustos Böceği ile Karınca’nın tatlı çekişmesi komik bir dille anlatılmaktadır.
Oyunumuz müzikli çocuk oyunu olup 1 saat sürmektedir.
3+ yaş grubuna uygundur.
ORİJİNAL   OPERA
Konu: Mısır Firavunu (bas), Habeşistan ile savaş halindedir. Mısır ordusunun genç kumandanı Radames (tenor), Habeş kralının kızı genç ve güzel Aida’ya (soprano) âşıktır, ancak onun kimliğini bilmemektedir. Habeş kralı Amonasro (bariton) Teb kentine saldırınca Ramades komutasındaki Mısır ordusu karşı koymaya hazırlanır. Üzüntü içinde olan Aida gibi firavunun kızı Amneris de (mezzo soprano) Ramades’e âşıktır ve ona zaferle dönmesi çağrısında bulunur.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Düzenini kurmuş bir erkeğin hayatına bir kadın gelir ve her şey birden bire değişir. Oyun; bir yandan kadın ve erkeğin birlikte yaşayabilme marifetini ve imkânsızlığını anlatırken bir yandan da bize içine düştükleri, eğlenceli ve komik durumları gösteriyor.
TÜRKÇE   NORMAL
Buradan çok uzak bir ülke, Çin, büyük bir savaşın ve pamuk krizinin eşiğinde.

İmparator sabah piposunun kaldırılmasının, kardeşi Jau Jel ise beş para etmeyen pamuğun derdinde.

Tuiler Çin’in sıkıntılı ekonomik şartlarında bilginin ticaretini yaparak para kazanmanın yollarını arıyor.

Çete lideri Gogher Gogh hapisten yeni çıkmış, tuilik sınavına altıncı kez giriyor.

Taşradan Pekin’e tui olmak için gelen Sen ile Eh Feh’in ise ellerinde bulunan tek malvarlıklarına, pamuklarına, el konuluyor.

Hiçbir yerde pamuk bulamayan Çin halkının merakı günden güne artıyor: “Pamuk nerede?”

“Bir tuiler kongresi düzenle. Eğer seni aklarlarsa sana bedavaya gelecek bir vaatte bulun onlara. 200.000 aklayıcın ne güne duruyor, 15.000 tui okulunu boşuna mu besliyorsun?”

Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları (BÜO) olarak 2016 – 2017 döneminde Bertolt Brecht’in Aklayıcılar Kongresi adlı oyununu sahneliyoruz. Kulübün deneyimli üyeleri yaz başında Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu’nun yürüttüğü Ritim Atölyesi’nde ritim ve aksiyon üzerine çalıştı. Bu çalışmaları eğitim prodüksiyonu olan Aklayıcılar Kongresi’nin sahneleme sürecine yansıtmanın yanı sıra, Brechtyen tiyatro ve entelektüellerin sorumluluğu üzerine eğitim araştırma çalışmaları yürütüldü. Ekim ayında kulübe yeni katılan üyelerin bu başlıklarda tartışma yürütmeleri ve temel oyunculuk eğitimi alarak tiyatroyla tanışmaları hedeflendi. Yapılan metin düzenleme çalışmasında ise 1995 yılında BÜO tarafından sahnelenen Aklayıcılar Kongresi metni temel alındı.

İki dünya savaşı görmüş, Nazi Almanya’sının yükselişine tanıklık etmiş, eserlerinin birçoğunu Hitler döneminde vermiş Brecht’in yazdığı Aklayıcılar Kongresi, baskıcı koşullarda aydınların aldığı tavrı sorguluyor. Biz de entelektüel adayları olarak Brecht’in sorguladığı bu tavrı çoğu üniversite öğrencisi olan seyircimizle tartışmayı değerli buluyoruz.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Alaaddin ve annesi küçük ve mutlu evlerinde birlikte yaşarlar. Alaaddin, her gün pazara inerek annesinin yaptığı ekmekleri ve peynirleri satar. Bir gün, yine annesinin yaptığı şeyleri satmak için pazara indiğinde önce çok güzel bir kız olan Yasemin ile sonra da Vezir ile karşılaşır. Vezir, Alaaddin’in ne kadar iyi bir çocuk olduğunu görmüştür ve ondan bir iyilik ister. Kendisi bir zamanlar ormandaki Renkli Kuyu’ya lambasını düşürmüştür ve onu oradan geri almak istiyordur. Ancak artık yaşlı bir adam olduğu için ormana gidemediğini söyler.
Ve maceralarımız başlar 26 yıllık tecrübemiz, her zamanki kalitemizle yeni bir oyunumuzu çocuklar ile buluşturuyoruz..
Oyunlaştıran –Yöneten: Salim Dörtcan
Müzik: Erdem Tarabuş
Dekor: Mie Tasarım Grup
Kostüm: Balo Kostüm
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Bir tavşan deliğinden geçen Alice, kendini fantastik bir dünyada bulur. Alice’nin başına gelen tuhaf olaylar yoluyla, yetişkin dünyasının bir çocuğun gözünden ne kadar saçma göründüğünü izleriz…
Oyunumuzda "blacklight" kullanılmaktadır. Nörolojik rahatsızlığı olanların izlemesi uygun değildir.
TÜRKÇE   BALE
TÜRKÇE   NORMAL
Komşularının karakola götürülmesine sessiz kalan bir ailenin hikayesi ile başlayan oyun, oğullarının savaşa katılmasıyla devam ediyor. Savaş ve sonrası ile bitiyor. Oyunda Savaşın insan karakteri üzerindeki olumsuz etkisi anlatılıyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
19. yüzyıl Rusya’sında aristokrasi varlığını sürdürmekte, toplum yazısız kurallarını birer anayasa gibi bireylerin ceplerine sokmaktadır. Hayatın tesadüfle var olan gerçekliği ise toplumsal kurallarla onulmaz bir savaş içindedir.
Anna Karenina, Kont Vronski’yi ilk kez bir tren garında görür. Kont Vronski de Anna’yı… Toplumun kurallarının sorgulanacağı, zaman zaman da toplumun kurallarının bireyi sorgulayacağı o büyük hikâye bir tren garında böylece başlar…
ORİJİNAL   KONSER
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Aldığı akademik eğitimin ardından, güç ve kariyer hedefine giden yolda, tüm değer yargılarını hiçe sayarak ilerleyen Baran, çevresi tarafından beğenilen, değer verilen biri olmayı başarır. Baran'ın zıtdı bir karakter olan çocukluk arkadaşı Mert'i bile kendine hayran bırakır. İçten içe Baran'a özenen Mert, gün geçtikçe inandığı değerleri yitirir, kendini tanıyamaz hale gelir. İş dünyası, sosyal hayat ve ikili ilişkilerinde başarı ve mutluluğu arayan bu iki arkadaş, sistemin, içini boşalttığı değersiz iki insana dönüşmüştür artık. Üstelik sevgilileri Gül ve Didem de bu duruma zemin hazırlayıp, olayların boyutunun daha da kötü bir hal almasına neden olur.
Kapitalist sistemin, günümüz insanını getirdiği vahim hali anlatan Antrikot, etik, ahlak, sevgi, dostluk, başarı, mutluluk gibi kavramları yeniden sorgulatıyor... Karmaşık bir bulmacanın içinde , hayata dair yaptıkları seçimlerle, mutluluğun yolunu bulabilecekler mi?
Bir varmış, bir yokmuş diye başlar hikâyemiz… Arı Maya ve Peter Pan çiçeklerin daha iyi bal vermesini sağlayacak bir deney yapmaya karar verirler. Fakat unuttukları şey, yanlış yapılan deneylerin farklı sonuçlara neden olacağıdır. Tabi bir de Karlar Kraliçesi İrma’nın bu işte parmağı olduğu gerçeği. İrma Peter Pan’ın sahip olduğu cam parçasıyla, kötülüklerin hakim olacağı dev bir ayna tasarlar. Karlar Kraliçesi hedefine ulaşacak mı? Dostlarımız ona engel olabilecek mi? Başlarına ne gibi maceralar gelecek, hep birlikte izleyelim… *ETKİNLİK BİLETLERİ 1 GECE ÖNCEDEN SATIŞA KAPATILIR. KALAN BİLETLER OYUN GÜNÜ SALON GİŞESİNDEN SATILMAYA DEVAM EDER.
*24 AY VE ÜZERİ HERKES BİLETE TABİDİR.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Bir sokak köpeği ve bir çocuk
ve onların tanışıp arkadaş olma hikayesi...
Hepsi bu mu peki ?
Bu sahnede herkes arkadaş
ve yaptıkları tek şey oyun oynamak...
Hadi başlasın...
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"ARTIK SIĞINAĞIN KALMADI

KaST'ın fiziksel anlatıma ve yaratıcı sürece dair son yıllarda yoğunlaşan laboratuvar çalışmasının bir ürünü olan oyun, yaşamını dışarıdaki dünyadan ayırmayı seçen bir bireyin kayıtsızlığını, yorgunluğunu ve yalnızlığını, bir metre doksan santim genişliğinde ve üç metre uzunluğunda bir tavan arasından anlatıyor.

“Bir şeyler kırılıyordu, bir şeyler kırıldı.
Kendimi -nasıl demeli?- hissetmiyorum artık.
Bana bu kadar güç veren şey varoluş duygum,
neredeyse önemli olduğum duygusu, dünyaya bağlanma,
dünyada kalma duygusu eksikliğini hissettirmeye başlıyor.”

George Perec'in Uyuyan Adam romanından hareketle,
Yöneten: Salih Usta
Oynayan: Didem Kırış
Işık Tasarım: Utku Kara
Kostüm Tasarım: Hilal Polat
Dekor tasarım: Ahsenur Çiftçioğlu, Esin Çınar
Ses Tasarım: Çağıl Kaya
Afiş Tasarım: Nilüfer Taşkın
Asistanlar: Açelya Çetinkaya, Ayça Yiğitoğlu
Fotoğraflar: Murat Dürüm"

“Bir şeyler kırılıyordu, bir şeyler kırıldı.
Kendimi -nasıl demeli?- hissetmiyorum artık.
Bana bu kadar güç veren şey varoluş duygum,
neredeyse önemli olduğum duygusu, dünyaya bağlanma,
dünyada kalma duygusu eksikliğini hissettirmeye başlıyor.”

George Perec'in Uyuyan Adam romanından hareketle,
Yöneten: Salih Usta
Oynayan: Didem Kırış
Işık Tasarım: Utku Kara
Kostüm Tasarım: Hilal Polat
Dekor tasarım: Ahsenur Çiftçioğlu, Esin Çınar
Ses Tasarım: Çağıl Kaya
Afiş Tasarım: Nilüfer Taşkın
Asistanlar: Açelya Çetinkaya, Ayça Yiğitoğlu
Fotoğraflar: Murat Dürüm
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
BİZİ SİZE ,BİZİ İZLEYENLER ANLATSIN, SİZDE İZLEYEMEYENLERE…
TÜRKÇE   NORMAL
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Çapkınlıkta sınır tanımayan Tekin,her zaman olduğu gibi eşi Nihal'e yakalandığı ve evden kovulduğu için valizini toparlamaya başlar.Öncekilerde de olduğu gibi valizini toparlamayı çeşitli bahanelerle geciktiren Tekin,Nihal'i kandırıp evde kalmaya ikna etmeye çalışır.Nihal kandırıldığının farkında olduğu için sinirinden küplere binse de Tekin çeşitli laf oyunları yapmaya devam eder.Ama çok açık verdiği için Nihal'e yakalanır ve ortam daha da kızışır.Durumu kurtarmaya çalışan Tekin,yazar olduğu için özgür bir ortama ihtiyaç duyduğunu Nihal 'in ise bu durumları kaldıramayacak ve Tekin'in meslek hayatına engel olacak kadar kıskanç olduğunu söyler.Nihal de asıl kıskanç olanın kendi olduğunu ispatlamak için balayı gecelerini hatırlatır ve asıl kıskanç olanın Tekin olduğu ortaya çıkar.Aslında ikili birbirlerini çok sevdikleri için buna benzer kavgaları çok yaşasalar da ayrılığa yönelmemişlerdir.Tekin, arkası gelmez çapkınlıklarından ,Nihal de her seferinde onu yakalasa da affetmekten kaçınmaz.İkili tartışmalarının sonunda aşkın hiç bir şey olmadığını aşkı var edenin kendileri olduklarını kabul eder. Çünkü tüm bu olumsuzluklara rağmen birbirlerini çok sevdiklerini bilirler.!
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
oyun konusu: Evli bir çiftin üzerinden kadın erkek ilişkisinin anlatıldığı, aşkın ne olduğu ya da ne olmadığına dair ipuçları sunan oyunda Nihal ile Tekin'i izleyecegiz. “Aşk Bir Şey Değil midir?” yoksa Aşk “bir şey” midir? Sorularıyla kafamızın karışacağı, bununla beraber bizi gülümsetecek oyunda zaman zaman kahkahalar atacaksınız.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"Oyunda, yazarlar aşkı ve cinselliği ironik bir üslupta anlatıyor. Size yaşamınızda aşk üzerine eşinizin, sevgilinizin, jinekoloğunuzun, psikoloğunuzun, annenizin, kız kardeşinizin bile söyleyemediği her şeyi bu oyunda bulabilirsiniz. Füsun Demirel; çevirmenliğini yaptığı, İtalyan yazarlar Dario Fo ve Franca Rame’nin kaleme aldığı “Seks? Eh, Hayır Demem!” başlıklı oyunu uyarlayarak, kendi çocukluk ve ergenlik anılarından yola çıkıp kişisel tecrübelerini seyirciyle paylaşıyor. Oyuna aynı zamanda “Tek Kişilik Diyalog”, “Bant Sistemi” ve “ Tecavüz” oyunları eşlik ediyor. Türkiye’de ve dünyada kadınlık meselesini, kadınların sorunlarını irdelerken erkeklik meselesi de unutulmuyor. Eğer sevmeyi, aşık olmayı, cinselliği anlayarak yaşayamıyorsak sürekli olarak bir yanımızın eksik kaldığını ve bunu yarınlara taşımanın insanda yaratacağı olumsuzlukları hatırlatıyor.

Yazan: Dario Fo / Franca Rame
Çeviren ve Uyarlayan: Füsun Demirel
Yöneten: Füsun Demirel
Dramaturgi: Mert Küçülmez / Ayşegül Cengiz Akman
Sahne Tasarım: Mert Küçülmez
Kostüm Tasarım: Sevinç Tufan
Görsel Tasarım ve Desenler: Figen Aydıntaşbaş
Işık Tasarım: Alev Topal
Fotoğraf ve Afiş Tasarım: Nedim Zakuto
Oyuncular: Füsun Demirel, Serpil Özcan, Mert Küçülmez"

Yazan: Dario Fo / Franca Rame
Çeviren ve Uyarlayan: Füsun Demirel
Yöneten: Füsun Demirel
Dramaturgi: Mert Küçülmez / Ayşegül Cengiz Akman
Sahne Tasarım: Mert Küçülmez
Kostüm Tasarım: Sevinç Tufan
Görsel Tasarım ve Desenler: Figen Aydıntaşbaş
Işık Tasarım: Alev Topal
Fotoğraf ve Afiş Tasarım: Nedim Zakuto
Oyuncular: Füsun Demirel, Ayşegül Cengiz Akman, Mert Küçülmez"
ORİJİNAL   OPERA
bestecisi: Gaetano Donizetti
TÜRKÇE   KONSER
Kadın-erkek ilişkilerinin duygusal ve romantik bir dille anlatıldığı oyunumuzda eski kırkbeşliklerden en güzel eserleri canlı müzik eşliğinde dinleme imkanı bulacaksınız.Şiirler ve şarkılarla
aşkın anlatıldığı oyunumuzda siz de kendinizden bir parça bulacaksınız.
TÜRKÇE   2D
Teknolojiden yoksun, herkesin birbirini tanıdığı köyde her şey köy muhtarına bakanlıktan gelen bir telefonla değişir. Telefonda, insani araştırmalar için yurt dışından bir profesörün ve üniversite heyetinin köye geleceği haberi verilir. Bütün köy birlik olup ilk defa bir profesör görecek olamanın telaşını ve heyecanını yaşar. Yalnız iki kişi hariç; Şükrü ile Habib. Damat ve kayınbaba olan Şükrü ile Habib köyde eğlence dolu bir maceraya atılacaktır.
Bir milletvekilinin seçimden önce halka verdiği sözleri tutamamasının ardından kendisine halkın isteklerini dinleyecek ama onları gerçekleştirmeyecek bir yalancı aramasının ve yalancıyı işe aldıktan sonra başına gelenlerin kısa bir öyküsü.
Boal Tiyatrosu ve Uygulamalı Gölge (GörünmezTiyatro) ve Forum Tiyatro Atölyesi
Augusto Boal'ın tiyatroya bakışı, durduğu yer ve ulaşnak istediği seyirciyi konuşacağız. Boal Tiyatrosunu; farklı uygulama biçimlerini niyet ve arayışlarını ele alacağız. Boal'in Gölge(Görünmez) Tiyatrosu ve Forum Tiyatrosu üzerine uygulamalarla atölye çalışmamızı katılımlı olarak sürdüreceğiz.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Toplumsal ve ekonomik açıdan çürümeye yüz tutmuş bir sınır kasabasına tren seferlerinin iptal edildiği gün gelen iki kaçak mülteci, ülkelerindeki savaştan kaçarken ekonomik sorunların yerli halk üzerinde yarattığı gerilimin kurbanlarına dönüşürler.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Genç yaşta dul kalmış ve bir daha evlenmemeye yemin etmiş Bayan Popov’un evine davetsiz bir alacaklı gelir. Kadının kocasından kalan borcunu istemektedir. Ancak beklenmedik bir şekilde birbirlerinden etkilenmişlerdir. Diğer kısa oyundaysa birbirleriyle geçinemeyen Çubukof ve Lomof aileleri içinde bir kız isteme durumu yaşanır. Bu iki kısa komedide, Moskova Sanat Tiyatrosundaki Çehov Stanislavski ve Olga’nın provasına davetliyiz.
TÜRKÇE   2D
Film, Kore Savaşı'nda yaşanan gerçek ve çok dramatik bir hikayeyi beyazperdeye taşıyacak. 1950 yılında savaşta yer alan Süleyman Astsubay savaş meydanında küçük bir kız bulur. 5 yaşındaki bu Koreli kız yetimdir ve nereye gideceğini bilmemektedir. Astsubay kızı yanına alır ve Ayla ismini verir. Birliğin neşesi haline gelen Ayla ile astsubay kısa sürede baba-kız gibi olurlar. Ancak 15 ay sonunda birliğin Türkiye'ye geri dönme kararı çıkar. Ayla'yı bırakıp dönmek istemeyen Süleyman Astsubay her yolu denese de Kore kanunlarını aşamaz. Küçük kızı geride bırakmak zorunda kalan Süleyman ve yetimlere uygulanan sisteme dahil olarak yetimhaneye verilecek olan Ayla son vedalarında tekrar bir araya gelmeye söz verirler. Yıllar ikiliyi yeniden buluşturacak mıdır?...
Yönetmen koltuğunda reklam filmleriyle dikkat çeken Can Ulkay'ın oturduğu dram filmi Ayla'nın senaryosunda ise Sınav, Uzun Hikaye, Kavak Yelleri, Doludizgin Yıllar'ın da senaristliğini yapmış Yiğit Güralp'in imzası var. Başrollerini Çetin Tekindor, Taner Birsel, İsmail Hacıoğlu ve Ali Atay'ın paylaştığı filmin kadrosunda Duygu Yetiş, Büşra Develi, Erkan Petekkaya, Esra Dermancıoğlu, Deniz Seviyesi filmindeki performansı ile Milano Uluslararası Film Festivali’nden ‘En İyi Kadın Oyuncu’ ödülünü alan oyuncu Damla Sönmez, Altan Erkekli, Sinem Öztürk Uslu gibi önemli oyuncular yer alıyor. Filmin müziklerini ise Fahir Atakoğlu üstleniyor.
"Babamın Toprakları
Kadıköy Theatron Prodüksiyon

Günlerden bir gün, köylerden birinde garip bir adam peyda olur. Saçı sakalı ağarmış, kim olduğu belirsiz, Düşkün adı verilen bu kişi; Benav'a hiç duymadığı bir bilmece sorar. Üstüne üstlük bir de tehdit eder onu: Eğer Benav cevabı bulamazsa bütün köye ""kefkefe"" illetini getireceğini söyler. Huzursuzluk ve merak içinde cevabı aramaya koyulan Benav, bilmeceyle beraber tüm hayatını yeniden keşfedecektir.

""...Ben tabii kırdım kafayı. Gece gündüz bilmeceyi düşünüyorum. Babama gittim. 'Baba,' dedim, 'senin bana sormadığın başka bilmece kaldı mı?' Bi huzursuz oldu. 'Ne bilmecesi lan,' dedi, 'nereden çıktı şimdi?'...""

Yazan/Yöneten: Leyla Yazıcı
Oynayan: Beste Tunçay
Hareket Düzeni: Salih Usta
Işık Tasarımı: Cansu Kahvecioğlu
Aksesuar: Mahir Dinçer
Kostüm/Dekor: Senem Ener
Afiş/Görsel Tasarım: Murat Mahmutyazıcıoğlu

Teşekkürler: Şamil Yılmaz, Behiç Cem Kola, Uğur Açıkgöz, Sezen Keser, Oğuz Arıcı, Ezgi Gizem Tanrıöver, Memarin Siyazin, Elif Kutlu, Gizem Köse, Onur Can, Elif Özsüt, Adem Mülâzim

Süre: 75 dakika

facebook.com/kadikoytheatron
twitter.com/KadikoyTheatron
instagram.com/kadikoytheatron
instagram.com/babamin_topraklari"
TÜRKÇE   NORMAL
1954 yılında yazılan oyun, belirsiz bir zamanda Babil’de geçer. Babil devletinin kralları Nebukadnezar ve Nemrut, taht için sürekli mücadele etmektedir. Bu mücadelede tahta oturan kral, oturamayan ise diğerinin ayak taburesi olmaktadır. Bütün dünyayı fetheden Nebukadnezar, dilenciliği yasaklar. Bütün dilenciler devlet hizmetine girmiş, yalnızca Akki adındaki bir dilenci bunu reddetmiştir…
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
İki kardeş; Prenses Barbie ve Prenses Samantha artık sorumluluk alacak yaşa gelmiştir.. Kıral iki kızından hangisini tahtın varisi yapacağına karar verememektedir. Samantha çok hırslı ve atılgan Barbie ise iyi yürekli ve yardımsever biridir..

Kral karar vermesine yardımcı olması için kendisinin de hocası olan emektar Robert'dan yardım ister.
Bu arada komşu ülkenin varisi Prens William misafir olarak gelir. Amacı kraliçesini seçmektir.

Robert, Prenses okulunda eğitim vereceği prenseslerle özel olarak ilgilenir. Tahta geçmeyi kafasına koyan Samantha neler yapacak, umutsuzluğa düşen Barbie'ye Barbişim diyen Soytarı O'na nasıl moral verecek..

Tahtın varisi kim olacak ve Prens William kimi seçecek?
Heyecan ve komedi sizi bekliyor..
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Sinir bozucu olmaktan muzdarip Ethan Steckler, terapist Dr. Anita Wells’den randevu alır. Kendi tabiriyle, sinir bozucu olmayı sanat haline getirmiş Ethan diğer hastalara hiç benzememektedir. Seans Ethan’ın sanatını kusursuzca uygulamasıyla biter. Sırada Dr. Wells’in kocası, terapist Dr. Gates vardır. Zira Ethan, karı koca terapistler için mücadele alanı haline gelmiştir. Kazanan kim olacaktır?
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Dostoyevski romanında, kıskançlığın kökeninde insan içgüdülerinden yola çıkarak, sosyal yaşantısına nasıl işlediğini, bunun bir duygu değil bir psikoz olduğunu, trajikomik bir üslupla bize anlatıyor. İlk kez sahneye bir oyun olarak uyarlanan bu öykü bizlere, kadın-erkek ilişkilerinde kıskançlığın birinci halkada bir sorun olup olmadığını sorgulatıyor ve bizleri Ahlak nedir?, Ahlaklı olmak nedir? sorunsalı üzerine tekrar düşünmeye davet ediyor. Şimdi düşünme sırası bizlerde…
TÜRKÇE   NORMAL
30’lu yaşların sonunda ki Erkek, bir lise mezunları toplantısında karısının lise aşkı ile kaçıp kendisini terk etmesi üzerine ağır bir depresyona girer ve hayatı yaşamayı bırakır. Bundan sonra Erkek için hayat sadece karısının mektupları ve hatıralarından ibarettir.

Erkek, karısını takip ettiği bir seyahat dönüşü, bavullarının karışması sonucu Kadın ile tanışır. Kadının bavulunu ona teslim etmek ve kendi bavulunu Kadından alabilmek için Kadının evine gider. Kadın bir yayın evinde editördür. Erkek yeni aldatılmış ve terk edilmiş, Kadın ise bağlanma sorunu olan bir editör olunca çok geçmeden ikisi arasında bir bağ oluşur. Dost olmak ve âşık olmak arasında gelgitler yaşamaktadırlar. Sahne aralarında çıkan Psikiyatr yardımı ile işler daha da karmaşık ve saçma bir hal alır. Durum böyle olunca Kadın – Erkek komedyası sahnede ki yerini alır.



Oyun içinde kullanılan şarkılarda verdikleri desteklerden dolayı "MODEL" grubuna, söz ve müziğiyle CAN TEMİZ'e ve sesiyle şarkılara değer kattığı için FATMA TURGUT'a çok teşekkür ederiz.
ORİJİNAL   DANS TİYATROSU
ORİJİNAL   NORMAL
"Divê wateyeke zayina min ya li ber mehderê hebe. Zû ji dayik bûme, lez bilez derketime. Dayika min bila ji bo xwedê ez keç da me bide girî an ji bo ez li mehderê welidî me? Berîya navê min li ber guhê min bipispîsînin, gotine: ""tu ê bêcihûwar bî, tu li ber mehderê welidî ji ber ku"".
...17-18-19
ji bo em çi bibihîzin destûr tê dayin. Ji bo em çi bibihîzin şiyandar in. Ji bo em çi bibihîzin bi hewes in. Bêdengî pêkan e? Ne bihîstina bêdengiyê?
Zimanê herî herikbar tê axivîn zimanê bêdengiyê ye?
hevokên herî di ewlehiyê de gava xwe li paldankan vezelandine
Gelo ya tu diafirine bêdengiyeke bêserûber e?
...17-18-19
Çi zimanekî xweş, peyvên wê gelek in lê nayê zimên.
...20-21
Sabûn
...22-23-24
...Qet ji gemarê heznekir lê...
...29-30-31
Ji bo kef bide divê xwe nêzîk kiriba.
...37-38-39
Me destên xwe bişûşta me ê zanibûya kîjan gemara kê ye?
40-40-40-40
LAL

1.2.3.4.5...
Eşikte doğuşumun bir anlamı olmalı. Erken doğmuşum, çıkıvermişim birden. Annem kız doğdum diye mi ağlasın, eşikte doğdum diye mi? Kulağıma adımı fısıldamadan önce “Yersiz yurtsuz olacaksın, eşikte doğdun çünkü.” demişler.
...17-18-19...
Neyi duymaya iznimiz var?Neyi duymaya muktediriz?Neyi duymaya hevesliyiz?
Sessizlik mümkün mü?Sessizliği duymamak?
En akıcı konuşulan dil sessizliğin dili mi?
En korunaklı cümlelerin oturduğu koltuğa yayılmışken
Aslında bol keseden sessizlik mi ürettiğin?
...17-18-19...
Ne güzel dil, kelimesi bol ama dile gelmiyor...
...20-21...
Sabun...
...22-23-24...
...kiri hiç sevmedi ama...
29-30-31...köpürmek için yanaşması gerekiyordu.
...37-38-39...
Yıkasak ellerimizi, seçebilir miyiz hangisi kimin kiri?

40-40-40-40
DİLSİZ/
Yazan: Derya Mori Uygurlar
Yöneten: Derya Günaydın
Kostüm-Dekor: Elif Arman
Işık: Mahir Dinçer
Fotoğraf: Muharrem Yılmazkaya
Video: Delal Örs
Afiş: Aziz vicdan
Oyuncular: Ezgi Keskin, Derya Mori Uygurlar"
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Düşsellik ile gerçekliğin iç içe
geçtiği bu oyunda, aynı zamanda; sömürgeciliğe karşı mücadeleye olan inanç ve bağlılık, yurtsever sorumluluk, mücadele arkadaşlığı, toplumsal fedakârlık gibi konular Nazım’ın dizeleri ile sahneye taşınıyor.

Nazım Hikmet, romanına ilişkin verdiği bir ropörtajda, eserinin tezinin sömürgeciliğe ve Gandiciliğe karşı olduğunu söylerken, “bir devrimcinin hangi şartlar içinde kendini öldürmeye hak kazandığını” da anlattığını ifade ediyor.

Nazım Hikmet’in yaşadığı dönemler için, öz ve biçim bakımından devrim niteliğinde sayılabilecek manzum romanın bu yenilikçi yapısı, sahne üzerinde de birçok yenilikçi teatral uygulamalara kaynaklık ediyor.
“Benerci Kendini Niçin Öldürdü?” adlı eser, Hindistan’daki sömürge karşıtı mücadele içinde yer alan Benerci adındaki yurtsever bir gencin yaşadığı olaylar üzerinden sömürgeciliği ve ona karşı mücadeleyi ele alıyor.

Düşsellik ile gerçekliğin iç içe geçtiği bu oyunda, aynı zamanda; sömürgeciliğe karşı mücadeleye olan inanç ve bağlılık, yurtsever sorumluluk, mücadele arkadaşlığı, toplumsal fedakârlık gibi konular Nazım’ın dizeleri ile sahneye taşınıyor.

Nazım Hikmet, romanına ilişkin verdiği bir ropörtajda, eserinin tezinin sömürgeciliğe ve Gandiciliğe karşı olduğunu söylerken, “bir devrimcinin hangi şartlar içinde kendini öldürmeye hak kazandığını” da anlattığını ifade ediyor.

Nazım Hikmet’in yaşadığı dönemler için, öz ve biçim bakımından devrim niteliğinde sayılabilecek manzum romanın bu yenilikçi yapısı, sahne üzerinde de birçok yenilikçi teatral uygulamalara kaynaklık ediyor.
TÜRKÇE   NORMAL
Mahallenizden başka bir esnaf ta olabilir, bakkal, terzi, kasap .. Dükkanın önünde kocaman bir camı olsun yeter. Haa bir de çakı yada bıçak gibi bişey, sonra o mahallenin top oynayan çocukları olmalı, komşuları, arkadaşları, hani "bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim" deyip de söyleyemediğiniz cinsten.. Pavyonla hocanın yan yana olduğu bir mahalle düşünmeyin çünkü bu oyundan başka bir yerde yok ! Ne olduysa ondan sonra oldu, hapisten yeni çıkmış, çok adam öldürmüş, mafyaymış diyorlar .. Neyse.. Zeki Müren'den Orhan Gencebay'a , sanat müziğinden arabeske şarkıların çınladığı, Yeşim'in o cümleyi tamamlamayıp "Tanrım nerden sevdim, nerden düştüm bu belaya" diye haykırdığı bol aksiyonlu, trajikomik bir hikaye.. 75 dk. kendinizi çok da öyle kasmayın, gülün.. sonra düşünmek için bolca zamanınız olacak.. Berbere iki çay.. iyi seyirler...
"
OYUN ÖZETİ:

""FIAT""ın patronu Agnelli Kızıl Tugay tarafından kaçırılır. Kızıl Tugay militanlarının kullandığı arabanın kaza yapması sonucu Agnelli, olay yerinde tesadüfen bulunan ""FIAT""ın teknisyenlerinden Antonio tarafından kurtarılır. Ancak Antonio tanınmayacak haldeki ağır yaralı Agnelli'nin üzerinde kendi kimliğini unutur.
Doktorların yaptığı bir dizi estetik ameliyatla Angelli hayata dönerken, cebindeki kimliğin sahibi Antonio'nun da yüzünü alır. Artık ülkenin en önde gelen işadamlarından birinin suratında bir işçinin yüzü vardır. Üstüne üstlük Angelli'nin artık bir karısı ve sevgilisi de olmuştur bu yeni yüzü ve kimliği sayesinde!

NOT;
1978 yılında İtalya'da Kızıl Tugaylar, Hristiyan Demokrat politikacı Aldo Moro'yu kaçırır. Merkez sağın ve Hristiyan Demokrat Parti'nin en etkin kişilerinden birinin yaşamına karşılık istenen, siyasi tutukluların serbest bırakılmasıdır.
Hükümet; araya Moro'nun ailesi, arkadaşları ve Papa VI. Paul'ün girmesine rağmen pazarlığı kabul etmez. (Hatta Papa Moro'ya karşılık kendisinin rehin alınmasını talep eder.) Kaçırılmadan 55 gün sonra görüşmelerden sonuç alınamaması nedeniyle Moro'nun cesedi bir parkta bulunur.
Dario Fo, eserinde bu konuyu ele alır, ama bir farkla: Kaçırılan Aldo Moro değil, Fiat'ın başkanıdır.
Sermaye-Devlet-Halk üçgenindeki ilişkilerin sorgulanması. Kaçırılan bir siyasi değil de bir sanayici olursa acaba devlet bu kez ne yapardı?
"
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
DİREKLERARASI SEYİRCİLERİ EN İYİ ÇOCUK YAPIM ÖDÜLÜ

Bilge Aşçı’nın mutfağında yemek de pişer müzik de. Bilge Aşçı’nın mutfağından geçen bütün çocuklar sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanır ve sağlık elçisi olarak ilan edilirler. Bu mutfakta ki bütün yiyecekler gerçek Anadolu tohumları İle yetiştirilir. Bütün yumurtalar özgürce gezen tavukların yumurtalarıdır :) Bilge Aşçı’nın mutfağında oyun oynamak, hayal kurmak ve hayalleri özgürce deneyimlemek serbesttir. Bu oyun oynama hali ile çocuklar eğlenirken öğrenmeyi, öğrenirken üretmeyi ve üretirken de doğa ile uyum İçinde yaşamanın insanı nasıl da mutlu edebileceğini kendi benliklerine ait becerileri keşfederek öğrenirler. Bu mutfaktan ve bahçesinden yayılan hoş Kokular Sevgi, Dostluk ve Barış Kokuları İle Birleşir...
Unutmayın, Her Çocuk Özeldir...
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"Oyunun Künyesi
Yazım / Yönetim / Sahne Tasarımı: Ümit Denizer, Turgut Denizer Oynayan: Oğuz Tunç Ses ve Işık Tasarımı: Ümit Eşitmez Süre: Tek perde, 70 dakika
***
Oyunun Özeti
Amerika’daki Princeton Üniversitesi bahçesi gibi düzenlenen sahneye Einstein bisikletle gelir. 66 yaşındaki halindedir. Seyirciyi dostları kabul ederek, samimi bir tavırla özel hayatını anlatmaya başlar. Meşhur “İzafiyet Teorisi”ni herkesin anlayacağı netlikte açıklar…
***
Oyunun Yaratıcıları Hakkında Bilgi
Albert Einstein rolündeki Oğuz Tunç: Devlet Konservatuarı mezunu, Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısıdır. Ayrıca “Hayallerim, Aşkım ve Sen”, “Bitmeyen Sevda” ve “Raziye” gibi başarılı filmlerin unutulmaz oyuncusudur.
Oyunun yazımı, yönetimi ve sahne tasarımında imzaları olan: Ümit Denizer ile Turgut Denizer ise, kurdukları AÇOK grubunda seçkin ödüllere layık görülmüş tiyatro gönüllüleridirler:
“Ferhad ile Şirin”: İlk İsmet Küntay Ödülü (1975) AÇOK “Keloğlan”: Yılın Oyunu ödülü (Tiyatro’76) AÇOK “Perdeci”: Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Ödülü (1992) AÇOK “Adalet, Sizsiniz”: Cevdet Kudret, Sadri Alışık, Direklerarası Seyircileri, Lions Club ve İsmet Küntay Ödülleri… (2012) PERDECİ OYUNCULARI

"
TÜRKÇE   NORMAL
Birol Güven bu kez İlişkiler ve evliliklerde yaşanan bildik sorunların yanı sıra geleneksel anlayış ile modern düşüncenin zıtlığını mizahi bir bakış açısıyla Binde Bir Gece Diyalogları oyunu ile anlatıyor.

Oyuncu Kadrosu:

HAKAN MERİÇLİLER, BEGÜM KÜTÜK, HİLMİ ÖZÇELİK, GAMZE UÇAR, ENGİN DEMİRCİOĞLU, ECE MAĞAT, SELİN ALTINTAŞ, BURCU GÖREK, MUSA ÖNEY.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Uyarlayan ve Yöneten: Haluk Yüce
Oynayanlar-Kukla Oynatımı: Haluk Yüce – Marina Yüce

‘Samuel Beckett’in oyunlarını uyumsuz (absurd) tiyatronun birer örneği olarak kabul etmek kaçınılmaz ama sizce tiyatro için yazılmış hangi oyun metninde uyumdan söz etmek mümkün ki? Burada uyum sözcüğünü dünyanın dayatmaları , değerleri karşısında bir denge tutturma çabası olarak algılamak yanlış olacaktır. Söz konusu uyumda , dünyayı karşısına alan bireyin anlam ve varlık sorgulamasıyla kendi tarifini bir kez daha gözden geçirme amacından söz edilebilir yalnızca.
Varlık hiçlik, eylem eylemsizlik, şimdi sonsuz ve anlam saçmalık…. Bireyin uzak durduğunu düşündüğü , ancak gerek günlük yaşamda gerek bilinçaltında kendisini bir an olsun rahat bırakmayan ikilemler…
Haluk Yüce’nin etkileyici yorumunda, oyunun aslını okuyanlar küçük yorum değişiklikleri bulacaklar. Bu da oyuncu olarak onun az önceki temel sorulara aradığı yanıtların sonuçlarıyla ilgili bir ayrıcalık belki de. Finalde ne oyuncu, ne de kukla sahneyi terk etmiyorlar bu yüzden. Çünkü dünyanın bu en eski, en sessiz ama en vahşi kavgası her zaman, her yerde devam edecek.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
OYUNUN AMACI: ‘’Turunç’un Bahçesi’’ isimli oyunumuz; çocukların özgüven kazanmaları, yeteneklerini keşfedebilmeleri ve üretebiliyor
olmaları üzerine tasarlanmıştır. Oyun her çocuğun eşsiz birer yetenek olduğunu anlatırken, dostluk, dürüstlük, hayal kurma temalarını işler. Gerçek olanla hayal olanı ayırmanın üstünde durur. Çocukların günümüzde çok sık rastlanan ‘’can sıkıntısı’’ problemini ‘’oyun oynamaya ‘’üretime’’ dönüştürmenin yollarını gösterirken çocukları kendi potansiyeline merak duymaya teşvik eder.

OYUNUN KONUSU: Öz güven, yetenek ve dostluk.

OYUNUN ÖZETİ: Kardeş olan Toprak’la İnci’nin evlerinde canları sıkılmaktadır. İnci ve sınıf arkadaşı olan Efe’nin masal yazma ödevini hep birlikte yapmaya karar verirler. Kukla kursuna giden Toprak’ın konuyla ilgili harika bir fikri vardır. Toprak kuklalarını çıkarınca işler daha heyecanlı, eğlenceli bir hale dönüşür ve birden kendi yazdıkları masalın içinde bulurlar kendilerini.
TÜRKÇE   NORMAL
Rus edebiyatının en büyük yazarlarından Nikolay Vasilyeviç Gogol, içinde bulunduğu dönemin iktidar mücadelelerinin ve siyasal düşüncesinin toplumsal yansımalarını anlattığı eserlerinin en önemlilerinden Bir Delinin Hatıra Defteri ‘nde, tırmanması imkansız toplumsal sınıflar altında ezilen ve çıkış yolunu delirmekte bulan alt kademe memur Poprişçin’in hikayesini anlatıyor.
Süpervizör: İvan Zielinski

İstanbul Tiyatro Topluluğundan dünyaca ünlü yazar Nikolay GOGOLun büyük eseri
Bir Delinin Hatıra Defteri, farklı bir yorumla 11 Hastalık. Komedisi yükseltilmiş
bir versiyon. Sıradan bir adamın hiç de sıradan olmayan bir şekilde her 10 dk da bir
farklılaşan ruh halinde 11 hastalığını farketmeden psikolojisinin değişimi..
Bu adamın delirme evrelerini Ankara turnesinde izlemeye hazır mısınız..Oyun 5. yılında İstanbul,Ankara,Eskişehir,Bursa turnelerinde seyirciyle buluşmaktadır.

Oyun başladıktan sonra içeri alım yapılmamaktadır.
İndirimli bilet öğrenci,emekli ve 60 yaş üstü için geçerlidir.

Ankara turnesinde sahne, Yenimahalle metro istasyonu yakınındadır.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
(Canlı Müzik Eşliğinde Çocuklar İçin Kukla Tiyatrosu)
Oyunun Konusu: Doğa ve sevgi.
Oyunun Özeti: Pantomim Sanatçısı, okuduğu bir masal kitabından çok etkilenir ve kitabın anlattığı masalı çocuklarla paylaşmayı o kadar çok ister ki; bu isteğin saflığı ve güzelliğiyle kitap yaşamaya başlar. Kitabın içinden bir anda kelebekler, arılar, çiçekler, müzisyenler, anlatıcılar ve kuklalar çıkar. Masal da doğa gibi canlanıverir. Anlatıcılar masalı anlatmaya, kuklacılar kitaptaki karakterlerin kuklalarını oynatmaya, müzisyenlerse kitabın müziğini çalmaya başlarlar ve bir doğa masalı başlar.
Masalda Bilge Dede ile Tarçın’ın öyküsü anlatılmaktadır. Annesi ve babası iş seyahatine giden Tarçın yaz tatilinde çocuklar için açılmış olan sanat okuluna başlayacaktır; bunun için de anne ve babası onu ormanda yaşayan dedesinin yanına götürmüşlerdir. Ormanda harika kıpır kıpır şenlikli bir yaz başlamıştır; fakat Tarçın annesi ile babasından ilk defa ayrı kaldığı için üzgündür. İçine dönmüş ve hırçınlaşmıştır. Yeni okuluna, arkadaşlarına ve orman yaşantısına alışmakta güçlük çekmektedir. Fakat dedesinin sevgisi, doğanın gücü ve beklenmedik yaşananlar Tarçın’ı çok değiştirecektir.
Oyunun Amacı: ‘’Doğa’’nın ve ‘’Sevgi’’nin dönüştürücü gücünü çocuklara anlatmayı amaçlayan oyunumuzda sevebilen bir neslin yetişmesine katkıda bulunmayı hedefledik. Bu sebeple de oyunumuz, çocuklara doğayı ve insan doğasını anlatır; bununla birlikte her çocuğun eşsiz ve değerli olduğunun üstünde durur. Oyunumuz çocukların, doğayı ve kendi doğalarını tanımaları, koruyabilmeleri için teşvik edicidir.
Oyunumuzda; çocukların birlikte üretebiliyor ve hayal kurabiliyor olmayı deneyimleyebilmeleri açısından bazı sahnelerde oyuna katılımları sağlanmaktadır.
TÜRKÇE   NORMAL
New York- Central Park’ta kaderin ya da tesadüflerin bir araya getirdiği iki kişinin hikayesi. Ailesi ve işine bağlı, toplumun değer yargılarıyla hayatını şekillendiren Peter ve marjinal tavırlar sergileyerek toplum içinde aykırı bir kişiliğe sahip olan Jerry. Kim av, kim avcı belli olmayan tuhaf bir hikâye…
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"1946 yılında, Hollandalıların, Endonezya’yı işgal ettiği günler… Hollandalı bir fabrika işçisi olan “Keller”, Endonezya Kurtuluş Hareketini desteklemektedir. Örgütten aldığı talimat gereği, çalıştığı fabrikaya bir bomba yerleştirecek ve
patlatacaktır. Keller, bombayı yerleştirir fakat son anda, çok sayıda işçinin yaşamını yitireceği düşüncesiyle bombayı
patlatmaktan vazgeçer ve bu esnada yakalanır. Keller,işgalci Hollanda Mahkemesi tarafından yargılanacaktır.
Ancak, bombayı yerinde ve zamanında patlatmadığı için, Kurtuluş Örgütü de Keller’ı yargılamaktadır. Seyirci, oyunu izlerken,
şu sorularla karşı karşıya kalacaktır. Kim haklıdır? Amaca hizmet eden her eylem meşru mudur?"
ORİJİNAL   MÜZİKAL KOMEDİ
Cleveland Grand Opera Topluluğu, Verdinin 'Otello' operasını sahneleyecektir. Tiyatronun yöneticisi Henry Saunders, daha fazla izleyici çekebilmek amacıyla ünlü tenor Tito Merelli ile anlaşmış, oldukça yüksek fiyattan tüm biletler satılmış, temsil ve sonrasında otelde yapılacak kokteyl için tüm hazırlıklar tamamlanmıştır... Tito Merelli, o gün öğle saatlerinde başlayacak genel prova ve aynı akşam yapılacak prömiyer için büyük bir heyecanla beklemektedir. Bu temsil, ünlü tenorun Amerika'daki ilk temsili olacaktır. Saunders'in kızı Maggie ile yardımcısı ve topluluğun her işine bakan Max, bu bekleyişi, büyük bir otelin Tito Merelli için ayrılan lüks odasında sürdürmektedirler. Az sonra Saunders da odaya gelir. Tito geç kalmış, endişeler başlamıştır. Çalan telefon operada çıkan sorunlardan ilkinin habercisidir... Otel odasındaki gerginlik iyiden iyiye arttığında bu kez telefon iyi bir haber için çalar. Tito Merelli otele gelmiştir. Ancak, yalnız geleceği sanılan ünlü tenor, eşi Maria ve bir dizi sürprizi de beraberinde getirmiştir. Saunders ve Max'in her şeyi yoluna koyma çabalarına karşılık, Saunders'in kızı Maggie, Cleveland Grand Opera'nın sopranosu Diana, Opera Derneği Başkanı Julia ve otelin Bellboy'unun sürprizlerinin de katkısıyla ortalık iyiden iyiye karışır. Aşk, dostluk, zaaf, çıkar ilişkileri, kıskançlıklar ve yanlış anlamaların tempolu koşuşturmasında komik olaylar hızla birbirini izlemeye başlar...

SOLİSTLER;
MAX K.OKAN BAŞEL
MAGGIE MİNE KURTOĞLU , OLÇA BORA
SAUNDERS TAMER AYKUT
TITO A.OĞUZ SIRMALI
MARIA ASLIHAN YILDIRIM
JULIA S.KIRGIZ DENEME
DIANA FİLİZ KIRATLI
BELLBOY UMUT KOSMAN , EMRE ULUOCAK
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Sigorta şirketi sahibi mösyö Chondebise'e bir aşk mektubu gelir. Evli olan Chondebise , Mimoza Pansiyonunda buluşma talebi olan bu isimsiz mektubun, kendisine gelmediğini ve isimlerin karıştığını düşünerek , genel sekreteri Mösyö Fournel’i randevuya gönderme kararı alır. İşte böylece olaylar birbirine girer ve içinden çıkılmaz tesadüflerle dolu komik durumlar başlar.
Filmde birbirinden uzak gibi görünen ama iç içe geçmiş hayatların, akıl almaz rastlantılarla bir araya gelişinin yarattığı maceralar konu ediliyor. Yönetmen ve senarsitliğini Mehmet Kütük'ün üstlendiği yapımın oyuncu kadrosunda ise Savaş Özkul, Bahar Dokur, Oğuzcan Ulu, Sungur Topuz yer alıyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
" “Masallar çocuklar içindir. İmparatorluk nöbetçileri için değil!”
Bana her şeyden uzaklaşıp ormanda yaşamak istemeyeceğini söyle o zaman!
1648, Agra. Dillere destan hikayesi ve eşsiz mimarisiyle dünyanın yedi harikasından biri olmuş, aşkın ve cennetin tasviri görkemli yapı Tac Mahal'in doğumuna saatler var. Günün ilk ışıklarında görülmeyi beklemekte. Meraklı gözlerden uzak tutulması için on altı yıl bir duvarın arkasına gizlenmiş, kimsenin neye benzediğini bilmediği bir güzellik. O duvarın önündeyse uçanperonlar, taşınabilir delikler ve kuş sürüleri var.
Bir de Hümayun ve Babür.
Oyun temelinde güzellik kavramını tartışırken inanç ve kanunların onu nasıl yok edebileceğini inceliyor. Kurallar ve özgürlük arasına sıkışmış bizleri yeni bir masala çağırıyor.
ilk gösterim
16.10.2017
oyunyazan
Rajiv Joseph
çeviren-yöneten
Sami Berat Marçalı
yrd. yönetmen
Seda Türkmen
dramaturg
Dilek Tora
dekor-kostüm tasarımı
Marta Montevecchi
ışık tasarımı
Alev Topal
orijinal müzik-ses tasarımı
Ersin Ersavaş
illüstrasyon
Dilan Sarıoğlu
fotoğraf-teaser
Çağla Çağlar
oynayanlar
Kaya Akkaya
Murat Eken
süre
80'
ödüller
*Obie Ödülü - Oyunyazan - Rajiv Joseph
*Lucille Lortel Ödülü - Oyunyazan - Rajiv Joseph
"
ORİJİNAL   ÇOCUK MÜZİKALİ
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Yıllarca değirmene un taşıyıp sahibine yardımcı olan bir eşek varmış. Yaşlandığı için kovulmuş. Eşek işe yaramayacağı için çok üzülse de bir hayalini gerçekleştirebileceğini fark edip yollara düşmüş.

Uzun yolculuğu sırasında, kendi gibi yaşlandığı için kovulan hayvanlarla tanışmış köpek, kedi, horoz onlara hayalini anlatmış. Bu hayali birlikte gerçekleştirmek için yola koyulmuşlar.

Çok yorulup acıkan dört kafadar tepenin ardında ışığı yanan bir ev görmüşler. Eve yaklaştıklarında konuşmalardan evde yaşayanların iyi adamlar olmadığını fark etmişler Dört kafadar el ele verip yeni planlar yapmışlar.
Tiyatro Mie’nin 26 yıllık tecrübesi ile çocuklara unutamayacağı bir oyun sunuyoruz..
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Eşek Kara Dudak, Köpek Kopi, Kedi Gümüş ve Horoz koca İbik, yaşlanmışlar ve artık eskisi gibi hizmet edememektedirler. Sahipleri ise onlara sürekli kızar. Zavallı hayvanlar, sahiplerinden uzaklara kaçar ve yolculukta birbirleriyle karşılaşıp Kara Dudak’ın hırsız sahibinin yanlışlıkla çaldığı müzik aletlerini kullanarak müzik yapmaya başlarlar. Yeteneklerini keşfeden yeni arkadaşlar, bir sokak festivali yapılacağını duydukları Bremen’e yola koyulurlar…Grimm Kardeşlerinin bu dünyaca ünlü öyküsünden uyarlanan oyun, Tiyatro Tempo yorumuyla seyircinin karşısında!
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
İşgal yıllarının İstanbul'unda hiç ummadığı bir şekilde işgal orduları kumandanı Amiral Colthart'ın emir subayı olmak zorunda kalan Yüzbaşı Süha... Çıkardıkları mizah dergisinde Amiral' in kafasını balkabağı olarak çizdikleri için gazeteleri kapatılan Süha'nın kardeşi Kemal ve onun arkadaşı Falih... Süha Milli Mücadele'nin, Kemal ve Falih de gazetelerinin derdindeyken Amiral'in yeğeninin aniden İstanbul'a gelişi... Birbiriyle kesişen planlar ve karışan durumlar... Anadolu savaş acısıyla yanarken, İstanbul'da işgalcilerle mücadele eden bir avuç insan... "Bu da Geçer ya Hu" işgal acısı çeken İstanbul'un, her ne pahasına olursa olsun mücadele eden insanlarını anlatıyor… Savaşın tozu dumanı, işgalin hüznü içinde gülümseten bir kesit sunuyor….
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
"KONUSU:
Çalıştığı sirkte işlerin kötü gitmesiyle palyaço burnu sirk müdürü tarafından alınıp işinden kovulan ve burnunu aramaya koyulan palyaçonun eğlenceli hikayesi."
TÜRKÇE   NORMAL
Tiyatro Tobav sezon sonunda hazırlanarak sahneye taşıdığı "Can Kırıkları" ile kadınların toplum içinde yaşadıkları ötekileştirme, cinsiyetçi tepkilere bir direniş sergiliyor. Kadınların sorunlarına bir bakış atan oyun, seyirciye sert ve acımasızca bir ayna tutuyor.

Oyuncu Kadrosu:

Şebnem Gürsoy, İpek Çeken, Gaye Alacacı, Ferahnur Barut, S. Dolun Erdener
ORİJİNAL   OPERA , BALE
1. PERDE

Sevil'de Bir alan. Kışlanın önünde askerler kalabalığı izleyerek eğlenmektedir. Genç kız, subaylardan Morales'e yaklaşarak onbaşı Don Jose'yi aradığını söyler. Onun nöbetçi birlikle görevde olduğunu öğrenen genç kız, y,ne geleceğini belirterek uzaklaşır. Bu arada bando müziği eşliğinde yüzbaşı Zuniga ve onbaşı Don Jose komutasındaki nöbetçi birlik görevden döner. Morales, onbaşıya, güzel bir kızın onu aradığını bildirir. Don Jose, bunun köydeki güzel sevgilisi Micaela olduğunu hemen anlar. Zuniga, sigara fabrikasında çalışan bunca güzel kız varken Jose'nin sevgilisine olan sadakatine şaşmaktadır.

Fabrikada çalışan kızlar öğle tatiline çıkarlar. Bunların arasında güzelliği ve çekiciliği ile tüm erkeklerin ilgisini çeken Carmen de vardır. Carmen, aşktan söz eden şarkısı ile dans etmeye başlar. Uyandırdığı ilginin farkında, inatçı hayranlarını küçümseyerek reddetmekte, yalnız Don Jose ile ilgilenmektedir. Şarkısı bitince göğsünden çiçek koparıp onbaşıya atar ve işbaşı yapan arkadaşlarına katılarak fabrikaya döner. Don Jose şaşkın dururken, ona yaşlı annesinden haberler getiren Micaela gelir. Kızı sevinçle karşılayan Don Jose, görevi bitince hemen dönüp, uzun süredir arayamadığı annesine kendisini bağışlatacağını söyler. Micaela köye dönmek üzere uzaklaşır.

Sigara fabrikasından çığlıklar yükselir. Carmen bir kızla kavga etmiş ve onu bıçaklamıştır. Yüzbaşı Zuniga, Carmen'i sorguya çeker, olayın nedenini anlatmasını ister. Ama Carmen konuşmamakta kararlıdır. Zuniga, kızı tutuklamaya karar verir ve Don Jose'ye Carmen'i hapse götürmesini emreder. Özgürlüğüne kavuşabilmek içi tüm çekiciliğini kullanan Carmen, Don Jose'yi kandırmaya çalışır ve eğer kaçmasını sağlarsa onu Lillas Partia meyhanesinde bekleyeceğini döyler. Sonunda Don Jose, Carmen´in cazibesine dayanamayıp, kaçmasına göz yumar. Bunun üzerine Zuniga, onbaşıyı tutuklar.

2 .PERDE

Lillas Partia'nın meyhanesinde Çingeneler ve askerler eğlenmektedirler. Carmen, Don Jose'nin hapse atıldığını öğrenir. Bu sırada içereri giren ünlü boğa güreşçisi Escamillo, hayranları tarafından coşkuyla karşılanır. Boğa güreşlerinin sağladığı ödülden, kucak dolusu kadın aşkından söz eden aryasını söylerken, tüm ilgisini Carmen´e yöneltir. Ona adını sorar ve uzaklaşır.

Meyhaneye gelen Remendado ve Dancario, yeni kaçakçılık planı yapıp, sınırdaki gümrükçüleri oyalamaları için Frasquita, Mercedes ve Carmen'i aralarına almaya çalışmaktadırlar. Ancak Carmen, Sevgilisinin hemen dönebileceğini düşünerek onlara katılmayı reddeder. Uzaktan Don Jose'nin sesi duyulur. Carmen hemen onu karşılar, sevgilisi için dans eder, şarkı söyler. Kıza büsbütün bağlanan Don Jose, Carmen'e duyduğu büyük aşkı dile getirir. Carmen'e duyduğu büyük aşkı dile getirir. Carmen ona birlikte dağlara kaçmayı önerir. Bu sırada içeri giren Zuniga, Don Jose ile alay ederek çıkmasını emreder. Hakarete uğrayan Don Jose, Zuniga'ya saldırır. Remendado ve Dancario, araya girerek olayın büyümesini önler. Zuniga olanları ciddiye almaz ve Don Jose ile alay etmeyi sürdürür. Bunun üzerine Don Jose, Zuniga'yı tutklar; kaçakçılara katılmaktan başka şansı kalmamıştır artık.

3 .PERDE

Dağda, kaçakçılar şarkı söyleyerek ilerlemektedirler. Carmen, Don Jose'nin aşkından sıkılmaya başlamıştır. Fal bakarak vakit geçiren Frasquita ve Mercedes'e katılır. Onlara falda genç bir adam ve yaşlı bir zengin çıkmıştır. Carmen de fal bakmaya başlar. Ancak tüm kâğıtlarda ölüm görmektedir. Dancario gelerek boğazı nasıl geçecekleri konusunda bilgi verir. Hepsi uzaklaşırken Miceale belirir; olanlardan duyduğu üzüntüyü dile getirir, Tanrı'dan yardım diler. Bu sırada bir tüfek sesi duyulur. Aşağı vadide tırmanan adama ateş edilmiştir. Escamillo görünür, mermi şapkasını delip geçmiştir. Don Jose, Escamillo'nun sevgilisi Carmen'i aradığını öğrenince bıçağı çeker, ancak Carmen ve diğerleri araya girerek kavgaya engel olurlar. Escamillo herkesi Sevilla'daki boğa güreşine çağırarak gider, 'beni seven oraya gelir' diye de bağırır. Saklandığı yerde kaçakçı
ORİJİNAL   OPERA
Apayrı dünyanın insanları olan genç onbaşı Don Jose ile Çingene Kızı Carmen arasında Sevilla’da başlayan imkansız aşkı, ayrı anlayış ve yaşam tarzından doğan çatışmayı ve sonunda iki yaşamın da kana bulandığı bir öyküyü anlatıyor “Carmen”. Gerçekçilik akımının en önemli Opera eserlerinden biri olan “Carmen”, 1785’te Fransa’da yapılan dünya prömiyerinde konunun ve işleniş biçiminin, yerleşik opera ve ahlak anlayışına aykırı olması nedeniyle seyirciden büyük bir tepki almış ancak kısa bir zaman sonra bu tepki büyük sevgiye dönüşerek eser opera repertuvarında çok az görülen bir ilgiye ve muhteşem bir zafere kavuşmuştur. Toplumda farklılıkların uyumundan doğan zenginliğin, bireylerin birbirine üstünlük sağlama arzusu sonucu trajediye dönüşmesi vurgusuyla sahneye konan “Carmen” bu sezon yeniden seyircisiyle buluşuyor.
ORİJİNAL   OPERA
1. PERDE

Sevil'de Bir alan. Kışlanın önünde askerler kalabalığı izleyerek eğlenmektedir. Genç kız, subaylardan Morales'e yaklaşarak onbaşı Don Jose'yi aradığını söyler. Onun nöbetçi birlikle görevde olduğunu öğrenen genç kız, y,ne geleceğini belirterek uzaklaşır. Bu arada bando müziği eşliğinde yüzbaşı Zuniga ve onbaşı Don Jose komutasındaki nöbetçi birlik görevden döner. Morales, onbaşıya, güzel bir kızın onu aradığını bildirir. Don Jose, bunun köydeki güzel sevgilisi Micaela olduğunu hemen anlar. Zuniga, sigara fabrikasında çalışan bunca güzel kız varken Jose'nin sevgilisine olan sadakatine şaşmaktadır.

Fabrikada çalışan kızlar öğle tatiline çıkarlar. Bunların arasında güzelliği ve çekiciliği ile tüm erkeklerin ilgisini çeken Carmen de vardır. Carmen, aşktan söz eden şarkısı ile dans etmeye başlar. Uyandırdığı ilginin farkında, inatçı hayranlarını küçümseyerek reddetmekte, yalnız Don Jose ile ilgilenmektedir. Şarkısı bitince göğsünden çiçek koparıp onbaşıya atar ve işbaşı yapan arkadaşlarına katılarak fabrikaya döner. Don Jose şaşkın dururken, ona yaşlı annesinden haberler getiren Micaela gelir. Kızı sevinçle karşılayan Don Jose, görevi bitince hemen dönüp, uzun süredir arayamadığı annesine kendisini bağışlatacağını söyler. Micaela köye dönmek üzere uzaklaşır.

Sigara fabrikasından çığlıklar yükselir. Carmen bir kızla kavga etmiş ve onu bıçaklamıştır. Yüzbaşı Zuniga, Carmen'i sorguya çeker, olayın nedenini anlatmasını ister. Ama Carmen konuşmamakta kararlıdır. Zuniga, kızı tutuklamaya karar verir ve Don Jose'ye Carmen'i hapse götürmesini emreder. Özgürlüğüne kavuşabilmek içi tüm çekiciliğini kullanan Carmen, Don Jose'yi kandırmaya çalışır ve eğer kaçmasını sağlarsa onu Lillas Partia meyhanesinde bekleyeceğini döyler. Sonunda Don Jose, Carmen´in cazibesine dayanamayıp, kaçmasına göz yumar. Bunun üzerine Zuniga, onbaşıyı tutuklar.

2 .PERDE

Lillas Partia'nın meyhanesinde Çingeneler ve askerler eğlenmektedirler. Carmen, Don Jose'nin hapse atıldığını öğrenir. Bu sırada içereri giren ünlü boğa güreşçisi Escamillo, hayranları tarafından coşkuyla karşılanır. Boğa güreşlerinin sağladığı ödülden, kucak dolusu kadın aşkından söz eden aryasını söylerken, tüm ilgisini Carmen´e yöneltir. Ona adını sorar ve uzaklaşır.

Meyhaneye gelen Remendado ve Dancario, yeni kaçakçılık planı yapıp, sınırdaki gümrükçüleri oyalamaları için Frasquita, Mercedes ve Carmen'i aralarına almaya çalışmaktadırlar. Ancak Carmen, Sevgilisinin hemen dönebileceğini düşünerek onlara katılmayı reddeder. Uzaktan Don Jose'nin sesi duyulur. Carmen hemen onu karşılar, sevgilisi için dans eder, şarkı söyler. Kıza büsbütün bağlanan Don Jose, Carmen'e duyduğu büyük aşkı dile getirir. Carmen'e duyduğu büyük aşkı dile getirir. Carmen ona birlikte dağlara kaçmayı önerir. Bu sırada içeri giren Zuniga, Don Jose ile alay ederek çıkmasını emreder. Hakarete uğrayan Don Jose, Zuniga'ya saldırır. Remendado ve Dancario, araya girerek olayın büyümesini önler. Zuniga olanları ciddiye almaz ve Don Jose ile alay etmeyi sürdürür. Bunun üzerine Don Jose, Zuniga'yı tutklar; kaçakçılara katılmaktan başka şansı kalmamıştır artık.

3 .PERDE

Dağda, kaçakçılar şarkı söyleyerek ilerlemektedirler. Carmen, Don Jose'nin aşkından sıkılmaya başlamıştır. Fal bakarak vakit geçiren Frasquita ve Mercedes'e katılır. Onlara falda genç bir adam ve yaşlı bir zengin çıkmıştır. Carmen de fal bakmaya başlar. Ancak tüm kâğıtlarda ölüm görmektedir. Dancario gelerek boğazı nasıl geçecekleri konusunda bilgi verir. Hepsi uzaklaşırken Miceale belirir; olanlardan duyduğu üzüntüyü dile getirir, Tanrı'dan yardım diler. Bu sırada bir tüfek sesi duyulur. Aşağı vadide tırmanan adama ateş edilmiştir. Escamillo görünür, mermi şapkasını delip geçmiştir. Don Jose, Escamillo'nun sevgilisi Carmen'i aradığını öğrenince bıçağı çeker, ancak Carmen ve diğerleri araya girerek kavgaya engel olurlar. Escamillo herkesi Sevilla'daki boğa güreşine çağırarak gider, 'beni seven oraya gelir' diye de bağırır. Saklandığı yerde kaçakçı
ORİJİNAL   OPERA
"Story Telling"
ATÖLYE ÇALIŞMAMIZ 2 GÜN SÜRECEKTİR.
Atölye çalışması 12 kişi ile sınırlıdır, katılmak isteyenler 0(312) 419 83 98 bu numaradan kayıt yaptırmalıdır.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Uzun bir süredir yakalanamayan Cerrah kod adlı bir seri katil,tüm şehirde korku salmıştır.Polis teşkilatı tüm çabalarına rağmen Katili yakalayacak somut bir delile ulaşamaz.Bunun üzerine farklı bir yöntem denemeye karar verir ve bu iş için küçük bir ekip kurar.Bu ekip en üst düzey gizlilikle Cerrah ı yakalamak için çalışmalara başlar. Süre git gide kısalmaktadır ve Cerrahın yeni bir cinayet işlemesi an meselesidir.Tüm bu zamana karşı yarış içinde temposu ve gerilimi yüksek bir oyun sizleri bekliyor.
ORİJİNAL   BÜYÜK OYUNU
Chicago 1920'ler..Roxie büyük bir yıldız olma hayalleri kuran genç ve çekici bir kadındır. Ancak kocası Amos onun arzu ve ihtiraslarını karşılayamaz. Şöhrete giden yolda kullandığı bir adam tarafından aldatılan Roxie, cinayet işler. Gittiği hapisanede dönemin en iyi dansçısı Welma Kelly ile karşılaşır. İki kadın mahkumiyetten kurtulmak adına Chicago'nun en iyi avukatı Billy Flynn'ı tutmaya çalışırken, aralarında tutkulu ve dişi bir rekabet başlar.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"Oğuzhan Karadavut'un uyarlaması ve yönetmenliğini üstlenmesi neticesinde modernize edilmiş bir güldürüdür. Bu güldürü Fransız komedi yazarı Molière tarafından yazılmış 5 perdelik bir oyundur. İlk kez 1668 yılında Palais Royal'da oynamıştır.

Paris'in zengin ve cimri burjuvalarından Harpagon, kızı Elise ve oğlu Cléante'yi varlıklı kişilere vermeye niyetlidir. Halbuki Elise, babasının yardımcısı olan Valère'yi, Cléante ise maddi sıkıntılar çekmekte olan Mariane'yı sevmektedir. Çocuklarının niyetlerini bilmeyen Harpagon, onlar hakkında kurduğu planı anlatır. Ayrıca Mariane'yi kendisine ayarlaması için çöpçatan Frosine'i devreye sokar. Cléante, babasının niyetini öğrenince acele para bulmaya çalışır ve tefeciden para bulmaya çalışır. Harpagon ise sürekli çalınır korkusu ile yaşadığı altınlarını bir sandığın içinde bahçeye gömmüştür.

Harpagon planını uygulayabilmek için Mariane'yi yemeğe davet eder. Davete çöpçatan Frosine'i ve kızı Elise'yi evlendirmeyi düşündüğü Anselme'yi de çağırır. Cléante ve Mariane ise Frosine'den yardım isterler. Frosine'e göre Harpagon'un Mariane'den vazgeçmesi için ona varlıklı ve soylu bir kadın bulmak gerekir. Ancak bu arada Harpagon, oğlunu Mariane'ye duygularını ilan ederken duyar. Evde patırtı kopduğu sırada Harpagon, sandığın yerinde olmadığını farkeder, eve polis şefini çağırır ve herkesten kuşkulandığını belirtir. Sandığı Cléante'nin uşağı La Flèche bulmuş ve efendisine vermiştir. Her şeyi kaybettiğini düşünen Valère, yaşam öyküsünü anlatır. Napolili soylu bir aileden gelmesine rağmen, bir deniz kazasında ailesini kaybetmiştir. Öykü bitince Valère'nin Anselme'nin oğlu, Mariane'nin de erkek kardeşi olduğu anlaşılır. Sonunda Harpagon, Anselme'nin düğün giderlerini karşılaması koşuluyla çocuklarının sevdikleri ile evlenmelerine karar verir.

UYARLAYAN & YÖNETEN : OĞUZHAN KARADAVUT
FRANSIZCADAN TÜRKÇEYE ÇEVİRİ : SABAHATTİN EYÜBOĞLU
KOSTÜM YÖNETMENİ : EMRE PİŞİREN
IŞIK & SES : TURGUT ÜÇGÜN
CANLI MÜZİK : ALİ ÇINAR , ORHUN ÇEVİK , DUYGU ÜNALAN
YAPIM : ONUNCU KÖY MEDYA
OYUNCULAR
BÜŞRA KADEM
ULAŞ DURMAZ
EBUBEKİR HORAT
MUSTAFA SELÇİK
İBRAHİM SEVİNÇ
MEHMET KARAKUŞ
MEHMET MEHTEROĞLU
DİLARA KUVAN
PINAR DİNÇER
HALİL CAN SIRAY
KAZIM ÖZBEK
TURGUT ÜÇGÜN
"
Üçgen, Kare ve Daire adlı şekil temizlikçiler aynı anda bir parkı temizlemeye gelirler ve kimin o parkın asıl temizlikçisi olduğuna ve parkı kimin temizleyeceğine bir türlü karar veremezler. Sonunda akıllarına bir fikir gelir. Bir yarışma düzenlemeye karar verirler. Bu yarışmayı kazanan parkın gerçek temizlikçisi olacaktır. Ancak bu yarışmayı üçü de kazanınca işler yeniden karışır. Şekiller sonunda parkın aslında hepimizin ortak yaşam alanı olduğuna karar verir ve parkı seyircilerle birlikte temizlemeye karar verirler. Ve kazanan dostluk olur.
Oyunumuz 3 yaş ve üzeri seyirciler için uygundur.
NEDEN İZLEMELİYİM?
Oyun, şekiller ve yiyecekler temaları üzerinden okul öncesi ve ilköğretim müfredatına uygun olarak hazırlanmış olup, konu itibariyle dostluk, arkadaşlık ve paylaşma değerlerini de barındırarak çocuklara çevre temizliği bilincini kazandırmayı amaçlar. İnteraktif yapıya sahip bu oyun çocukların İngilizce konuşarak aktif olarak oyuna katılmalarını sağlamasının yanı sıra İngilizce diline ilgilerini de arttırır.
NOT: KADIKÖY TİYATRO FESTİVALİ kapsamında bilet fiyatları 25 TL yerine 20 TL'dir.
Oyun detaylarına www.tiyatrofil.com adresinden ulaşılabilir.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Soylu bir savaş kahramanı olan Coriolanus, suç işlemediği halde utanç verici duruma düşürülerek, politikacılar ve halk tarafından cezalandırılır. Erdemlerine saplantılı denebilecek ölçüde bağlı olan Coriolanus'un bu özelliği, "suç"unu oluşturur, ancak o yine de inandıklarını dillendirmeye devam eder. Roma'nın sözde demokrasisinin eğitimsiz ve aç halkı, başlarında güzel ama boş vaatlerde bulunan politikacılarla Coriolanus'un karşısına dizilirler. Fakat karşılarında savaş yaralarını gösterip oy toplamak varken onları küçümseyen bir general bulurlar.
TÜRKÇE   ÇOCUK MÜZİKALİ
Çılgın kedilerin aslında ne kadar yetenekli ve beraberlik içinde olduklarını danslar ve müzikler eşliğinde harika bir uyarlama ile seyredeceksiniz.
ORİJİNAL   DANS TİYATROSU
BİRİNCİ PERDE
1872 yılında Ödemiş'in, Ayasuluğ Köyü'nde dünyaya gelen Çakırcalı Mehmet Efe'nin annesi Hatice, babası ise eski zeybeklerden Çakırcalı Ahmet Efe'dir. Mehmet, henüz 11 yaşında iken babası, zaptiye çavuşu Hasan Çavuş tarafından öldürülür. Tütün kaçakçılığı yaparak yaşamını sürdüren Çakırcalı'nın bu işte en büyük yardımcısı Hacı Eşkıya olur. Bir zaman sonra Hacı Eşkıya, geçmişte kendisini terk edip başka bir gençle kaçan karısını ve aşığını Çakırcalı'ya öldürtür. Kısa bir süre sonra da, Hasan Çavuş tarafından yakalanarak hapse atılan Çakırcalı, mahkemede delil yetersizliğinden beraat eder. Çakırcalı, varlıklı kişilerden aldığı paraları yoksullara dağıtır. Köprü, çeşme gibi yararlı işler yaparak halkın gözünde yücelir. Hasan Çavuş ile Mülazım Hüsnü Efendi'yi bir pusuda öldüren Çakırcalı, halka karşı acımasızlık yapan ve yönetime çalışan birtakım Türk, Rum ve Arnavut çetelerine karşı da büyük mücadeleler verir. Çakırcalı ilk karısı Iraz, efe için çok değerlidir, ancak Iraz'ı çok sevmesine rağmen, düze indiği bir sıra, Fatma'ya aşık olmuş, fakat evlenme isteğini bir türlü Iraza söyleyememiştir. Bu durumdan haberi olan Iraz ise, kadınlık gururunu bir kenara bırakıp, efesinin şerefi için Fatma'yla evlenmesine razı olur, hatta kızını Çakırcalı'ya vermek istemeyen Fatma'nın babasını silah zoruyla bu evliliğe ikna etmiştir.

İKİNCİ PERDE
Ünü Avrupa'ya yayılan Çakırcalı hakkında gazetelerde dizi dizi yazılar çıkar. Çakırcalı Mehmet Efe ile baş edemeyen Osmanlı kendisine çok defalar af çıkartır. Ancak Mehmet efe, her seferinde dağa çıkmak zorunda kalır.. Genellikle çok az kişilik ekiplerle çatışmalara girmiş olan Çakırcalı, bir çok takipçinin peşine takılmasıyla, mücadelesini, muavin çeteler kurarak sürdürmüştür. Çetesinde yer alan bir çok kızanına her zaman sahip çıkmış olan Çakırcalı, jandarmalar tarafından yakalanmış olan Kara Ali ve çetesini, yaralı olarak yattığı bir zamanda, kendisine haberi verilmediği için asılmaktan kurtaramamış, bu nedenle kendini ve haber vermeyen kızanlarını, bu konuda hiç affetmemiştir. Değer yargıları, savaş taktikleri ve bir çok insanı özelliğiyle, diğer efelerden ayrı tutulan Çakırcalı Efe, 1912 yılında, Nazilli yakınlarındaki Karıncalı Dağ mevkisinde yönetim güçlerince girdiği bir çatışma sonucu, kafası ve elleri kesilmiş, göğsünün derisi yüzülmüş bir halde bulunur. Bu durumun, öldükten sonra tanınmamak için, Efe'nin kendi istediği doğrultusunda, kızanları tarafından gerçekleştirildiği söylenir.. Çakırcalı Mehmet Efe'nin ölümü, halk arasında büyük üzüntü yaratmış ve Çakırcalı'ya ağıtlar yakılmıştır. Ödemişli olan Çakırcalı Mehmed Efe, bugün İzmir´in kavakları olarak bildiğimiz, aslı Ödemişin Kavakları olan türkünün de ilham kaynağı olmuştur.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
İki Perdelik Vodvil komedi oyunumuzda 13+ seyircilerimizi keyifli ve kahkaha dolu bir akşam bekliyor
TÜRKÇE   KONSER
Koro Şefi - Nurdan Ünal
TÜRKÇE   NORMAL
Daha fazla kazanmak için ne kadar ileri gidersin? Kapitalist sistem içinde hayata tutunmaya çalışan iki yetim kardeş ve hayatlarına beklenmedik bir şekilde dahil olan gizemli yetim bir adamın enteresan hikayesi.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Yumurtaların karışmasından dolayı diğer civcivlerle dünyaya gelen şirin kuğu yavrusunun ve onu arayan annesinin maceraları komik bir dille anlatılıyor.
TÜRKÇE   NORMAL
Bir kadın, bir erkek ve bir anne. Suçluluk psikolojisi ile beraber maddi zorluklarla mücadele eden genç evli bir çift. Bir müddet sonra, kadının annesi ile yaşamak zorunda kalır. İçinde bulundukları durum daha da sancılı bir hal alır. Fakat bir gün kadının annesi evden çıkıp gider. Gelip gelmeyeceği konusu ailede farklı bir kırılma yaratmıştır. Bu kırılma onları yeni bir hayata mı götürecektir yoksa kısır döngülerine bir yenisini mi ekleyecektir ?"
TÜRKÇE   NORMAL
Bir kadın, bir erkek ve bir anne. Suçluluk psikolojisi ile beraber maddi zorluklarla mücadele eden genç evli bir çift. Bir müddet sonra kadının annesi ile yaşamak zorunda kalırlar. İçinde bulundukları durum daha da sancılı bir hal almıştır. Fakat bir gün kadının annesi evden çıkıp gider. Gelip gelmeyeceği konusu ailede farklı bir kırılma yaratmıştır. Bu kırılma onları yeni bir hayata mı götürecektir yoksa kısır döngülerine bir yenisini mi ekleyecektir?
PROGRAM

W. A. Mozart / Piyano Konçertosu KV.467 Do Majör
J. Haydn / Senfoni No.92 (Oxford)
TÜRKÇE   NORMAL
Franz Kafka’nın aynı isimli romanından Yakîn Tiyatro tarafından sahneye uyarlanmıştır.

Yönetmen
Öncü ALPER

Kostüm-Dekor-Işık
Yakîn Tiyatro

Görsel Tasarım
Gülcenur KIHRIOĞLU

Koreografi
Gül EKŞİ

Müzik
Mertcan ERCAN
Ayça SİPAHİOĞLU

Oyuncular
Emel BUDAK
Emre ŞAMDAN
Gül EKŞİ
Hamza KARAASLAN
Mustafa H. KOCA
M. Sefa KESKİ
Serkan KAVAKLI




Kafka’nın “Dava” romanının arka planında Søren Kierkegaard’ın varoluşçu felsefesi yatar. Kierkegaard’a göre insanın varoluşu bireyseldir, nesnel olarak ortaya konamaz; varoluş sonlu bir kişinin sonsuz olanla kişisel deneyimini ifade eder. Romanın başlangıcını oluşturan ve insanın içinde bulunduğu durumun ifadesi olan “tutuklu” olma halinin farkına varılması, romanın başkarakterinin, K’nın, nesnel alandan öznel alana geçmesi için önemli bir zihinsel süreç başlatır. K. artık kaygılıdır. Kierkegaard korku ve kaygı kavramlarının farkını kısaca aşağıdaki gibi açıklar:

“…korku, insanın kendi bilinçli gücünün dışında yatan ürkütücü olanaklardan geri çekilmedir. Buna karşı kaygı, insanın eylemde bulunma kapasitesinde içkin olarak bulunan muazzam olanakların sonucunda ortaya çıkar…”

Kierkegaard`a göre insanın varoluş serüveni yapmış olduğu “özgür” seçimlerin bir sonucudur. Kierkegaard’a göre seçim yapmak ve bunu zamanında yapmak önemlidir. Birçok insan seçim yapmanın sorumluluğundan kaçmak için bir yol bulmaya çalışır. Bu kaygıdan kaçıştır. Bazı insanlar kendilerine bir yol seçmektense diğerlerinin beklentilerini doyurmaya çalışırlar. Kierkegaard bu insanlara aşağıdaki gibi seslenir;

“Sen gerçekten de bir hiçsin; sen başkaları için sadece bir ilişkisin”
ORİJİNAL   ÇOCUK MÜZİKALİ
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Sanatçılar : Özlem Ateş Aksungur, Melisa Kılıç, Elif İpek , Melisa Yenal, Bekir Baytekin, Barış Yener


Libretto: Melih Öztürk
Sahne Yönetmeni: M.Can El
Dekor: Tayfun Çebi
Kostüm: Sevtaç Demirer Ulaş
Koreografi: Şebnem Şenel
Video Tasarım: Ahmet Şeren
Işık Dekoratörü: H. Oktay Kanca

Haylaz: Özlem Ateş Aksungur, Melisa Kılıç
Bumbi: Elif İpek , Melisa Yenal
Bombi: Bekir Baytekin, Barış Yener
Curt: Başak Narin, İ.Ceren Özcan
Cart: Egehan Öge, Asım Seyhan
Çoban: Fırat Halavut, Mertol Türkbay
TÜRKÇE   NORMAL
Oyun ilk kez 1987 yılında Devekuşu Kabare tiyatrosunda oynanmıştır. Oyunda Deliliğin insan üzerindeki olumsuz etkilerinden ziyade deliliğin insan karakterindeki olumlu yönleri vurgulanmıştır. Oyun 6 farklı bölümden oluşur. Oyunun konusu bir Deli Hastanesindeki delilerin kendi aralarında bir müsamere düzenlemesi üzerinedir. Farklı farklı skeçlerin tek bir bütüne götürdüğü oyunda, Doktor karakteri anlatıcı vasfındadır. İşleri yoluna koymaya çalışır fakat kendisinin de aslında deli olduğunu oyun içindeki nüanslarda fark eder. Oyunun ilk skeci Doktor Karakteri ile Atila Matila isimli bir milyarderin arasında geçer. Milyarder doktoru çileden çıkartır ve skeç sonunda doktor bayılır. İkinci Skeçte doktor kendini toparlamış olarak yeniden sahnededir. Enteresan hayat hikayeleri olan 3 kişiyi sahneye alır. Bu üç kişi kendi içinde anlaşmazlık yaşayarak doktoru çileden çıkartır. Doktor kaçarak uzaklaşır. 3. Skeçte Bir apartman yönetim toplantısında apartman sakinleri arasındaki komik diyaloglar ile seyirciye keyifli anlar yaşatmak hedeflenir. Bir apartmanın temel problemlerinin incelendiği oyunda apartmana yeni taşınan Korhan karakteri zorla yönetici koltuğuna oturtulur ve skeç sonunda Korhan delirir. 4. Skeçte bir ev sahibi ile kiracı arasında geçen muhabbetin aileleri tarafınca da ortak olunması ve kiracının garip bir isteği konu olarak seçilmiştir. Kiracının; kendi oturduğu evin kirasının çok pahalı olduğunu söylemesi beklenirken, ev sahibine kiranın ucuzluğundan ötürü şikayet eder. Bu garip istek karşısında şaşıran ev sahibi ile kiracı arasındaki diyaloglar komedi faktörünü ortaya çıkarır. 5. Skeçte Çamur Şevket isimli kabadayı bir karakter ile Orhan isimli bir beyefendinin diyalogları dikkat çeker. Şevketi toparlamaya çalışan Orhan saatler sonra kendisini de serseri bir halde bulur. 6. Skeçte Japonlar tarafından imal edilen insan görünümlü bir robotun, Türk ustalar tarafından yeniden programlanması ve robotun Türkler gibi davranması üzerine komedi faktörünü arayan bir oyun söz konusudur.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Dumrul bir çay üzerine bir köprü kurar. Köylüleri köprüden geçmeye zorlar. Köprüden geçen Dede Korkut’un torunu Elif’e aşık olur. Genç yaşta ölen bir yiğidin öcünü almak üzere ölüme meydan okur. Anlar ki… Yaşamak yaşamayı bilenlerin hakkı… Zalimin, zorbanın, gafilin değil…!
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Deliliğe övgü ve aklın yerilmesi ana temadır. DELİ SAÇMASI ; 'AKLA ZİYAN BİR SORUŞTURMA' Kim daha akıllı, kim daha deli? Baktığımız yer, cevapları belirler. Aslında hepimiz potansiyel bir deliyiz. Bizi akıllı yapan, çıkmazlarımızdan kaçabilme ve gerekene uyum sağlayabilme becerisidir. Saklarız kendimizi, kimse bilmez fazlasını. Bu yüzden kaçarız delilerden. İçimizdeki korkuları, cevapsız soruları yansıttıkları için. Her deliden alacağımız bir şey vardır. Her biri düşünceyle yoğrulmuş, olgunlaşmış benlikleriyle, zayıflıklarımızın, yaralarımızın yansımasıdır. Cesaret edemediğimiz derinliklerden seslenirler. Hangimiz daha özgür? Onlar, duvarların arasında, biz kuralların arasında… Özgürlüğü bedenlerin sınırlanması mı, yoksa zihinlerin sınırlanması mı belirler? Akıl hastanesinde meçhul bir ölüm ve soruşturma için görevlendirilmiş bir dedektif. Doktor, hastalarına sanık muamelesi yapılmasına karşıdır. Dedektife göre ise herkes, tanıklığıyla suçludur. Dedektif, tüm deneyimlerinin aksine, baskı yapmadan nasıl sorgu yapacağının şaşkınlığında, delilerden delil toplamaya çalışır. “Deli Saçması” oyununda, bir yandan gülecek, bir yandan sorgulayacaksınız. Soluk soluğa keyifli bir oyun izleyeceksiniz… Etkinlikte +12 yaş sınırı vardır..
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Maceraperest Kaptan Bubu ve Sevimli Korsanları “İhtiyacın olan her şey hazinesi’nin” peşine düşer. Onlara bu yolculuklarında yanlarından ayırmadıkları papağanları eşlik eder.
Fakat bu hazinenin peşinde olan yalnızca onlar değildir. Kötü Kaptan pospos ve yardımcısı büyücü Lulu da hazineyi bulmak için yola koyulmuştur. Bu gizemli hazinenin yerini ise yalnız Lulu tarafından Deniz Kızına dönüştürülen Tamara bilmektedir. Bakalım tamaranın hazinesine kim sahip olacak?
Bu oyunda uzak diyarlardaki masallara, kendi içindeki hazineye bir yolculuk vardır. Ve bu seyirde sahip olduğu bu hazinenin farkında olan herkesi yolculuğumuza bekleriz.
1930'lu yıllarda İstanbul ve Paris arasında sefer yapan ünlü Şark Ekspresi' nde bir cinayet işlenir. Amerikalı bir milyoner trende ölü bulunur.Trende çok sayıdaki yolcu arasında ünlü Belçikalı dedektif Hercule Poirot' da bulunur.Trenin kara saplanıp durması, Poirot' ya yerel yetkililer duruma el koymadan önce cinayeti çözmesi için birkaç saat zaman verecektir.
ORİJİNAL   OPERA
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Pişman oldun mu hiç?
Pişman olacak bir şey yok...
Erkek mi?
Evet...
Babaaa!
Aşık olmuştum...
Ailemizin şerefi!
Namus... Leke, leke...
Bugün seni gördüm!
Kadın...
Erkeğim ben erkek!
Selam...
Neden geri geldin...?
ORİJİNAL   OPERA
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Düdüklüde Kıymalı Bamya, yaygınlaşan dedikodu ve eğitimsiz toplum kültürünü eleştirirken, bunlara karşı olanların ötekileştirilmesini sorguluyor.
Sabah kahveleri, fal tutkuları ve içi boş anlamsız sohbetleriyle küçük burjuva kadınlarının duyarsızlıklarına komik bir bakış sergiliyor.
"İyi bir yemek, iyi bir demokrasiye benzer."
TÜRKÇE   NORMAL
Oyun 80 sonrası Türkiye’de orta sınıfın durumunu kadınlar üzerinden ironik bir dille anlatır.
TÜRKÇE   BALE
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Göbekyurt ülkesinde yaşayan şişkolar ile Kemikyurt ülkesinde yaşayan sıskalar yıllardır savaş halindedirler. İşin kötüsü şişkolar ne yaparlarsa yapsın zayıflayamamakta, sıskalar da şişmanlayamamaktadır. Dünyadan gelen iki kardeş Cintop sayesinde barışıp dostluğu öğrenince bu sorunları çözülür.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
“Bir şeyler görmek istiyorsanız acele edin, her şey yok olmadan.” Dışarıda savaş sürerken yerin altında bir radyo istasyonu ve yayın yapmaya çalışan bir kadın… Onun yanında da bir adam. Kaderlerine tanık olduğumuz bu insanlar kim? Orası neresi? Yok olup giden, Saraybosna mı?
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Bir yazar olan Mark Styler, son romanının kahramanı Easterman’ı görebilmek için Suffolk’daki suçlu akıl hastanesine gelir. Ancak bunu başarması kolay olmayacaktır. Styler, akıl hastası bir katilin iç dünyasını anlamaya çalışırken kendisinin karanlıkta kalmış yönleriyle yüzleşmek zorunda kalır. İnsan doğasını ortaya koymaya çalışırken, iyi ile kötü arasında sıkı bir ilişki olduğunu savunur. Tıpkı ermişler ve günahkarlar gibi…Peki suçlular - cinayetler – vahşet neden bizi içine çeker? Korku ve şiddetin içimizde uyandırdığı heyecanın sebebi ne? Katiller ve vahşice yaptıkları katliamlar, üstünü örttüğümüz karanlık duygularımızın tatmini midir? Ölüm ve kanın verdiği haz…
TÜRKÇE   KONSER
Koro Şefi - M.Tanju Demirkol
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
"Bir çiftlikte yaşayan eşekler, çiftliğin sahibinin değişmesiyle, çiftlikteki köpek Karabaş’ın sürekli emirleriyle uğraşmaktadırlar. Her gün erken kalkıp, durmadan çalışmak zorundadırlar. Bu ağır iş yükünden kurtulmak için biran önce bir çıkış yolu bulmaları gerekmektedir. Sonunda öyle bir kurtuluş yolu bulurlar ki; daha önce hiç kimse böyle eşekler görmemiş olacaktır.

Çiftlikteki eşekler bir müzik grubu kurmaya karar vermişlerdir. Ancak çok büyük bir sorunları vardır. Henüz nota yada enstrüman nasıl çalınır bilmiyorlardır.

Mızmız, Şaşkın ve Bilge eşeklerin bu eğlenceli öyküsüne hepiniz davetlisiniz."
Yıllar önce babasıyla kavga ederek evi terk eden küçük kardeş, kimsenin beklemediği bir anda evin kapısında belirir. Yıllardır onu bekleyen evin kadınları; her biri tarafından farklı hatırlanan anılarını sorgulamaya başlarlar. Beklenen dönüş kimsenin hayal ettiği gibi olmamış, hem dönen kişi hem döndüğü yer, hem de bekleyenler değişmiştir. ‘Beklemek’, ‘bellek’, ‘şiddet’ ve ‘varoluş’ temalarını ele alan oyun, mevcut durumundan kurtulmak için bir kahraman arayan günümüz insanının hikayesine odaklanıyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Eyvah Nadir, dünden bugüne insanoğlunun bir mücadelesinin öyküsü elbette. Yaşamda değişmeden, bükülmeden, en önemlisi de dik durarak ayakta kalanların trajikomik öyküsü. Eyvah demenin bir zaaf, ötesinde bir yenilgi olduğuna inanan Nadir’in, yine bu sözcükten hal ve söylem olarak kaçma çabası, insanın onur ve vicdanıyla sürdürdüğü yaşam yolculuğunun da bir özeti sanki. Gülmek, gülerek düşünmek ve düşünerek özdeşleşmenin sahnede vücut bulduğu Eyvah Nadir, izleyiciyle de bir biçimde köprü kurmaktan geri kalmıyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Fareler ve İnsanlar, insan olmanın ne demek olduğunu anlatır. Steinbeck bu oyunda George ve Lennie’nin kendi çiftliklerine sahip olmak için yaşadıkları hırsı ve bu hırsa engel olan hikayelerini, hayallerini, gururlarını, yalnızlıklarını ve fedakarlıklarını ortaya koyuyor.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
"Evvel zaman içinde kalbur saman içinde. Ülkenin birinde cimrimi cimri bir kraliçe varmış. Bir gün bu ülkeyi fareler basmış. Ülkenin neredeyse büyün yiyeceklerini tüketen farelerden kurtulmak için bir çözüm aranmaya başlanmış. Bu haberi duyan Kavalcı ülkeye giderek fareleri göndermek istemiştir. Ancak bunun karşılığında ödül olarak altın istemiştir. Kraliçe cimri olduğu kadarda yalancıdır. Fareli ülkeden göderene kadar altınları verceğini söyleyen Kraliçe ülkeden fareler gidince verdiği sözü tutmamıştır...

Oyunun Çocuklarımıza Katacağı Mesajlar;
•Söz her zaman verilmez verildiği zamanda tutulması gerekir.
•Dişlerimizi düzenli olarak fırçalamalıyız.
•Çok ve sağlıksız yemek yememeliyiz.
•Düzenli uyumalıyız.


"

ÖZEL BİLGİ:

VELİLER İÇİNDE BİLET ALINMALIDIR.
Ülkenin birinde bir köy varmış, bu köydeki halk mutlu günlerini geçirirken bir gün köyü sevimli fareler basar. Komik Fareler köydeki bütün evleri ve dükkanları ele geçirirler. Fırıncı'nın ekmekleri, Bakkal'ın peynirleri, Manav'ın meyve-sebzeleri hepsi sevimli fareler tarafından yenir. Danslar, şarkılarla şirin fareler ve insanlar arasında kovalamaca başlar. Bu durumdan rahatsız olan halk bir çözüm aramak için toplanırlar. Çözüm olarak Kral'ın huzuruna çıkıp ondan yardım istemeye karar verirler. Kral'ın huzuruna çıktıklarında akıllarına bir fikir gelir ve kraldan kedisini fareleri kaçırmak için vermesini isterler. Kediyi köye getirip farelerin üstüne salarlar fakat fareler kediyi kaçırıp galip gelirler. Halk başka bir çare ararken kaval çalan bir genç şehri farelerden kurtarabileceğini söyler ve bunun karşılığında Kral'dan talepleri olur. Halk sevimli farelerden kurtulacakları için aldıkları bu haber karşısında çok sevinirler. Kavalcı güzel, melodik bir müzik çalmaya başlar. Sürprizlerle dolu sahneler birbirini izler
Tiyatro Mie yeni sezonda; göz alıcı kostümleri, muhteşem dansları, dekor ve müzikleri ile çocuklara tiyatro ziyafeti sunar.
ORİJİNAL   MODERN DANS , BALE
Yılbaşı öncesinde Clara ve Fritz'in ailesi evlerinde bir parti vermektedirler. Misafirler soğuk kış gününde yavaş yavaş gelmekte, çocuklar sokakta oynamaktadırlar. Clara´nın amcası Drosellmayer çocuklar için hediyelerle gelir. Misafirler yılbaşı ağacının önünde dans etmektedirler. En güzel hediye Clara'ya gelen Fındıkkıran dır. Fritz kıskanır. Misafirler ve çocuklar hep beraber dans eder, eğlenirler. Parti sona erince herkes ayrılır ve aile yatmaya gider. Clara koltukta Fındıkkıran'ı ile uykuya dalar ve bir düş görmeye başlar. Her yerde fareler vardır. Clara kaçmaya çalışır fakat fareler onu durdururlar. Oyuncak Fındıkkıran prense dönüşür. Fareler ile savaşır ve onları yener. Prens ve Clara beraber bazı ülkelere doğru yol alırlar.Bu sırada Clara rüyadan uyanır ve kendisini Fındıkkıran'ı ile beraber evlerinin salonunda bulur.
ORİJİNAL   BALE
TÜRKÇE   BALE
Stahlbaum ailesinin evinde yılbaşı partisi verilmektedir. Dev yılbaşı ağacının altında dostlarıyla eğlenirken gizemli vaftiz baba Drosselmeyer çocuklar için bir çuval dolusu oyuncakla gelir. Clara ve erkek kardeşi Fritz için gelen oyuncaklardan Clara’ya hediye edilen Fındıkkıran’dır. Yaramaz kardeş Fritz, oyuncağı kırar ancak Drosselmeyer tamir eder. Parti sona erdiğinde Clara, ev halkı uyurken Fındıkkıran’ı görmeye gider ve ona sarılarak uykuya dalar. Ayışığı, sihirli görünümü olan yılbaşı ağacını aydınlatmaktadır. Gece yarısı garip şeyler olmaya başlar. Clara uyandığında odayı Fareler Kralı’nın ordusu ile dolmuş bulur. Odadaki oyuncaklar canlanır. İçlerinde en cesur Fındıkkıran’dır. Oyuncak askerler farelerle savaşmaya başlar. Savaşı fareler kazanır. Clara farelerin üzerine yanan bir mum fırlatır ve fareler dağılır. Yerde hareketsiz yatan Fındıkkıran’ı Clara ve diğer oyuncaklar mucizevi şekilde iyileştirir. Aniden Clara’nın önünde yakışıklı bir genç belirir. Bu prens Fındıkkıran’dır. Clara ve prens kar taneleri dansı içinde şekerleme ülkesi krallıklarına oyuncaklarla birlikte giderler.
TÜRKÇE   2D
Ekrem, Salim ve Nuri'nin hapisten çıkmalarına kısa bir süre kalmıştır. İçerde kendileri için "Baba" figürü olan Piri Babanın zor duruma düştüğünü öğrenirler ve bir an önce hapisten çıkmak için kaçış planı yaparlar. Yaptıkları fantastik planları uygulamaya sokarak hayatlarını daha da karmaşık hale getiren grup, bir tarafta peşlerini bırakmayan aksilikler diğer tarafta ise Burcu adındaki kadın bir mafya ile baş etmek zorunda kalacaktır.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Hurrem Sultan hayatının muhasebesini yaptığı bir gün, vaktiyle yaptırdığı gizli bir odaya girer. Odada hafızasını kaybetmiş bir cariye ile karşılaşır. Beraberce Hurrem Sultan’ın hayatından sahneler oynarlar, oyunlarla yaşarlar.Ancak bütün oyunlar en tehlikeli oyunla kesilir. Belki tek çıkar yol vardır. Belki de birden çok yol vardır. Hayat, iki kadına da, bizlere de sürprizler hazırlamaktadır.
Oyun iki yoksul gencin kendileriyle, ekonomik sorunlarla ve yaşamın güçlüğüyle çatışmalarını konu almaktadır.
ORİJİNAL , TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Geleneksel Türk tiyatrosunun üstadı MÜNİR CANAR’ın kalemi ve yorumuyla Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarından mezun öğrencilerinin oynadığı bir kahkaha tufanı…Pişekarın zorlamasıyla politikaya atılmak zorunda kalan Kavuklunun halk, siyaset ve siyasetçilerle imtihanı…“Komedi dünyaya herkesin bildiği kahkahalar ile kimsenin fark edemediği göz yaşları arasından bakmaktır.”
TÜRKÇE   NORMAL
Geçmişte geçen modern zaman komedisi “Geçmiş Zaman Olur Ki”; Geleneksel Türk tiyatrosunun üstadı MÜNİR CANAR’ın kalemi ve yorumuyla sahnelenmektedir. Pişekar halk tarafından sevilen ve sayılan Kavuklu’yu, siyasete atılması için zorlamaktadır. Ancak Kavuklu bu konuda kararsızdır. En azından mahalleliye danışıp fikirlerini almak ister. Fakat gittiği kişilere ne derdini anlatabilir ne de bir cevap alabilir. Tam bu sırada partilerinden istifa etmiş yeni bir parti kurma hazırlığında olan milletvekilleri, Kavuklu’nun kapısını çalarlar ve yeni kuracakları partinin başkanı olması için teklifte bulunurlar. Kavuklu sonunda ikna olur ve partiye başkan olarak seçilir. Bundan sonra oyunumuz Kavuklu’nun halk, siyaset ve siyasetçilerle imtihanını konu almaktadır. “Geçmiş Zaman Olur Ki” temponun bir an olsun düşmediği, müzikli, danslı ve seyir zevki yüksek bir orta oyunu olma özelliği taşıyıp, komedi tufanı eşliğinde seyirciye keyifli dakikalar geçirmesini sağlamaktadır…
ORİJİNAL   BALE
BİRİNCİ PERDE
Rhine yakınlarında, bağlar içinde bir köy. Köylüler şenlikten önce, kalan son salkımları toplamak için bağlara doğru gitmektedirler. Hilarion delice sevdiği Giselle'nin kapısında duraklar. Kont Albrecht arkadaşı ile birlikte gözükür. Giselle'in evinin karşısındaki kulübeye girer. Dışarı çıktığında köylü kıyafetini giymiştir. Arkadaşını geri gönderir. Giselle papatya falına bakmaktadır. Ancak son yaprak ' Sevmiyor ' cevabını verir. Hilarion duruma müdahale eder. Giselle gerçekten sevenin kendisi olduğunu söyler. Kavga çıkmak üzeredir. Hilarion Albrecht'in kılıcına ne denli asil bir tavırla sarıldığını fark eder. Gerçeği sezmiştir. Köylüler dönmektedirler. Giselle onları ürünün toplanması şerefine dansa davet eder. Annesi Berthe, Giselle'i engeller. Onu Wili'ler konusunda uyarır. Wili'ler daha gelin olmadan ölen, aşklarına karşılık bulamamış, dansa düşkün nişanlı kızların ruhlarıdır. O civarda yaygın olan bu efsaneye göre, gece yarısı mezarlığından fırlayan Wili'ler dansa başlarlar; karşılarına çıkan kavalyeyi de öldürünceye kadar birlikte dans etmeye zorlarlar. Boru sesi duyulur. Bu sesin Courland Prensi'nin düzenlemiş olduğu sürek avından geldiği anlaşılır. Avcılara içki ikram edilmektedir. Courland Prensi'nin kızı Bathilde, Giselle'e kolyesini hediye eder. Köylü çiftler soylu konuklar için dans ederler. Hilarion av borusunda kılıcını fark eder. Artık köylü kılığındaki Albrecht'in bir asilzade olduğundan hiç kuşkusu kalmamıştır. Onun bir sahtekar olduğunu açıklar. Albrecht kılıcıyla Hilarion'u engellemeye çalışır. Hilarion av borusunu çalar. Bathilde girer. Giselle Kont Albrecht'in nişanlısı olduğunu söyler. Albrecht'in ikiyüzlü olduğunu öğrenmesi Giselle´in hassas bünyesi üzerinde büyük etki yapar ve aklını kaybederek ölür.

İKİNCİ PERDE
Ormanda Giselle'in mezarı. Kraliçe Myrtha'nın emriyle Wili'ler Giselle'in aralarına katılması şerefine dans etmektedirler. Albrecht mezara çiçekler getirir. Fakat Wili'ler tarafından ölünceye kadar dans etmeye mahkum edilir. Giselle onu korur. Mezara gelen Hilarion, Wili'ler tarafından dans ettirilerek öldürülür. Giselle ve Albrecht sabaha kadar dans ederler. Albrecht mutsuz Giselle´in mezarı başanda güneşin doğuşu ile baş başadır.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
II. Dünya Savaşı'nda, ölümüne tiyatro yapan bir grup.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
OYUNUN ÖZETİ:
Göknine yıldızlara başka bir evrenden Kuyruklu Yıldız’ın onlara yaklaştığını ve onlara konuk olacağını söyler. Yıldızların arasında bulunan Gümüş Yıldız herkesin heyecanlanmasına kızıp kendisi de kuyruk takıp, diğer yıldızların ilgisini çekmek ister ama komik duruma düşer. Sonunda Kuyruklu Yıldız gelir, diğer yıldızlarla oyunlar oynar, onlara yeni oyunlar öğretir ve herkesi çok mutlu eder. O arada Aydede’yi görüp ona hayran olan Kuyruklu Yıldız onu sürekli kaybetmektedir. Gümüş Yıldız, Kuyruklu Yıldız’ın Aydede ile buluşmasına yardımcı olacaktır ama bunun karşılığında ondan kuyruğunun bir parçasını ister. Oysaki Aydede doğal olarak geceleri kaybolmaktadır. Fakat her seferinde Gümüş Yıldız Kuyruklu Yıldız’a yardım ediyormuş gibi yapıp ondan kuyruğunun bir parçasını almaktadır. Göknine Gümüş Yıldız’la konuşup onun yanlış yaptığını ve Kuyruklu Yıldız’a gerçeği söyleyip özür dilemesini önerir. Kuyruklu Yıldız onu bağışlar ve onu da yanına alarak oradan ayrılır ve Gümüş Yıldız’ı da sürekli gezen bir Kuyruklu Yıldız’a dönüştürür.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Bir kadın... Evinin bir kısmına kendini konuşlandırmış, duran bir kadın. İçi dağ, tepe koşarken; orada duran bir kadın.
Kendisini biri değil, bir şey haline ne zaman getirdiğini sorularda, cümlelerde arayan, durmadan arayan bir kadın.
Tüm kelimelerin bir paradokstan öteye gidemediği zamanları yaşayan; tüm cümleleri, önce kelimelere, sonra da harflerine kadar bölüp, sonra onlardan tekrar cümleler yazan bir kadın.
O tüm bunları gerçekten yaparken, siz de onun salonunun bir köşesine çekilip, sandalyenize kurulup, bir gününe tanık olacaksınız! Unutamayacağınız bir tecrübe olacak!
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Necati Cumalı’nın 1972 yılında kaleme aldığı ve aynı yıl Devlet Tiyatroları tarafından Ankara’da, Mahir Canova’nın rejisiyle sahnelen oyun, 80’ler ve 90’lardaki sahnelenmelerinin ardından, yirmi yıllık bir aradan sonra yeniden seyirciyle buluşuyor. 1923 mübadelesiyle, Yunanistan sınırları içindeki Manastır kentinin Cuma kazasından İzmir’in Urla ilçesine göç eden ailesiyle yaşadığı deneyim, bir çok yapıt gibi , Gömü’nün de arka planında yer alıyor. Mübadele esnasında tarlaya gömüldüğü rivayet edilen bir hazinenin peşinde düşen Urlalı ahali, gerçek hazineyi kendi yoksul yaşamlarında buluyor. Onların serüvenini naif bir dille işleyen oyun, insani değerlerin, maddi değerlerden çok öte bir anlama sahip olduğunun altını çizerken, bizi biz yapan değerleri de hatırlamamızı sağlıyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Bir akşamüstü, şık bir plaza, büyük bir şirketin satış müdürlüğü pozisyonunun son etabı...
İspanyol yazar Jordi Galceran, acımasız iş dünyasının yeniden tanımladığı "profesyonellik" ve "fedakârlık" kavramlarını sorgularken, insanların zaaflarının bu mücadeledeki yerini kara bir komedi içinde sunuyor.
TÜRKÇE   MÜZİKAL
Cinlerin ve perilerin cirit attığı söylenen köşke hizmetçiliğe giden saf ve temiz yürekli Muhsine, kendisini ahlaksız bir oyunun içinde bulur. Yanlış öğretilerin, cehaletin ve geleneklerin girdabından kendini ve beraberindeki diğer kadınlar kurtarmaya çalışır.
TÜRKÇE   MODERN DANS
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Ahmet Önel’in yazdığı öyküden Haluk Yüce’nin kukla için uyarlayıp yönettiği bu tek kişilik oyunda yine Haluk Yüce oynuyor. ABD’de kukla üzerine yüksek lisans yapmış olan Yüce bu oyunda çocukların oyun anlayışıyla birebir örtüşen ve onların yaratıcılıklarını harekete geçiren ‘eşya tiyatrosu’ tekniğini kullanıyor.
Oyun iki yaşındaki bir bebeğin odasındaki bazı eşyalarla canlandırılır: portatif bir bebek yatağı, büyük bir oyuncak bebek, yorgan, yastık, klasik tip bir portmanto, şemsiye, aplik, oyuncak ördek, oyuncak marakas, büyük çocuksu bir saat ve kaset çalar oyunun malzemelerini oluşturur. Buradaki eşyalar oyundaki karakterleri ve şeyleri canlandırmak için kullanılır. Aynı zamanda bu oyunda çocuklar elleri ile gelincik çiçeklerini canlandırarak oyuna aktif olarak katılırlar. Oyun 35 dakika sürmektedir.
TÜRKÇE   NORMAL
Genco Erkal 20. yüzyıl edebiyatının iki doruk noktasını, Nâzım Hikmet ile Bertolt Brecht’i güneşin sofrasında biraraya getiriyor. İki ozan, keyifli bir müzikal söyleşiye koyuluyorlar. Kurt Weill, Hanns Eisler, Zülfü Livaneli, Fazıl Say, Timur Selçuk, Cem Karaca, Edip Akbayram gibi ustaların eserleriyle, izleyiciyi de bu sözlü-müzikli ziyafete davet ediyorlar. İnsan zekasını doyuran bu mizah dolu ve kışkırtıcı sahne şöleninde, Tülay Günal ve Genco Erkal, dünyanın hâl-i pürmelalini, baskıyı, zorbalığı, adaleti, savaşı, barışı, hapisliği, vatan hasretini, kısaca yaşamaya dair herşeyi tartışıp, daha adil ve paylaşımcı bir dünyaya duyulan özlemi dile getiriyorlar. Genco Erkal’ın uyarlayıp yönettiği oyuna, piyanoda Yiğit Özatalay, viyolonselde Deniz Doğangün, klarnet ve saksofonda Çağdaş Engin eşlik ediyor.
TÜRKÇE   MÜZİKAL
1939 yılında New York'un en ünlü restoranlarından Bailey's, dünyaca ünlü "Günün Çorbası" ile meşhurdur. Ancak bu çorbanın tarifini hiç kimse bilmemektedir. Herald Tribune' ün Pulitzer ödüllü araştırmacı gazetecisi Katharine Hawks, patronu J.P. Thompson'ın isteği üzerine kılık değiştirip çorba tarifini öğrenmek için, garson olarak restorana sızar. Restoranın sahibi Stewart Bailey bir yandan evlenmek üzere olduğu sosyetik nişanlısı Tiffany Vandervanden ile uğraşırken bir yandan da aile mirası olan çorbayı korumaya çalışmaktadır. Sadık dostu barmen Franklin O'Shea ve eski sevgilisi ünlü yemek eleştirmeni Shelly DeCoco'nun da olaya dahil olmasıyla işler bir hayli ilginç ve komik bir hal alır.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Ülkede yaşayan prensi şımarıktır. Şatoya gelen yaşlı kadın gül teklif ederek geri çevirir. Buna kızan kadın onu sihirle çirkin birine çevirir. Prensin tek çaresi onu seven bir kızın sonsuza kadar onunla yaşaması olacaktır. Belle onunla karşılaşır fakat olayların sonu prensin düşündüğü gibi olmayacaktır.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Oyun içinde ustaca oyun yöneten, sergileyen, yaşayan; soytarıyla soytarı, saraylıyla saraylı, en akıllı kadar akıllı, kusursuz bir deli olabilecek kadar oyunculukla yoğrulmuş, öte yandan da bir oyuncunun nasıl olup da kılık, kimlik ve varlık değiştirdiğini kendi kendine soran kişi, Hamlet... Hamlet’in üslubu gibi, kişiliği de sürekli değişim halindedir ve bu kez de sahnedeki tek başınalığıyla olayların hem içinde hem dışında, olayları hem yaşayan, hem anlatan kişi olarak çıkar karşımıza. William Shakespeare’in en çok oynanan oyunlarının başında gelen Hamlet, aynı zamanda en çok konuşulan, en çok yazılan, en çok yorumlanan klasik bir eser ve her çağda irdelenen zorlu bir karakter olma özelliğini de sürdürmektedir.
TÜRKÇE   NORMAL
“Aksilik” diye düşünür Pete karısı Sarah’ı evde görünce. Çünkü yakın arkadaşı George gelecek ve George’un özel bir sorununu konuşacaklardır ve bunu Sarah’ın duymaması gerekir. Ancak Sarah bileğini burkmuştur ve arkadaşı Isobel’in partisine gidemez. Pete karısını partiye yollamanın yollarını ararken Sarah’ın ablası Margot’nun da gelmesiyle Pete çıkmaza girer. Türlü uğraşlardan sonra Sarah ve ablası partiye gider. Ancak “aksilikler” daha yeni başlamıştır. George’un bir sorunu yoktur aksine sorun doğrudan Pete’in sorunudur.18 ay önce dağda kaybolan ve kendisinden haber alınamadığı için öldüğü varsayılan Pete’in eski karısı Jessica George’a ulaşıp bu akşam Pete’in Sarah’la evli olduğunu bilmeden kendisinin hala Pete ile evli olduğunu düşünerek sürpriz bir ziyaret yapar. Pete bu sefer Jessica’yı evden göndermenin yollarını arar ancak Sarah ve ablasının partiden dönmesiyle birlikte işler iyice karışır. Bakalım Pete durumu nasıl kurtaracak ve “hangi karısını seçecektir” ya da hangi karısı Pete’i… her şey bitmedi Jessica’nın da beklemediği bir sürpriz vardır…
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Grimm kardeşlerin aynı adlı masalından uyarladığımız müzikli çocuk oyunumuzda zengin olmak için yanlış yola sapan yetişkinler ile düştükleri zor durumdan kurtulmaya çalışan çocukların hikayesi komik bir dille anlatılmaktadır.

Oyunumuz 5 oyuncu 2 teknik çalışanımızla oynanmaktadır. Oyunumuzdaki şarkılara koreografi uygulanmıştır. Oyunumuz 1 saat sürmektedir.
ORİJİNAL   BALE
Osmanlı tarihinin en şaşalı dönemini konu alan ve 1998 yılından günümüze sahnelenen tek Türk bale eseri olan Harem, Osmanlı sarayındaki iktidar mücadelesi ve birbiriyle savaşan güçlerin eylemleriyle yazgıları belirlenen genç kadınların yaşadığı entrikaları anlatmaktadır. Reji ve kareografisi devlet sanatçısı Merih Bahar Çimenler'e, dekor ve kostüm tasarımı dünyaca ünlü tarih araştırmacısı Alexander Vasilliev'e ait olan öyküde mutlak ve her şeye kadir olması gereken bir Padişah vardır. Ancak zayıf bir kişidir ve yaşamını sürdürmesi de bilfiil annesi tarafından tehdit edilmektedir. Zira Valide Sultan onu kendi tutkularını gerçekleştirmede bir engel olarak görmekte, tüm gücü şahsına toplayabilmek için elinde kolaylıkla oynatacağı ve arkasına saklanacağı genç bir torunun tahta çıkmasını tercih etmektedir.

ÖZET

Kemal adlı bir delikanlı Valide Sultan'a bir mesaj getirir ve Harem'de Çeşmidil adlı çok güzel bir kız görür. Bu olay giderek karşılıklı bir aşka dönüşür ve Çeşmidil, Kemal ile birarada olabilmek için saraydan kaçmaya karar verir. Bir gün herkesin uykuya daldığı bir sırada kaçmayı başarır. Bundan yalnızca arkadaşı Gülbeden'in haberi vardır. Gülbeden onun yaşamını tehkileye sokacak bir hareket yapmasını önlemek isterse de Çeşmidil kendisini dinlemez. Öte yandan, Kızlar Ağası Sümbül, Gülbeden'e gizlice aşıktır. (Haremdeki kadınların erkeklerle temasından onlan korumak üzere görevli bulunan hadım harem ağalarının platonik veya başka şekilde saraydaki kadınlara aşık oldukları tarihi bir gerçektir.) Şahane Gülbeden'in Padişah tarafından farkedilmesini kesinlikle arzu etmemektedir. Maalesef bir gün Padişah Gülbeden'i görür ve onun güzelliğine kayıtsız kalması artık mümkün olmaz... Valide Sultan Padişah'ın Gülbeden'e olan ilgisinden hoşlanmaz. Zira Gülbeden biraz fazla zeki olup onunla Padişah'ın birlikteliği, kendisinin tutkularını gerçekleştirmede tehlike oluşturabilecektir.

El altından yeniçerilerin kışkırtılarak Padişaha karşı ayaklanmalarını sağlar. Padişah Kızlar Ağasına Gülbeden'in hazırlanarak kendisine sunulmasını emreder. Sümbül Ağa yüce buyruğa boyun eğmek zorundadır. Kemal ve Çeşmidil'i Kanlıca'da görürüz. Çeşmidil Gülbeden'in başına geleceklerden kaygılıdır ve geri gitmek ister. Ancak Harem'e geldiğinde Valide Sultan'ın hiddet içinde olduğunu ve kendisini saraydan kovmaya kararlı olduğunu görür. Cezasının bundan daha ağır olmamasından dolayı minnet duymalıdır. Valide Sultan yalnızca Çeşmidil'e değil, aynı zamanda Padişah ve Gülbeden arasında gelişen aşka da kızgınlık duymaktadır. Kurnaz entrikaları ile Padişah'ın zayıf ve kadın düşkünü ve koskoca imparatorluğu doğru dürüst yönetmekten aciz birisi olduğu gerekçesiyle Sultan ve yeni gözdesini Çinili Köşk'e hapsettirmeyi başarır. Sümbül Ağa masum ve bu iktidar mücadelesiyle hiçbir ilgisi bulunmayan Gülbeden'i kurtarmaya çalışırsa da tekrar başarısız kalır ve büyük bir umutsuzluğa düşer. Yalnızca Harem'deki kızların Gülbeden'i ziyaret etme ricalarına karşılık onlara bu izni verir. Kemal ve Çeşmidil'in ise şansları yaver gitmiştir. Evlenmişler ve süreceği anlaşılan bir mutluluğa sahip olmuşlardır. Valide Sultan sonunda arzu ettiğini elde eder. Yeniçeriler Padişah'tan kurtulmaya ve onun yerine tahta genç bir şehzadeyi çıkarmaya karar verirler. Padişah ölüm fermanının imzalandığının farkındadır ama bu sonuçtan korku duymamaktadır. Yeniçeriler Padişah'ın hapsolduğu Köşke girerler ve karşılarında cesaret ve kararlılığıyla görkemli bir Osmanlı Sultanı bulurlar. Kendiliklerinden Padişah'ın önünde eğilirler. Valide Sultan bunu beklememektedir... Bu, sürprizlerle dolu olan Osmanlı tarihindeki büyülü anlardan birisidir. Padişah'ın bu olayı sağ olarak atlatıp atlatmadığı ise seyircinin hayal gücüne kalmıştır.
SOLİSTLER;
PADİŞAH İ.EREN KELEŞ , OLİVER SPENCE , İLHAN DURGUT
GÜLBEDEN ÖZGE BAŞARAN ONUK , GÖZDE ÖZGÜR
KÖSEM SULTAN ÖZGE ONAT , ALMULA ERSOY
ÇEŞMİ DİL H.MİNE İZGİ , C.EZGİ ODABAŞI , GÖZDE ÖZGÜR
KEMAL EMRE GÜLER , İLHAN DURGUT , KUZEY KIYICAN
RESSAM KADİR OKURER , A.ULUÇ A
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Katılan seyircilerle birlikte doğaçlama olarak sahnede eğlenceli tiyatro oyunları yapılacaktır.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Bir adam: John, iki eşi: Barbara ve Mary… Birbirinden habersiz iki kadın, iki evlilik… Bir gün kaza geçiren John, sırrının ortaya çıkmaması için elinden geleni yapar. Hatta üst kat komşusu Stanley de ona yardım eli uzatır. Ancak işlerin karışmasına engel olamaz. Bakalım John iki eşini idare etmeyi başarabilecek mi? Evliliklerini sürdürebilecek mi?
TÜRKÇE   KONSER
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
HAYVAN SEVGİSİ…BİZİ İZLEYENLERE SORUN, İZLEDİKTEN SONRA DA SİZ , İZLEYEMEYENLERE ANLATIN

Gözleriniz hüzünden değil gülmekten ağlasın ve biz bunun için elimizden geleni yapıcaz inanın
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Tiyatro Mie’nin 26 yıllık kalitesi ile tüm annelerin efsane kahramanı Heidi çocuklarla buluşuyor.
Kırlarda büyük dedesi ile kalmaya başlayan Heidi kır hayatının ne kadar eğlenceli ve güzel olduğunu keşfeder.
Peter ve Heidi arkadaş olurlar. Peter kırlarda yaşam hakkında bütün bildiklerini öğretir.
Heidi ve Peter kırlarda koşar oynarlar hayvanların yaşamlarını doğal ortamlarında izlerler. Peter’in yardımları ile Heidi kır hayatını, doğayı, özgürlüğü keşfetmeye başlar.
Çocuklar Heidi ve Peter’le birlikte kırları doğayı özgürlüğü keşfetmeye başlayacaklar.
ORİJİNAL   OPERA
Küçük yaşta babasını kaybetmiş olan Hekimoğlu İbrahim, annesiyle birlikte Yassıtaş köyünün sahibi Sefer Ağa tarafından koruma altına alınır ve aradan geçen yıllar boyunca serpilip gelişerek, attığını vuran yiğit bir delikanlı olur. Bu zaman zarfında; İbrahim, öz babasının Sefer Ağa tarafından öldürtüldüğü söylentileri nedeniyle Ağa'ya karşı karmaşık duygular hissetmeye başlar, ne var ki Ağa'nın kızı olan Narin'e de gönülden bağlanır.

Hekimoğlu'nun babasının katili olan Mümtaz, hapisten çıkar ve Narin'i oğluna isteyen Muhtar tarafından Hekimoğlu'na karşı kışkırtılır. Böylelikle Hekimoğlu ölecek, Mümtaz tekrar hapse girecek, Narin ise Muhtarın Oğlu'na kalacaktır.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Geçmişte de günümüzde de ilişkiler hiç değişmiyor değil mi? Henry ile Alice' in giderek karmaşık bir hal alan evlilikleri her rutin ilişkinin yaşayacağı kaçınılmaz sona ulaşabilecek mi yoksa ''gizli bir pencere'' ile sürpriz bir macerayamı sürüklenecek? David Tristram' ın kaleminden günümüz ilişkilerini komik bir bakış açısı sunan Henry ile Alice' i gelin hep birlikte görelim, bakalım aşk galip gelebilecek mi?
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Savaştan sonra gelen barış, savaşın açtığı yaraları kapatabilir mi?
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Bir tren kompartımanında ayrıştırılmış düşüncelerle iki kişi karşılaşır. Heyecan, gerilim dolu anlar yaşanırken gecenin kör karanlığında vicdan, adalet sorgulanmaktadır. Maskeler düşüren zaman derin bir yüzleşmenin habercisidir.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
İNSANIZ BİZ!!!İNSAAAAN!!!
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
İkinci dünya savaşının çıkmasına saatler kala Mümtaz, hasta yatağında yatmakta olan kuzeni İhsan’ın ilaçlarını yaptırmak üzere dışarı çıkar. İlaçların hazırlanmasını beklerken girdiği eskici dükkanında geçirdiği son bir senenin olayları, bu olaylara etki eden tüm kişiler, hayatını şekillendiren her şey zihninde yeniden, aynı şiddetle canlanır. Sevdiği kadın Nuran, intiharıyla Nuran’la ilişkilerinin bitmesini fitilini ateşleyen Suat, ailesini kaybettikten sonra kendisini himayesine alan, amcaoğlu İhsan ve eşi Macide, eski musiki, edebiyat, İstanbul… Mümtaz düşle gerçek arasında gidip gelirken aşkı, hayatı ve ölümü yeniden sorgulamaya başlar. Yanı başındaki savaş tehdidi altında, çağının aydını olarak Mümtaz, bir yandan bireysel sıkıntılarıyla toplumsal sorumluluklarının arasında sıkışmıştır huzur, Mümtaz’ın huzuru arama hikayesidir.
TÜRKÇE   OPERA
1.PERDE
Yeniçeri ve Sipahilerden asiler Topal Recep Paşa'nın himayesinde Hüsrev Paşa'nın azledilmesini bahane ederler ve Topkapı Sarayı'nı basarak Sultan Murat'ı ayak divanına çağırırlar, yani onunla yüzyüze görüşmek isterler. Padişah gelir. Babü's saade önüne kurulan tahta oturur. Asiler, devletin ileri gelenlerinden bazılarının, bu arada Şeyhülislam Yahya Efendi, Defterdar Mustafa Paşa, Yeniçeri Ağası, Hasan Halife, padişahın nedimelerinden Musa Çelebi ile Sadrazam Hafız Paşa'nın kendilerine teslim edilmesini isterler. Murat, Hafız Paşa'yı görevden alır, ama öldürülmesine razı olmaz. Sadrazamı Hafız Paşa'nın da istenmesine Murat çok üzülür ve 'Kullarım vazgeçin, veremem onu' aryasını söyler, onu asilere teslim etmez. Ayaklanmanın elebaşısı Topal Recep Paşa, zorbaların baskısıyla sadrazam yapılır. Şair Nefi, Sultan Murat'ın artık yumruğunu indirmesi gerektiğini tatlı bir düet'le söyler. Murat kendini hazırlamaktadır. Padişahın annesi Kösem Sultan ise Recep Paşa ile işbirliği yapmakta, Murat da bunu bilmektedir. Kösem Sultan oğlunun başına bir kötülük gelsin istemez. Ana ve oğul birbirlerine karşı bağlılıklarını ifade eden lirik ve dramatik partilerin üstüste duyulmasından meydana gelen zarif bir düet söylerler. Bir gün asiler yine basarlar sarayı, Hafız Paşa'yı isterler. Padişah kaçmasını söyler eski sadrazamına. Paşa, Padişahı güç durumda bırakmamak için kaçmayı kabul etmez. Çocuklarını padişaha teslim ederek zorbaların üstüne yürür, kendini feda eder. Murat, asilerden öcünü alabilmesi için kendisine güç vermesini diler Tanrıdan. 'Tanrım güç ver bana'.

2.PERDE
Zorbaların elabaşısı Recep Paşa, Sultan Murat'ın tahttan indirilmesini görüşür Kösem Sultan'la. Kösem buna razıdır, ama Murat'ın yerine, kendisinden doğma ,Şehzade Kasım'ın tahta geçmesini ,şart koşar. O ise geleneğe göre en büyük Şehzade olan Beyazıt'ın damadı olduğunu, bunun için kaygılanmaması gerektiğini söyler, bu işe razı eder Kösem'i. Murat'a sadık bir kadın olan Dilfigar bu tertibi padişaha haber verir. Murat, Recep Paşa'yı boğdurur, ölüsünü bir çuvala koydurup sarayın kapısına, Recep'in adamlarının önüne attırır. Murat annesini de hareme hapseder. Kösem Sultan çeşitli sebepler göstererek serbest bırakılması için Silahtar vasıtası ile Padişaha haber yollamak ister. Silahtar ise buyruğun kesin olduğunu bildirir. Kösem Sultan oğluna Cihan Saltanatı sağladığını ve ona iktidar verdiğini düşünür, haremdeki odasında aryasını söyler, 'Benim gecemden doğan yıldızın'. Murat bu kez kendisi bir ayak divanı düzenler, yeniçerilerden, sipahilerden, bilginlerden ve halktan temsilciler çağırır saraya; onlarla devletin içine düştüğü kargaşayı tartışır.Kur'an'dan örnekler getirerek yanlışlıkları gösterir onlara. Hepsini etkisi altına aldıktan sonra, kuracağı düzene karşı gelenin başını topuzuyla ezeceğini söyler.

3.PERDE
Murat, Revan kalesini fethedince, çığırtkan Murat'ın buyruğunu bildirir; Herkes ölçülü bir biçimde eğlenecek, bu zaferi kutlayacaktır. İstanbul'da yangın çıkar, bunun üzerine Murat tütün ve içkiyi yasaklar, kahvehanelerle meyhaneleri kapatır. Murat hicvetmeyi yasaklar Nef' i ye, ama şair bundan vazgeçemeyeceğini söyler. Şair Nef' i başına gelecekleri tahmin ederek padişaha ölüm aryasını söyler; 'Bütün çağlar koklar benim açtırdığım gülü' ve Murat sevgili şairini cellada teslim eder. İstanbul halkı gizli içmektedir. Murat kılık değiştirir, ünlü içkici Bekri Mustafa'nın meyhanesine gelir, yanında cellat da vardır; ama Bekri Mustafa'yı öldürmez, Fener Patriği'ni, Moskova ile gizlice mektuplaştığı için idam ettirir. Derken sefere çıkar, kaç yıldır İran Şah'ının elinde bulunan Bağdat'ı kurtarır. İstanbul'a döndüğünde, sağlığı bozulmuştur. Venedik seferi tasarıları içindedir. Hekimler yasakladığı halde içki içer. Fenalaşır. Hayaller görmeye başlar, zorbaların sarayı bastıklarını sanır. Gücünün yavaş yavaş ayrıldığını, çok acı çektiğini belirtir ve ölüm aryasını söyler; 'Ah çektiğim acı.' Uzun zamandır tasarladığı Venedik seferinin buyruğunu Sadrazam Kara Mustafa P
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
1930’lu yıllar. Ankara Samanpazarı’nda bir konakta yaşayan iki kız kardeş Sacide ve Macide arasında gizli bir rekabet yaşanmaktadır. Ta ki Sacide zenginliği ve debdebeyi tercih edene kadar. Ama bu, rekabeti sona erdirmez aksine körükler.
Fonda 30’lu yıllar Ankara Radyosu. Müzeyyen Senar’ın üslubu ile hayat şarkılardaki gibi akmakta.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Yazan: Tenessee Williams
Yöneten: Bahadır Tokmak
Süre: 120 dk
Yaş: +16
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Sirkte çalışan iki palyaçonun, treni kaçırmalarıyla başlayan olaylar, bulundukları her yeri sirke çevirme becerileriyle, eğlenceli ve heyecanlı bir oyuna dönüşür.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Karısını kaybetmenin acısını üzerinden atmaya çalışan bir erkek ve yeni boşanmış bir kadın. Hayatlarının ikinci bölümünde hak ettikleri aşkı bulabilecekler mi? Peki ya yıllardır evli, ama evliliğinden tatmin olmayan diğerleri...?
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Bir Cumhurbaşkanı, Başbakan’ın kafasına anayasa fırlatırsa, tesadüf bu ya, siz de o gün askerden dönmüş bir üniversite mezunu olarak iş aramaya başlasanız nasıl bir sürecin içinde bulurdunuz kendinizi? Güzide memleketimizin insan kaynakları uzmanlarının “modern metotlarla” hazırladığı başvuru-eleme-cevap bekleme badirelerini aşmaya çalışmak bir yandan, eşe dosta, aileye karşı işsiz konumunda olmak öte yandan, kendi başvuru kriterlerinizi tabana vurdurmak ters kroşeden gelirken nasıl olur da sağlıklı, ilkeli, tuttuğunu koparan bir vatan evladı olarak kalırsınız? Ya da kalabilir misiniz? Durum bu kadar tuhafken doğal olarak yaşananlar da absürd olacaktır. Hem keyifli, hem de canınızı yakacak bir kara komedi.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Oyun, Shakespeare’in ünlü eseri Macbeth’de bir adı dahi olmayan ikinci katil’i merkezine alarak onun sıradan hayatına odaklanır. Ancak o sıradan hayat Macbeth’in teklifi ile bir anda tepetaklak olur. Kader, irade, aşk, hırs, günah, kehanet, korku, suç ya da ceza; insana dair ne varsa cadıların kazanında karışacak, ikinci katil Warden ve karısı Mary’de o kazandan payına düşeni alacaktır. Çünkü ölümlülerin dünyasında iktidar bir ilüzyondur ve o kanlı güç savaşının aslında kazananı yoktur.
ORİJİNAL   BALE
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Uçsuz bucaksız evrende, küçücük bir dünyadır Boztepe. Yol gider, çavuş gider; Mustafa Çavuş hem döver hem keser. Çocuklar, hayvanlar elimize bakar ve Boztepe’nin yükünü hep kadınlar çeker. Veli Hoca’nın aklı ise varmaz böyle yağmaya. Hak yiyene, zulmedene, sevgisini esirgeyene İMBÖ.
“Söz”ün büyücüsü Boris Vian'ın Yazdığı “İmparatorluk Kuranlar Yahut Şümürz” dünyaca ünlü Avignon Off Ve Edinburgh Fringe Festivalleri'den sonra Afife ödüllü yönetmen Aleksandar Popovski’nin yenilikçi rejisiyle sahnelenmeye devam ediyor.

2016 Milano 'Il Teatro Nudo Teresa Pomodoro' Uluslararasası Ödül Adayı
2016 Frankfurt Türk Tiyatro Festivali 'Onur Ödülü'
2015 Afife Tiyatro Ödülleri – 'Yılın En Başarılı Yönetmeni' – Aleksandar Popovski
2015 Yeni Tiyatro Dergisi Emek ve Başarı Ödülleri – 'Yılın Kadın Oyuncusu' – Selin İşcan
2015 Türkan Kahramankaptan Özel Ödülleri – 'En İyi Yapım' – İmparatorluk Kuranlar yahut Şümürz

Bizi rahatsız eden nedir? Hayatımızda neyi kabul ya da inkâr ederiz; ihtiraslarımız bizi nereye götürür, ne ararız… 'Söz'ün Büyücüsü' Boris Vian‘ın son oyunu, alaycı trajedi İmparatorluk Kuranlar Yahut Şümürz, işte bu ve benzeri sorularla başlar.

Tanımlayamadıkları bir korkunun (sesin) etkisi altındaki Dupont ailesi her seferinde daha yukarıdaki bir daireye, onları gitgide daha fazla sıkıstıran bir durumun içine çekilir. Durmaksızın kaçarlarkendu¨nyaları gittikçe daralır ve nereye giderlerlese gitsinler, gizemli bir kadın, Şu¨mu¨rz, itip kaktıkları, yerden yere vurdukları halde inatla, sebatla onları beklemekte, onlarla yu¨zlesmektedir. Dupont’larŞu¨mu¨rz’e ne kadar kötu¨ davranırlarsa davransınlar varlıgını asla inkar edemezler. Şu¨mu¨rz adım attıkları her mekanda, nefes aldıkları her anda onları bekler ve Şu¨mu¨rz asla ölmez...

Hayal Perdesi sanat yönetmeni Selin İşcan ve Avrupa'nın önemli yönetmenlerinden Aleksandar Popovski önderliğinde hayata geçen, Hayal Perdesi’nin ilk yapımı İmparatorluk Kuranlar yahut Şu¨mu¨rz, prömiyerini Bursa Nilu¨fer Belediyesi 'Tiyatro' nun katkılarıyla 19. İstanbul Tiyatro Festivali'nde gerçekleştirdi. Boris Vian'ın en şöhretli ve son oyunu olan İmparatorluk Kuranlar yahut Şu¨mu¨rz, sekiz aylık bir ön çalışmanın ardından Tu¨rk, Makedon ve Hırvat sanatçıların bir araya gelmesi sonucu sahneye taşındı. Tiyatro alanında u¨lkemizde eşine az rastlanır çok ku¨ltu¨rlu¨ bir buluşmanın u¨ru¨nu¨ olan yapım, 2014 - 2015 sezonunda Bursa ve İstanbul'da seyirciyle buluştu. İskoçya, Fransa, İtalya, Almanya, Makedonya ve Kıbrıs'ta olmak üzere yurtdışında 56 temsil yaptı. Hayal Perdesi 2016 yılında iki oyunuyla ( Üç Kız Kardeş ve İmparatorluk Kuranlar yahut Şümürz ) dünyaca ünlü Avignon Off Festivali'ne katıldı.“İmparatorluk Kuranlar yahut Şümürz” yine 2016'da dünyanın en büyük sanat festivali 69. Edinburgh Fringe Festivali'nde Edinburgh Fransa Konsolosluğu bünyesinde Edinburgh Fransız Kültür Enstitüsü'nün programında 2 hafta boyunca festival izleyicisiyle buluştu. İskoçya'nın en önemli kültür-sanat dergileri The List, The Skinny, The Stage, Broadway Baby ve Three Weeks'ten 4 yıldız alan oyuna, seyirci de yoğun ilgi gösterdi.

“İmparatorluk Kuranlar yahut Şümürz”, Milano'da Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve Dışişleri Bakanlığı’nın desteğiyle, NO’HMA Vakfı ve Milano Şehri tarafından düzenlenen Il Teatro Nudo di Teresa Pomodoro Uluslararası Ödülü’ne aday gösterildi.

Edinburgh Fringe Festivali’nde sahnelenen ilk Türkçe Oyun
“İmparatorluk Kuranlar Yahut Şümürz”

Özellikle çağdaş gösteri sanatları için etkili bir platform olan 68.Edinburgh Fringe Festivali programına ilk kez 2015 yılında kabul edilen Hayal Perdesi, Türkiye Tiyatrosu adına heyecan verici bir ilke imza attı. “İmparatorluk Kuranlar Yahut Şümürz” İngilizce üst yazıyla Türkçe sahnelenen ilk oyun olarak festival tarihine geçti. Festivalin önemli yayınlarından dört yıldız alan oyundan, dünyaca ünlü gazeteler The Times, Guardian, Scotsman, Frankfurter Rundschau'da övgüyle bahsedildi. Kırk dokuz u¨lkeden tiyatroların katıldıgı festival su¨resince önemli basın yayın organları ve sanat otoritelerinden tam not alan oyun, Aleksandar Popovski’nin yaratıcı rejisi ve Sven Jonke’nin yenilikçi sahne tasarımıyla çarpıcı ve unutulmaz bir deneyim sunuyor.

Oyunun kadrosunda ise ödu¨llu¨ oyuncular Reha Özcan, Ayse Lebriz Berkem, Selin İşcan ve Nihat Al
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Adamın biri intihar etmek için köprüden atlamayı seçer…Bir balıkçı ona engel olmaya çalışır. Sonra sevgilisi gelir. Ve ardından köprünün altından gemisiyle geçen kaptan. Hepsi de bu intiharı engellemek için kendilerince ellerinden geleni yaparlar. Ve ekonomik zorluklar nedeniyle ölümü seçen Adam, günü bir iş teklifi ile kapatır. Asıl olaylar ise bundan sonra başlar. İşe girmek için gittiği mülakat hayatının tüm akışını değiştirir…İntiharın Genel Provası, Adam’ı bekleyenlerin yanında intiharın daha iyi bir seçenek gibi durduğunu anlatan bir kara komedi.
Kurt neden ot yemez? İşte bu mühim sorunun cevabını bu oyunda bulacaksınız. Peki insan kendisini nasıl parça parça öldürür? Merak edenler için inanılmaz bir yöntem önerisi! İntihar etmeye çalışan bir insanı durdurma gerekçeniz ne olabilir, yaşamak güzel ölme klişesinden başka? Oldukça yaratıcı cevaplar yine bu oyunda. Peki adaletin işleyeceğine inancınız ne ölçüde? Bu soruların tamamı ve daha fazlası işte bu oyunda….Karşınızda sistemi çözmenize yarayan müthiş bir kara komedi!
ORİJİNAL   KONSER
TÜRKÇE   NORMAL
“Bizim tam olarak anlamadığımız şey... Neden ABULKASEM?” Belki ben Abulkasem? Belki sen Abulkasem? Oyun sözcük, fikir ve imaj kasırgasına sebep olan büyülü bir ismin etrafında dolanıyor: Abulkasem. Kimlik, ırk ve dille ilgili en derin ön yargılarımıza saldırıyor. Zaman, zaman ölümüne komik, zaman zaman rahatsız edici, zaman zaman dokunaklı bir şekilde, tehlikeli hale gelen kimlik algısını paramparça edip bizi kendi kültürel kimliğimizle yüzleşmeye zorluyor.

Yılın Oyun Yazanı Ödülü: Jonas Hassen Khemiri
Sadri Alışık Oyuncu Ödülleri Yr. Rolde En İyi Kadın Oyuncu: Seda Türkmen
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
İyiyim, hayatına girmiş erkekler tarafından ablukaya alınmış bir kadının hikayesi. Babası, erkek kardeşi, patronu ve kocası arasında sıkışıp kalmış Ayşe, geçmişte ailece yaşadıkları acı bir olayın izini de üzerinde taşımaktadır. Tüm bu acıların etkisiyle hayatını sürdüren Ayşe büyük bir hata yaparak, gelecek umudunu da yok eder. Ve onun için ‘İyiyim’ sözcüğü gerçek anlamını yitirmiştir artık.
TÜRKÇE   MDT
Kahramanımız sevimli fil Joey ailesini kaybeder ve onları aramak için yollara düşer. Ailesinin bir hayvanat bahçesine kapatıldığını düşünen Joey, oradaki bekçiyi bir türlü atlatamaz. Maalesef ki kötü kalpli bekçi onu diğer hayvanlar gibi bir kafese kilitler. Sürpriz bir çıkış yolu bulan Joey, yeni arkadaşlar edinerek ailesini aramaya devam eder. Bakalım karşılaştığı zorluklar sonucunda kahramanımız ailesini bulabilecek mi?

Oyunumuz 3 yaş ve üzeri seyirciler için uygundur.

NEDEN İZLEMELİYİM?
Oyunumuz içerik olarak aile teması üzerinden aile sevgisini; paylaşma ve yardımlaşma davranışları üzerinden de arkadaşlığın önemini vurgulamaktadır.
Anlatım dili itibariyle İngilizce ile yeni tanışmış minik arkadaşlarımızın kolaylıkla anlayabileceği okul öncesi seviyesine de hitap eden bu danslı, müzikli ve eğlenceli oyunumuzu keyifle izleyeceksiniz. Çocuklarımız, kahramanımızın sorularını cevaplayarak ona yardım edecek ve bu şekilde oyuna interaktif olarak da katılmış olacaklar.
Oyun detaylarına www.tiyatrofil.com adresinden ulaşılabilir.
ORİJİNAL , TÜRKÇE   3D , 2D , DOLBY ATMOS 3D , DOLBY ATMOS 2D
DC öykü evrenini kapsamlı bir biçimde perdeye yansıtma projesinin en önemli ayaklarından biri olan Justice League, çizgi serideki en önemli kahramanları bir araya getiriyor. Superman'in fedakarlıklarından ilham alan Batman'in insanlığa olan inancı toparlanmıştır. Yeni müttefiki Wonder Woman ile insanlığın kaderi için savaşmaya hazırlardır. Ancak karşılarına çıkan yeni tehditin büyüklüğü karşısında kendilerini süper güçlü bir takım toplamak için çok kısa bir süreleri kalmış bir halde bulurlar. Ancak bu süper kahraman ekibi dünyayı kurtarmak için yeterli olacak mıdır? Batman, Superman, Wonder Woman, Flash ve Aquaman gibi DC evreninin süper "yıldızlarını" bir araya getren filmin yönetmen koltuğunda, çizgi uyarlamalar konusunda uzman kabul edebileceğimiz Zack Snyder oturuyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Bir sigorta şirketinde çalışan Sydney ve eski hastabakıcı olan eşi Linda, babalarını huzur evine göndermek için sağlık bakanlığı personelini beklemektedirler. Linda ve Sydney arasında başlayan Kafka sohbeti üzerine kapılarını çalan yabancının ünlü Kafka araştırmacısı Max Brod olduğunu öğrenmeleri ve ardından Kafka’nın ve ailesinin de günümüze gelmeleri ile olaylar gerçekdışı bir hal alır. Kafka, dünyaya mal olmuş hayat hikâyesi, babası ve eserlerinin dünya çapında ün kazanması ile yüzleşmek zorunda kalacaktır. Gerçeklik ve gerçekdışılığın iç içe geçtiği ve Kafka’nın Duruşması’na bağlanan oyun, “ünlü olma” kavramına madalyonun öbür yüzünden bakıyor.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Klasik hikâyeyi anlatır Tavşan minik seyirc ilere. Herkesin bildiği Ağustos Böceği ile Karıncanın klasik hikâyesini. Karıncalar çalışır Ağustos Böceği şarkı söyler ve kış gelir. Ağustos Böceği üşür.

Derken farklı bir Ağustos Böceği çıkar karşımıza, Kahraman Ağustos Böceği ve onun hikâyesi. Bu oyunumuzda Kahraman Ağustos Böceği mucittir. Orman halkının yaşamını kolaylaştırmak için yeni icatlar yapar. Karıncaların yüklerini daha hızlı ve daha az yorularak taşımalarını sağlayabilecek bir araç- Tekerlekbus, kaplumbağanın daha hızlı yol alabilmesini sağlayacak bir süper kaykay ve niceleri. A ma icatları orman sakinleri tarafından pek hoş karşılanmaz ve Kahraman Ağustos Böceği dışlanır.

Kahraman Ağustos Böceğinin icatlarına ilgi duyan tek orman sakini Kurnaz Tilkidir. Amacı icatları parayla orman sakinlerine satmaktır; ama Kahraman Ağustos Böceği bunu reddeder ve icatlarını sadece orman sakinlerinin hayatlarını kolaylaştırabilmesine hizmet için yaptığını söyler.

Bu tartışmalar yaşanırken orman Aç Çekirge sürüsünün saldırısına uğrar. Aç çekirge ler ormandaki birçok bitkiye zarar verir. Önlerine gelen her şeyi yerler. Orman yaşamı bu istila yüzünden tehlike altındadır.

Orman sakinleri bu tehlikeye dur diyebilmek için toplanırlar. Toplantıya dışlanan Kahraman

Ağustos Böceği de katılır ve bu tehlikeyi uzaklaştıracak bir fikri olduğunu söyler. Önce fikri pek dikkate alınmasa da daha sonra dinlenir. İlk kez orman sakinleri Kahraman Ağustos Böceğinin fikrini işe yarar bulur ve kabul ederler.

Kahraman Ağustos Böceği Çekirge Sürüsünün yanına gider ve Çekirge Kral ile konuşur. Çekirge Krala yarışma düzenlemek istediklerini söyler ve kazanırsa kendisine çok güzel bir hediye vereceğini ama kaybederse de ormanı terk etmesi gerektiğini söyler. Kral Çekirge bunu kabul eder ve yarışmalar başlar.

Yarışmalar beş dalda gerçekleştirilecek spor müsabakalarıdır. İki iki berabere kalınınca son maç galibi belirleyecek olan koşudur. Bir tarafta Kral Çekirge diğer tarafta Kahraman Ağustos Böceği karşılaşır ve yarışmayı Kahraman Ağustos Böceği burun farkıyla kazanır.

Çekirgeler de sözlerinde durup ormanı rahatsız etmeyeceklerini söylerler ama bu yarışmaların her yıl yapılmasını isterler. Herkes bu fikr i kabul eder ve Kahraman Ağustos Böceğinin fikirleri herkes tarafından kabul görür.

Ormanda düzen yeniden sağlanır.
ORİJİNAL   BALE
TÜRKÇE   NORMAL
Kanlı Düğün Federico Garcia Lorca'nın "Köy Trajedileri Üçlemesi" adlı üçlemesinin ilk oyunudur,
İnsan doğasında var olan aşk gibi tutku gibi özgürlük gibi duygu ve kavramların toplumsal kurallar ve töre ile çatışmasının neden olduğu yıkım anlatılılır.
Yazgının mutlak ve kaçılamaz olduğunu ve ölüme yazgılı yaşamların karanlık dünyasını Lorca şiirsel bir dille anlatır.
ORİJİNAL   MÜZİKAL
BİRİNCİ PERDE
1900' lerin ilk yılları, kendi dünyasında yaşayan İstanbul mahallelerinden biri... Sabah saatlerinde gelip geçenin, neşelinin dertlinin uğradığı mahallenin buluşma yeri sayılan Hamdi'nin berber dükkânına kendilerine borçlu olduklarını iddia ettikleri dul bir kadını arayan iki kişi gelir. Bunlar, halı tüccarı Acem Nukud ile fırıncı Laz Dursun'dur. Dükkânın haylaz çırağı Naci, sevimli ihtiyar Mustafendi, mahallenin zengini Haydar, berber Hamdi bir türlü Dursun ve Nukud ile anlaşamaz, aradıkları kadının adını sanını öğrenemezler. İki kafadar geldikleri gibi çıkarken Haydar da mahallenin selameti, namusun garantisi için kadınların yalnız yaşamamaları gerektiğine dair şarkısını söyler. Haydar böyle söyler ama diğerleri onun bu düşüncelerine katılmamaktadırlar. Zaman değişmekte, yaşam yenilenmektedir. Tam bu sırada çingenelerin girmesiyle atmosfer bir anda neşeli, canlı bir tona bürünür. Bunlar, bohçacılık yapan, aynı zamanda da fal bakarak geçimlerini sağlamaya çalışan Nigar, kızı Letafet, kalfası Şetaret, bahtsız besleme Nefaset ve dilsiz Ülfet'tir. Sokağın kalabalıklaşmaya başladığı bir saattir. Geleceği öğrenmek merakıyla fal baktırmak isteyenler toplanırlar. Mahalleli, kendilerine pek benzemeyen bu kadınlara karşı dikkatli, kuşkulu yaklaşır ama bohçanın içindeki danteller de avuçlardan okunan gelecek de merak uyandırıcı olduğundan sıcak, samimi bir ortam oluşur. Bu samimi atmosferde göz göze gelen Hamdi ve Nigar birbirlerini fark ederler, birbirlerini hemen hatırlarlar. Öte yanda Haydar da Nigar'ı görmüş, yıllar öncesinden tanıdığı birisine benzetmiştir. Kızların gitme vakti geldiğinde Şetaret kalfa 'damda biri var' diyerek mahallelinin dikkatini başka yöne çekince kızlar bir anda renkli çarşaflara bürünürler. Bu sırada Nigar'ın kızı Letafet ile Haydar'ın oğlu Hüsrev de birbirlerini görmüş ve etkilenmişlerdir. Herkes, mahalleye yeni taşınan bu kadınların kim olduğunu merak etmektedir. Aynı gece, berber dükkânının karşısındaki evde Nigar, yalnız bir kadının yaşamının zorlukları üzerine kızlara nasihatlerde bulunmaktadır. Bir konağa besleme verilmesiyle başlayan hikâyesini bir şarkıyla anlatır. Uyku vakti gelip herkes odasına çekilince Letafet, Şetaret ile, sokağın karşısındaki berber dükkânında da Hüsrev, Hamdi ile dertleşirler. Genç âşıkların duyguları aynı şarkıda birleşir. Sahnenin sonunda çırağı Nuri ile dertleşen Hamdi de bir umut kendisine uygun bir hayat arkadaşı, bir aşk beklemektedir. Gece yarısını geçip, mahallede el ayak çekilince Haydar usulca Nigar'ın evinin kapısına gelir. Mahalleye yeni taşınan bu kadınlardan birinin, yıllar önce kendi konağına besleme olarak verilen Nigar olduğundan kuşkulanmıştır. Nigar, bu sorguya sinirlenir, Haydar'ın karşısına dikilerek aradığı kişinin kendisi olduğunu açıklar. Haydar, Nigar'ın kim olduğu ve ona yaptıkları ortaya çıkarsa mahalledeki imajının sarsılmasından korktuğu için onları bu mahalleden gitmeleri için uyarır. Ancak Nigar eski korkak küçük kız değildir. Şimdi yeni taşındıkları bu mahallede tesadüfen karşısına çıkan Haydar'ı herkese rezil etme, intikam alma zamanıdır. Cilveyle Haydar'ı içeri davet eder, kızların da yardımıyla onu iç çamaşırlarına kadar soyup sokağa atar. Gece yarısı sokak ortasında kalan Haydar neye uğradığını şaşırmıştır. Tam bu sırada gelen Hamdi'den yardım ister ve giysilerini geri alması durumunda, giysilerinin ceplerindeki kıymetli eşyaları ona vereceğini bildirir. İşin ucunda karlı çıkmak, aynı zamanda da Nigar'ı görmek umudu olan Hamdi karşı evin kapısını çalar. Fakat o da bu saatte pek de iyi niyetli olmayarak bu kadınların evinin kapısını çalmanın cezasını çekecektir. Bir kaç dakika içinde Hamdi de aynı vaziyette kendisini Haydar'ın yanında bulur. Bu sırada sokağa giren kabadayı Rumelili'nin de başına aynı şey gelir. Nukud ve Dursun ise bu manzara karşısında Haydar, Hamdi ve Rumelili'yi sinirlendirmekten başka bir şey yapmazlar. Meseleyi çözecek kişi, Nuri'dir. Nuri'ye kapıyı açan güzeller güzeli dilsiz Ülfet, sessizce dışarı çıkar, g
ORİJİNAL   MÜZİKAL
KONUSU:
Geleneksel Türk Tiyatromuzun en önemli figürlerinden biri olan Kanlı Nigar’ın acıklı, komik, müzikli, danslı serüveni anlatılıyor. Sadık Şendil’in yazdığı 2 perdelik seyirlik bir oyun olan Kanlı Nigar, Geleneksel Türk Tiyatrosunun pek çok unsurunu içerisinde barındırıp, Tiyatromuzun eski ustalarına bir selam gönderiyor.
Fakir bir ailenin kızı olan Nigar zengin şımarık bir ailenin yanına hizmetçi olarak verilmiştir. Evin beyinden kedisine kadar herkes ile birçok sorun yaşayan, birçok badirelere maruz kalan Nigar, neden Kanlı Nigar olmuştur? İşin özü bu aslında… Her ne kadar her şeyi yaşamışsa da bir şekilde buna dur demenin yolunu hep arıyor ve sonunda da kendi sistemini yazıyor Nigar.
Kadının fendi erkeği yendi düşüncesinin dramatik bir işleme ile ön plana çıkartıldığı oyunda, Nigar, hayatın her yükünü en ağır şekilde taşımış olan bir kadın. Ama sonunda hayat ona taşımayı da öğretiyor.
Aksaray’da ki yangında evi yanan Nigar, Saka Abdi aracılığı ile İstanbul’un temiz bir mahallesine şirin bir konağa taşınır. Konağın sahibi Agâh Efendi, Nigar’ın soylu bir aileden gelen namuslu dul bir hanımefendi olduğunu sanmaktadır. Oysa o nice canlar yakmış nice ocaklar söndürmüş doğru basmaz çil horozun kızı cihan yandı Kanlı Nigar’dır. Alacaklıları çok geçmeden Nigar’ın izini bulacaktır. Bu arada Nigar’ın da Agâh Efendi ile görülecek bir hesabı vardır. Agâh Efendi, Nigar’ın kim olduğunu da, evinde ne işler çevirdiğini de uzun zaman bilmez. Ancak Saka Abdi’nin kuyruk acısı nedeni ile mahalleliyi ayağa kaldırması sonucunda Nigar’ın kimliği tekrar ortaya çıkar. Bu arada Nigar’ın öz kızı Bedide, Agâh Efendinin Narçın adlı kalem Efendisi oğluna gönlünü kaptırır ki bu da öykü içinde öykü giriftliği sağlar oyuna. Aynı zamanda Nigar’ın eski müşterilerinden ve alacaklılarından mahalli tipler eve gelmeye başlarlar, yasam boyunca erkeklerden çok çekmiş olan Nigar, evine gelen adamlara çeşitli tuzaklar kurarak onları zor duruma sokar.
2.40 dakika süren Kanlı Nigar, günümüze kadar en yalın haliyle gelen nadide eserlerden biridir.

Kanlı Nigar Oyunu 2013-2014-2015-2016 Sezonu boyunca Devlet Tiyatroları 75. Yıl Sahnesi-Devlet Tiyatroları Altındağ Sahnesi-50. Yıl Dört Mevsim Sahnesi-Devlet Tiyatroları Akün Sahnesi-Devlet Tiyatroları Şinasi Sahnesi ve Devlet Tiyatroları Küçük Tiyatro Sahnelerinde toplam 25 Temsil kapalı gişe oynamış olup, sezon sonuna dek ortalama 10000 seyirci ile buluşmuştur. Yeni sezonumuzda anlaşmalı olduğumuz sahnelerde hala oynanmaya devam etmektedir.
TÜRKÇE   NORMAL , ÇOCUK OYUNU
KARAGÖZ - CADILAR VE HİNT FAKİRİ:
(Ailelere kukla ve gölge oyunu)

Çocukların yanı sıra yetişkinleri de yeniden ‘karagözle’ buluşturmayı amaçlayan Tiyatro Tempo klasik ve fantastik bir karagöz oyunu olan KARAGÖZ CADILAR VE HİNT FAKİRİ’ni seyircinin beğenisine sunuyor. Oyunda ayrıca jonglörlük ve ipli kukla gösterisi de interaktif ve eğlenceli bir şekilde yer alıyor. ABD’de ‘kukla tiyatrosu’ üzerine yüksek lisans eğitimi görmüş olan Haluk Yüce (Hayali Yüce Ali) Hayali Küçük Ali geleneğinden gelen bir karagözcü. Yurt dışında ABD, Almanya, Hindistan, Pakistan, Mısır, Singapur, Moldova ve Rusya gibi çok sayıda ülkedeki festivallerde sergilenmiş olan ‘Karagöz - Cadılar ve Hint Fakiri’ ülkemizde de büyük ilgiyle karşılanıyor.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Gölge oyunu
Karagöz’ün unutulduğunu söyleyenlere inat çağdaş bir metinle Karagöz yine karşımızda. Üstelik ramazan değil, bayram değil, seyran değil. Hayali Küçük Ali geleneğinden gelen Hayali Yüce Ali Amerika’da yaptığı ‘kukla’ alanındaki yüksek lisans eğitimi sonrası karagöze daha sıkı sarıldı ve Ustası Hayali Torun Çelebi’den devraldığı geleneği günümüz çocuklarına, gençlere ve yetişkinlere taşıyor. Yeni yıla girerken alış-veriş merkezinde değil, karagöz perdesinde Noel Baba’yı çocuklarla buluşturmayı hedefliyor Tiyatro TEMPO.
Oyun geleneksel gölge oyunu tekniği ile oynanmaktadır. Öykü ise kültürümüze yeni giren Noel Baba konusunu ele almakta ve hicvetmektedir. Bu oyunda geleneksel Karagöz karakterlerine Noel Baba ve Çelebi'nin oğlu yeni figürler olarak eklenmiştir. Karagöz oyununun yapısı zorlanmadan günümüzden bir öykü ile bu oyunda çocuklar yine sevdikleri Karagöz'le buluşmaktadır.
ORİJİNAL , TÜRKÇE   2D
Oslo'da Kasım ayı başlamış, ilk kar yağmıştır. Birte Becker isimli işinden eve dönen bir kadın, eve döndüğünde eşi ve oğlunun yapmış olduğu kardan adamı görebilmek için sabırsızlanmaktadır. Ancak bir hayal kırıklığı kapıdadır; kardan adam yoktur. Ancak kısa bir süre sonra pencereden baktıklarında karşılaştıkları görüntü ise oldukça tuhaftır. Dışarıda kendilerine doğru bakmakta olan bir kardan adam vardır! Ardından yaşanan cinayetler ve 'kardan adam' imzalı mektuplar ise esrarengiz bir olaylar silsilesine neden olur...
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Kış gelmiş, kar yağmış. Çocuklar sevinç çığlıklarıyla kartopu oynayıp Kardan Adam yapmaya başlamışlar. Kardan Adam yapıp bitirince de başka oyunlara dalmışlar. Kardan Adam gün boyu çocukları izlemiş. Akşam olup da çocuklar evlerine girince yalnızlıktan sıkılmış. Çevredeki evlere bakıp bakıp iç çekmiş. Akşamları, çocuklarla onların evlerinde olmayı dilemiş. Ama bunu yalnızca Kar Perisi gerçekleştirebilirmiş.
ORİJİNAL , TÜRKÇE   2D
Başrollerini Elisabeth Moss, Dominic West ve Claes Bang’in paylaştığı 2017 Cannes’da gösterimi yapılan The Square, İsveçli yönetmen Ruben Östlund’un konuşma özgürlüğü, sanatsal özgürlükler, sosyal sansür vb. konuları İskandinav perspektifinde, politik ve sosyal bir çerçevede inceleyen bir film.
Claes Bang’in canlandırdığı Christian, Stockholm’de bir modern sanat galerisinde çalışmaktadır ve projelerinden biri de The Square olarak adlandırılan alandır. Bu alan büyük bir toplumda farklı katmanlardan, farklı sosyal sınıflardan gelen insanların küçük bir yansımasıdır ve Christian ziyaretçileri insanlara güvenmeli mi güvenmemeli mi sorusu ile iki farklı yoldan birini seçmeye davet etmektedir ve bu soru bizi tüm film boyunca takip eder.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Herkesin cenneti kendi evidir...
Bir tarafta, sınırlar arasına sıkışan insanlar, kendi coğrafyalarında cehennemi yaşıyorlar. Ekilen topraklarının, büyüttükleri çocuklarının ve geleceklerinin yok olmasını bekliyorlar.
Diğer tarafta hiç bilmediği topraklara, hiç tanımadığı insanları öldürmeye gelen bir asker, eve dönüş umudu içinde savaşın tam ortasında çırpınışlarının son bulmasını bekliyor.
Öldüren niye öldürdüğünü, ölen ne için öldüğünü bilmiyor. Eve dönmek mi? Kaçmak mı? Hangisi kahramanlık, hangisi korkaklık, kimse bilmiyor. Peki bunlardan kim, ne kazanıyor?
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Karısı Fiona ve eşeği ile Fiona’nın ailesine ziyarete giden Shrek’in kaybolması ile kendisini Karlar Ülkesi’nde bulması ile başlayan bir maceradır. Karlar ülkesinde, yolunda gitmeyen bir şeyler vardır. Yazın ortasında havalar çok soğumuş ve her yer karlar altında kalmıştır. Ülkedeki tüm bilginler bu durumun nedenlerini araştırmakta fakat doğanın doğal dengesinin neden bu kadar bozulduğunu henüz bulamamışlardır. Shrek farkında olmadan bunun nedenini öğrenir ve macera başlar. Kendi ülkesinde 9 kardeşten biri olan Prens Hans , ülkesinde Kral olamayacağı için , Kraliçe Elsa’nın ülkesine gelip denizleri pet şişe ve atıklar ile doldurur, ağaçları keser, doğayı çöp ile doldurarak tahrip eder ve doğanın tüm dengesini altüst eder. Amacı ülkeyi zor durumda bırakıp, kral olmaktır fakat işler hiçte planladığı gibi gitmez. Oyun boyunca danslar ve müzikleri ile muhteşem bir görsel şölene sahip olan eser Hans’ın iyi bir insan olabilmesi ve doğaya neden kötülükler yapmaması gerektiğini anlatır.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
"Yazan-Yöneten : Burak Çağrı Aydüz
Arendelle'de sonsuz kış sona ermiş, kahramanlarımız krallıktaki işleri yoluna sokmuştur.Ancak ikilimiz,her ne kadar Arendelle halkı ve komşu krallıklar tarafından sevilseler de,bu huzurlu ortamdan rahatsız olan ve işleri bozmak için elinden geleni yapmaya hazır olan birileri de boş durmamakta, sürekli planlar yaparak onları sıkıntılı durumlara sokmaya çalışmaktadır. Bakalım kahramanlarımız bu durumdan da kardeşliğin ve bağlılığın gücüyle kurtulabilecek midir?"
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Güney adaları prensi Prens Hans’ın kendi ülkesinde Kral olamayacağından dolayı, kahramanlarımızın ülkesine gelmiş, kral olma isteğini Kraliçe Elsa’ya sunmuştur fakat Kraliçe Elsa, bu teklifi hiçbir şekilde kabul etmemiştir. Kötü niyetli Prens Hans ise, ülkede ne kadar ağaç varsa kestirmiş, denizleri pet şişe ve atıklar ile doldurtmuş, doğanın dengesine büyük ölçüde zararlar vermiştir. Bozulan doğanın dengesi sonucunda tüm ülke karlar altında kalmıştır. Herşeyi düzeltmek isteyen Kraliçe Elsa ve Prenses Anna’nın yardımına çiftçi Kristoff yetişmiş, Prens Hans’ın ülkelerine yaptıkları tüm kötülükleri öğrenmişlerdir. Bu sırada gitgide diğer ülkelerde bu durumdan etkilenmeye başlamış, Prens Hans’ında ülkesi karlar altında kaldığında, yaptıklarının ne kadar yanlış olduğunu anlayıp pişman olmuştur. Tüm bu olay örgüsü ; Müzikli ve danslı mizansenler ile eğlenceli bir güldürü ile sahneye taşınmıştır…
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Kral Midas bir zamanlar Gordion kentinde yaşarmış.Efsanevi Frigya Kralı,şimdiki Ankara civarında kurulmuş olan Frigya da yaşarmış.Bi gün bir müzik yarışması düzenlemiş.Fakat birinciyi hak ettiği için değil,canı istediği için seçmiş.Bunun üzerine adaletsizliğe uğrayan Hans,Kral Midası cezalandırmış.Oyun Adaletsizlik yapan Kralın başına gelenleri anlatır.Kahramanlarımız Elsa ve Anna bu olaya nasıl dahil olacak gelin hep beraber görelim.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Richard Phillips adında saygın bir bakan rakip partinin sekreteriyle küçük bir kaçamak yapmak için bir otel odası tutar. Ancak otel odasında bir cesetle karşılaştıklarında olaylar içinden çıkılmaz ve karmakarışık bir hal alır. "Küçük bir yalan sizden ne götürebilir ki, hiç hafife almayın belki de tüm ciddiyetinizi alıp, gülünç hallere sokabilir sizi. Bir kaçamak, bir yalan, bir ceset ve sürpriz yapan bir eş... Karmakarışık olmanın kaçınılmaz tarifi..."
ORİJİNAL   ÇOCUK OYUNU
ÖZET
Sevimli küçük prens saraydan uzaklaşarak yeşillikler ormanında bir kelebeğin peşine takılır ve sarayın yolunu kaybeder. Ormanda bir uç uç böceğiyle tanışan küçük prens, istemeden de olsa uç uç böceğinin kanadına zarar verir. Hem küçük prensin saraya ulaşması hem de uç uç böceğinin kanadının iyileştirilmesi için sarayın yolunu bulmaları gerekmektedir. Ancak Küçük Prensin bulunması karşılığı verilecek ödülü duyan Godo ve Saftirik onu herkesten önce bulmaya ve ödülü almaya çalışır. Ancak bu hiç de kolay olmayacaktır….
NEDEN İZLEMELİYİM?
Oyunumuz arkadaşlık, aile, hayvan ve doğa sevgisi gibi temalar üzerine kurulmuştur. Okul öncesi ve ilköğretim öğrencileri için oldukça uygun anlatım dili ile hazırlanıp, yine çocuklar için uygun bir sahne dili ile birleştirilmiştir. Oyunun interaktif yapısı ile çocuklar bazı bölümlerde oyuna dahil olarak iletişim becerilerini geliştirmektedir.
Oyunumuz 3 yaş ve üzeri seyirciler için uygundur.
Oyun detaylarına www.tiyatrofil.com adresinden ulaşılabilir.
TÜRKÇE   2D
Ersin, Kayseri'nin ünlü pastırmacısının oğludur. Altılı ganydan kazandığı bir miktar para ile eniştesini de ikna eder kumar oynar. Fakat işler düşlediği gibi gitmez. Büyük bir borç ile sonlanan gecede Ersin babasının dükkanı üzerine senet imzalamak zorunda kalır. 1 ay içinde borcunu ödemek zorundadır ve bunun için de bir plan yapar. Geliştirdiği proje ile Çin’den ucuz mal getirip esnaflara daha çok para kazandırmak vaadi ile topladığı paralarla Çin’e gider. Bu arada çocukluktan beri sevdiği kız Zehra da bu süreçte nişanı atmıştır. Çin’de kaldığı otelde yeraltı dünyasının önemli isimlerinden Chong'un kızının düğünü vardır. Ancak kız bu evliliği istememektedir ve Ersin’i de ikna ederek gece kaçıp birlikte Kayseri’ye gelirler ve ortalık iyiden iyiye karışır. Çinli mafya da Kayseri’ye gelmiştir.
TÜRKÇE   NORMAL
Kel Kantocu Eugene IONESCO`nun ilk, absürt tiyatronun da en bilinen eseridir. Eğitimli ve toplumun üst tabakalarından olan iki çiftin tam bir iletişimsizlik hali içinde gündelik sohbetinden ibaret, peş peşe gelen ve çağrışımlarla sıralanan sözcük dizinlerinden oluşmaktadır. Ionesco, modern öncesi dönemden insanlığa miras kalan, ama insanın zekâsı ile reddettiği diğer bütün kavramlar gibi dilin de anlamsızlaşmasını, yani iletişim aracı olmak yerine iletişimin önünde engel haline gelmesini, yabancı dil öğrenmeye çalışan insanın karşılaştığı yeni dil (İngilizce) karşısındaki saçma durumunu kullanarak anlatmaya çalışmıştır. 2. Dünya savaşı sonunda gelen büyük yıkım, Descartes ile formüle edilen Rasyonalizm’in karşısına varoluşçuluğu getirmiştir. ‘Düşünüyorum öyleyse varım’ sihirli formülü düşünen insanın getirdiği büyük yıkım karşısında anlamını yitirmiştir. Güzel günleri inşa etmesi beklenen bilimin getirdiği yıkım, modern insanın gözündeki tek kurtarıcı olan bilime de “İnancın” ortadan kalkmasına neden olmuştur. İnsanın içine düştüğü karamsar “Anlamsızlık” tiyatroda kendi biçimini, karanlık komediyi, absürt tiyatroyu ortaya çıkarmıştır. İnsan yıkım içinde anlamsızca debelenmeye mahkûmdur. Çünkü köklerini reddetmiştir. Yakin Tiyatro, metne yaptığı eklemeler ile modern insanın reddettiği ve artık kendine “saçma” gelen gelenek ile Ionesco’nun metninde anlatılan modernlerin “absürt” yaşantısını karşılaştırmaya çalışmaktadır. Bu karşılaştırmanın daha net ortaya konabilmesi için tiyatromuz daha önceki oyunlarında olduğu gibi fiziksel tiyatro yöntemine başvurmuştur. Oyunda iki boyutlu oyunculuktan faydalanılarak doğal oyunculuk karşısında bir zıtlık oluşturulmuştur. Sahne üstünde oluşan bu zıtlık, modern ve geleneksel olan, absürt ve saçma kavramları hakkında seyircinin zihninde soru işaretleri oluşturulmaya yardım etmektedir.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Uzak Diyarlardan Birinde Kahramanımız Keloğlan, Annesiyle birlikte yaşamaktadır. Bir gün Padişahın kızının amansız bir hastalığa yakalandığı söylenir. Bunu duyan Keloğlan onu iyileştirmek için yola çıkar. Burada birbirinden renkli karakterlerle karşılacak, çeşitli zorlukların üstesinden keskin zekası ile gelmeye çalışacaktır. Bakalım Keloğlan , amacına ulaşabilecek mi? İzleyip görelim...
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU , ÇOCUK MÜZİKALİ
Keloğlan kermeste annesinin yaptığı leziz pastaları satarken Cafer ve adamları tarafından dolandırılır. Cesur Keloğlan, parlak zekasıyla tam kaybettiği hakkını geri almışken, uzaylılar ile karşılaşıp tanışır. Uzaylılar, evrenin daha yaşanılır bir yer olması için köprüler kurmaktadır. Keloğlan, bilmece çözmedeki hünerini de kullanarak uzaylılardan hediye kazanır. Bu hediye sayesinde Cafer ve adamlarını yola getirir. Kötülük yapanlar pişman olmuş; evrenin, dostlarının güçleri buluşmuştur.
TÜRKÇE   2D
Yönetmenliğini Kamil Çetin'in yaptığı komedi türündeki filmin oyuncu kadrosunda Şafak Sezer, Hakan Ural, Mehmet Esen, Serkan Şengül, Elif Erdoğan yer alıyor. Filmin senaristliğini Şafak Sezer üstleniyor.
Kırmızı Başlıklı Kız arkadaşı Sincap'la oynarken annesi gelir ve elindeki kek dolu sepeti Büyükannesine götürmesini ister. Kırmızı Başlıklı Kız ve Sincap yola koyulurlar.

Ormanda dolaşan Kurt kekin kokusunu alır ve peşlerine düşer. Kırmızı Başlıklı Kız ve Sincap Aslan Kral'dan yardım isterler, Nöbetçi Tırtıl'la tanışırlar. Haylaz Kurdu aşarak yola devam etmeye çalışırlar.

Ormanda arkadaşlarıyla karşılaşırlar, onların yardımı ile yola devam ederler. Yolculuklarında sürprizlerle karşılaşıp Konuşan Orman'la tanışırlar.

Müzikleriyle, danslarıyla bu yeni macerayı mutlaka izleyin.
TÜRKÇE   MODERN DANS , KONSER
ORİJİNAL   KONSER
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Bir devlet memuru olan kontrabasçı; müziğin, tarihin, cinselliğin, hiyerarşinin ve toplumun dedikodusunu yapıyor. “Koku”nun romanının yazarı Patrick Süskind’in bütün dillerde en çok oynanan oyunu, yirmi beşinci yılında yine sahnede...
ORİJİNAL , TÜRKÇE   2D
013'te Arizona eyaletinin Prescott bölgesine bağlı Granite Mountain Hotshots'ta korkunç bir yangın başlar. Kısa sürede iyice yayılan yangın birçok hayatı tehdit etmektedir. Yangınla mücadele için Granite Mountain Hotshots yangın departmanında çalışan 19 itfaiyeci göreve başlarlar. Ancak yangınla mücadele oldukça zorludur. Herkesin kaçmaya çalıştığı mücadeleye koşar adım ilerleyen itfaiye ekibi, sevdiklerini, ailelerini ve komşularını koruyabilmek için kendi hayatlarını kaybetme riskiyle yüzleşmek zorunda kalacaktır...
Yönetmenliğini Joseph Kosinski'nin üstlendiği yüksek bütçeli dramatik yapımın gerçek hayattan uyarlanan senaryosu ise Eric Singer ve Ken Nolan ikilisine ait. Filmin oldukça geniş oyuncu kadrosunda başı çekenler ise Jennifer Connelly, Miles Teller, James Badge Dale, Josh Brolin, Taylor Kitsch, Jeff Bridge, Andie MacDowell, Geoff Stults ve Ben Hardy.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
İnsanoğlunun içindeki “öz” nereye gizlenmiştir?
Neden bize ait olanı bulmak bu denli zor hale gelmiştir?
Hayat ölüm dengesinde “farkında olma”nın yolu nereden geçer?
Modernitenin getirdiği ağırlık, yaşamlarımızın tüm katmanlarında kendini vahşice hissettirirken, etik değerlerimiz gitgide görünmez hale gelmekte.
Bu hikaye sadece bir gazeteci ve sıradan bir adam arasında geçmiyor. İnsana ait olan “öz” ile onu kuşatarak görünmez hale getiren tüm yanılgılar arasında geçiyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
İhali Komedi
2 perde
Yazan ve Yöneten: Onur ERBİLEN
Dramaturg: Orhan KARATAŞ
Işık Tasarım: Çetin ATAY
Oyuncular: Muharrem BAYRAK, Kubilay KARABURÇAK, Z. Arya BAYRAK, Halil ESEN,
Burçin ÖZSARI


XVII. Direklerarası Seyirci Ödülleri En İyi Oyun Yazarı Ödülü
Köprüden Önce Son Çıkış; kolay yoldan para kazanarak, çok zengin olmanın yollarını bulup, hayatı önlerine serilmiş bir lezzet sofrası gibi görüp, iştahla saldıran iki bitirim ile üniversite mezunu eğitimli
fakat işsiz bir genç kızın, aynı anda ölmeleri münasebetiyle öteki dünyada biraraya gelmeleri ve mahşer gününe kadar burada beraber olmak zorunda olmalarını hicivli bir dille işlemektedir.
Dünyadan alışkın oldukları zaaflarını da yanlarında getiren ve bulundukları yeri de dünyaya çevirmeye iştahla hevesli iki gencin karşısında, eğitimli olan genç sağduyuyu, bilgiyi temsil etmektedir. Paranın gücüyle dünyada her kapıyı açabilen, olmazı olduran gençler burada da bir yolunu bulup dünyaya yeniden dönebileceklerini, işlerine ve yaşamlarına kaldıkları yerden devam edebileceklerini düşünürler. Ancak öteki dünyanın bir takım katı kuralları vardır. Gençler bulundukları yerin kurallarını kendilerince yorumlamayıp, dünyada sıkça başvurulan kolaycılığa başvururlar. Geri dönebilmek ve ibret almış gibi görünmek için çırpınmdıkça, bataklığa iyice saplanırcasına işleri birbirine karıştırır ve komik duruma düşerler. Onlara yol göstermekle yükümlü Nekir Meleği de başarılı olamaz.
Hayatın ancak kaybedildiğinde değerinin anlaşıldığı ve hunharca yaşamanın zaten hayat olmadığı düşüncesinden yola çıkan ve günümüz insanın açgözlülüğünü, vahşice doğayı ve ilişkileri, kısacası insanlığı katledişinin yansıması olan Köprüden Önce Son Çıkış, ibretlik bir seyir olmasının yanında, eğlenceli bir komedi ve başarılı bir sahne performansı da vaat ediyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"Yazan : Yiğit Sertdemir
Yöneten : Y. Ömer Erzurumlu
Dekor-Kostüm : Aslı Can Kortan
IşıkTasarımı : İsmail Sağır
İşitselTasarım : Onur Kahraman
TeknikTasarım : İhsan Dehmen
AfişTasarımı : Muzaffer Malkoç
Oynayanlar : Gülhan Kadim
Yiğit Sertdemir
Süre : 80 Dk

Oyun, bir çağrı merkezinde geçiyor. “Hatırlatma Merkezi”nin şikâyet bölümünde, biri
uzun zamandır çalışan, diğeri yeni işe başlayan iki kişinin gece vardiyası sırasında,
çağrı sisteminde işler karışır. Buldukları çözümler ve cevaplar; gerilim ve mizahın iç içe
geçtiği yüksek tempolu bir gece sonunda, onları çarpıcı bir gerçeğe ulaştırır.

ÖDÜLLER
2008 yılı Afife Jale Tiyatro Ödüllleri-Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü
“İlk Kez O Yıl Sahnelenmiş Olan En Başarılı Yerli Oyunun Yazarı”
33.Ulusal İsmet Kuntay Tiyatro Ödülleri “En İyi Oyun Yazarı”
Tiyatro...Tiyatro... Dergisi Tiyatro Ödülleri 2008 “Yılın Oyun Yazarı”
"
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Sürekli yalan söyleyip herkese kötü davranan kendini beğenmiş güzel prenses, kendisine büyük bir iyilik yapan kurbağaya da kötülük yapar ve kalbini kırar. Daha sonra kötü kalpli büyücünün elinden de iyi kalpli kurbağanın yardımı ile kurtulur. Prenses yaptığı hatayı anlar, pişman olur. Kurbağadan özür diler, bir daha kimseye kötü davranmayacağına söz verir. Tekrar prens olan kurbağa ile mutlu bir yaşam sürerler.

Oyunumuzdaki şarkılara ayrı ayrı koreografi uygulanmıştır.

Oyunumuzu 5 oyuncu ve 2 teknik çalışanımızla oynamaktayız.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Tanınmış bir kardiyovasküler cerrah olan Dr. Steven Murphy, oftalmolog eşi Anna, iki örnek niteliğindeki çocukları; 12 yaşındaki Bob ve 14 yaşındaki Kim ile kusursuz bir hayat yaşamaktadır. Steven'ın kanatları altına aldığı yetim bir genç olan Martin ise bu dengeyi bozmak üzeredir. Martin kendini ailenin hayatına sokmak için rahatsız edici bir çaba sarf etmeye başladığında ailenin huzuru bozulmaya başlar. Martin'in gerçek amacı ortaya çıktığında ve Stephen uzun süredir unutulmuş bir suçla karşı karşıya kaldığında, Murphy ailesinin evdeki mutluluğunu parçalanmaya başlayacaktır...
Ünlü Yunan yönetmen Yorgos Lanthimos'un yönetmen koltuğunda oturduğu filmin senaryosunu Efthymis Filippou ile Lanthimos birlikte kaleme aldı. Filmin başrollerinde ise Nicole Kidman, Alicia Silverstone ve Colin Farrell yer alıyor.
ORİJİNAL   KONSER
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
1 Kadın ve 1 Erkek.. Birbirine aşık ama bir o kadar da burnunun dikine giden bir çift..Tanışmaları ile başlayan hikayeleri geçmiş zaman,şimdiki zaman ve gelecek zaman içinde geçen,seyircilerin de oyunun içine dahil olduğu 2 perde komedi. Kadın ve erkek ilişkilerinin mizahi bir dille anlatıldığı herkesin kendinden birşeyler bulabileceği sıcacık bir romantik komedi.
“Bugün bir palyaço olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu…”

Rumen yazar Matei Visniec tarafından kaleme alınan Küçük Bir İş İçin Yaşlı Bir Palyaço Aranıyor oyunu, zamandan soyutlanmış ve artık geçmişteki gibi güldüremeyen üç palyaçonun iş görüşmesi için geldikleri penceresiz bir odadaki traji-komik bekleyişini ve bekleyiş sırasındaki narsistik çatışmalarını konu alır. Samuel Beckett’in Godot’su gibi, ne olduğu ve kim tarafından verildiği belli olmayan bu işi “son umut” olarak gören üç eski arkadaşın “insan”a dair varoluşsal korkuları ve mücadeleleri, oyunun sahnelenişinde de görünür kılınmaktadır.

Yazar: Matei Visniec
Çeviren: Ahmet Güngören
Yöneten: Arda Öztürk
Yapım: Seksendokuz
Reji Danışmanı : Noyan Ayturan
Kostüm Tasarımı : Merih Süalp
Sahne Tasarımı : Hiba İbrahim, Arda Öztürk
Yönetmen Yardımcısı: Mehmet Dinler
Proje Koordinatörü : Seçil Elçin
Dekor Uygulama: Murat Efe
Işık-Ses Kumanda: Kaan Kara, Seçil Elçin
Afiş-Broşür Tasarım: Hiba İbrahim
Oyuncular: Candaş Çetinkaya, Ahmed Saka, Utku Arslan
Dördüncü: Kaan Kara

Bilgi ve rezervasyon: www.tiyatro89.com
https://www.instagram.com/tiyatro89/
https://twitter.com/tiyatro89
TÜRKÇE   ÇOCUK MÜZİKALİ
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Küçük Kara Balık yaşamın sadece küçücük bir derenin dar sınırlarından ibaret olmadığını düşünür. Farklı dünyalar, değişik yaşamlar tanımak ve özgürce yaşamak ister . Annesi ile küçük bir derede yaşayan Küçük Kara Balık; bu derenin dar sınırlarından kurtularak, dünyada neler olup bittiğini ve başka canlıların varlığını da araştırmak istemektedir. Bilgili arkadaşı sümüklü böceğin de desteğiyle, annesinden izin alarak ve böylece sınırlarını zorlayarak yeni dünyalara doğru bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuğu sırasında bir sürü maceraya atılır ve yaşam hakkında pek çok şey öğrenir.
Nehirleri, denizleri, büyük diyarları ve birbirinden farklı iyi kötü canlıları keşfederek maceradan maceraya doğru atılır…
Burcu’nun doğum günü partisi için hazırlık yapan küçük kurbağanın beklenmedik iki misafiri vardır. Edi ile Büdü kurnaz, akıllı farelerdir. Küçük kurbağanın yaptığı hazırlıkları sabote ederek, onunla alay edip dalga geçerler. Edi ile Büdü küçük kurbağaya kötü davransalar bile, küçük kurbağa doğum günü hazırlıklarını tamamlar ve Burcu’ya sürprizi göstermek için evinin bahçesine çıkarırlar.
Burcu evin bahçesine çıktığı zaman bahçe kapısında bekleyen iki fareyi görür. Burcu fareleri çok sever ve annesinden fareleri içeri almak için izin ister, partiye katılmalarını istediğini söyler.
Burcu’nun annesinin pastayı getirmesiyle beraber herkes hediyelerini verir. Annesi Burcu’ya çok özel ve güzel çocukların hayallerini gerçekleştiren bir yüzük hediye eder. Kurnaz fareler söyledikleri yalanlarla Burcu’yu kandırıp yüzüğü kaybettiğine inandırır. Daha sonra fareler yüzüğü bulur ve kendi hayallerini gerçekleştirecekken kurbağa fark eder ve onların elinden yüzüğü alıp kaçıp korkmalarını sağlar. Küçük kurbağa Burcu’ya yüzüğünü teslim eder ve hayalinin gerçekleşmesini sağlar.
Masalımızın sonunu hep beraber izleyelim..
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Küçük Pandaların, yaşadıkları köyü soymaya çalışan iki hırsıza karşı verdikleri mücadele komik bir dille anlatılmaktadır.

Bu oyunda çocuklarımıza, soru sormaktan korkmamaları gerektiğini ve gerekli soruların mutlaka sorulması gerektiğini anlatmaktayız. Ayrıca bir çok iç mesajın yanında (arkadaşlık duyusunun pekiştirilmesi, yardımlaşma, birlikte başarma gibi) diğer bir önemli konu da ekolojik dengenin korunması ve çevre bilincinin yerleştirilme çabasıdır.

Oyunumuzda 7 tane şarkımız bulunmaktadır ve bu şarkılarımıza koreografi uygulanmıştır. Görsel olarak bol renkli ve işlevli bir dekor anlayışı içinde olunmuştur. Kostümler yine aynı anlayışla, sevimli ve eğlendirici olarak hazırlanmıştır.

Oyunumuz 5 oyuncu ve 2 teknik çalışanımızla oynanmaktadır. Oyunumuz 1 saat sürmektedir.
TÜRKÇE   3D , 2D
Angela Sommer-Bodenburg'un çok satan roman serisinden uyarlanan film, 13 yaşındaki vampir Rudolph'un maceralarını anlatıyor. Rudolph'un bağlı olduğu vampir birliği, avcılar tarafından tehdit edilmektedir. Endişeli Rudoplh, bir gün kendisiyle aynı yaşta olan 'fani' Tony ile tanışır. Tony başta vampirler olmak üzere tarihi şatolar, mezarlıklar gibi fantastik unsurlara hayran bir çocuktur! Tony'nin yardımıyla Rudolph ailesini avcılardan korur ve ikili arkadaş olurlar! Fantastik çocuk filminin yönetmenliğini Richard Claus ve Karsten Kiilerich beraber üstlenirken, orijinal seslendirme kadrosunda Jim Carter, Rasmus Hardiker, Alice Krige, Tim Pigott-Smith, Miriam Margolyes, Matthew Marsh, Joseph Kloska, Phoebe Givron-Taylor, Amy Saville ve Diane Wilson gibi isimler yer alıyor.
TÜRKÇE   NORMAL
Arkaik çağlardan günümüze kadar, kadının içsel yolculukları anlatılmakta. Arkada ki perdede oyunla ilgili filmler akarken, müzisyenlerin doğaçlama müziği eşliğinde kadın meddah tarafından hikayeler anlatılmaktadır. Biz bu farklı ve ses getiren çalışmamızı Sinematik Müzikal Anlatım olarak tanımlamaktayız.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Tiyatro Mie, Dünya çocuk edebiyatının klasiği Sinderella'yı sahneliyor.

Kabağın saray arabasına dönüştüğü fantastik öyküsü ve orjinal dönem kostümleri, büyüleyici danslarıyla çocuk büyük herkesi büyülüyor.

Babasının evlenmesi ile eve gelen üvey kız kardeşleri Sinderella'yı güzelliği yüzünden kıskanırlar. Ona hizmetçi gibi davranır, ocağın önünde uyuduğu için Külkedisi derler.

Bir gün, ülkenin Prensi bir balo verir, Sinderella da bu baloya gitmek ister ama üvey kardeşleri ona izin vermezler. O gece neler olur neler? Hep birlikte izleyelim, görelim..
ORİJİNAL , TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
ORİJİNAL   OPERA
BİRİNCİ PERDE
Sıkıntıları, endişeleri, alışkanlıkları, huyları ve zevkleri hemen hemen aynı olan dört arkadaş; şair Rodolfo, ressam Marcello, filozof Colline ve müzikçi Schaunard, Monmartre'de eski bir evin çatı katında oturmaktadırlar. Perde açıldığında camları buzlarla kaplı fakir döşenmiş bir çatı arası görülür. Ressam Marcello, titreyerek 'Kızıldenizi Geçiş' adlı tablosunu bitirmeye çalışmakta, şair Rodolfo soğuktan morarmış parmaklarıyla oyununu yazmaktadır. Marcello odadaki son tahta eşya olan iskemleyi, belki günlerden beri yanmayan ocağa atmak isterse de Rodolfo oyunun perde perde yakılmasının daha doğru olacağını söyleyerek yerinden kalkar. İki arkadaşın zarif bir resitatif tekniğiyle işlenmiş diyaloğuna orkestra ritmik, renkli buluşlarla eşlik etmektedir. İçeri filozof Colline girer ve Noel gecesine rağmen veresiye alışveriş yaptıkları bakkalın kapalı olduğunu üzüntüyle bildirir. Kurtuluşu müzikçi Schaunard müjdeler. Üç gün önce garip karakterli bir İngilizin papağanına şarkı dersi vermek için angaje olmuş, parayı çabuk almak için flört ettiği hizmetçi kızın yardımıyla hayvanı zehirlemiş, ders parasını almıştır. Cebi para, elleri yiyecek ve şarapla doludur, ayrıca odun da getirmiştir. Yemeği çatıda yiyip, Noel'i Momus kahvesinde kutlayacaklardır. Dört arkadaş neşeyle ocağı yakıp sofrayı kurarlarken ev sahibi Benoit gelir. İki aydır biriken kira borçlarını ister. Dostlar adamı bir kızla gördüklerini, eğer borcu istemeyi sürdürürse, karısına haber vereceklerini söyleyerek, kahkahalar arasında adamı kapı dışarı ederler. Artık Cafe Momus'a gitmek için bir neden kalmamıştır. Üç arkadaş çıkarlar. Rodolfo, dergiye yazacağı kısa bir makaleyi bitirmek üzere kalır. Yazısını tamamlamak üzereyken kapı çalınır, şair açar. Kapıda fakir giyimli, soluk benizli güzel bir kız durmaktadır. Şamdan sönmüştür, kendi şamdanından kızın mumunu yakar; kızın güzelliği karşısında şaşırmıştır. Şamdan tekrar söner, kız telaşla anahtarını düşürür. Her ikisi de karanlıkta anahtarı aramaya koyulurlar. Tam o sırada Rodolfo'nun eli kızın elini bulur, genç şair duygularını: 'Bu küçük el ne kadar soğuk' diyerek anlatır. İçeri vuran ay ışığı her ikisini de büyülemiş gibidir. Bu defa Mimi, içli şarkısıyla kendini tanıtır, yoksul ve zavallı yaşamını anlatır. Dışarıdan üç arkadaşın sesi duyulur, Rodolfo'yu beklemekte, sabırsızlanarak marş ritmiyle 'Momus, Momus' diye bağırmaktadırlar. İlk bakışta birbirlerine aşık olan gençler, ay ışığı altında kendilerini unutmuşlardır. Kemanların tatlı melodisi, arpın su damlalarına benzeyen tınıları eşliğinde beraberce aşk şarkısına başlarlar ve kolkola kapıdan çıkarlar.

İKİNCİ PERDE
Noel gecesi Monmartre'da Cafe Momus'un önü. Kalabalık neşeyle dolaşmaktadır. Rodolfo ile Mimi, üç arkadaşın oturduğu masaya yaklaşırlar; şair, kızı onlara tanıtır. Marcello, Mimi'ye Rodolfo'dan bir hediye kabul edip etmediğini sorar, Mimi gururla şapkasını gösterir. Hepsi neşeyle konuşmakta, aşk hakkında yarı ciddi düşünceler yürütmektedirler. Bu sırada ressam Marcello'nun eski sevgilisi Musetta, Alcindoro adlı bir zengin ile görünür. Kıskanç ressam garsona seslenir: 'Bana bir şişe zehir getir!' Musetta yanlarındaki masaya oturmuştur. İki gencin ayrılmış olmalarına karşın hala birbirlerini sevdikleri anlaşılmaktadır. Aralarında masadan masaya tartışmalar başlar. Musetta, çapkınca pozlarla ve Marcello'nun homurtuları arasında ünlü cilveli valsini söyler.Parça bitince ayakkabısını çığlıklar içinde çıkarıp atar, sözde ayağını sıkmaktadır. Alcindoro'ya derhal yeni bir ayakkabı getirmesini söyler. Zavallı ihtiyar uzaklaşınca, gençlerin oturduğu masaya koşar, sevgilisi Marcello'nun kollarına düşer. Eğlence zirvededir. Noel geçidi başlar. Gençler gitmeye karar verirler, Musetta, her iki masaya ait hesap pusulasının biraz sonra gelecek olan ihtiyar tarafından ödeneceğini söyler, hepsi kolkola geçide katılarak uzaklaşırlar. Alcindoro yeni bir çift ayakkabı ile döner, hesap pusulalarıyla karşılaşır, bir iskemleye yıkılır.
ÜÇÜNCÜ PERDE
Karlı bir
ORİJİNAL   OPERA
ORİJİNAL   OPERA
BİRİNCİ PERDE
Paris gece yaşamının tanınmış kadınlarından Violetta Valery'nin evinde, zengin döşenmiş bir salon. Violetta bir parti düzenlemiştir. Fraklı genç erkekler ve şık tuvaletli kadınlar, durmadan içilen şampanyanın etkisiyle çılgınca eğlenmektedirler. Violetta'nın etrafı hayranlarıyla çevrilidir. İçeri yakışıklı bir delikanlı girer; bu öteden beri Violetta'nın hayranı olan Alfredo'dur. Violetta, delikanlı ile gelen Gastone'yi bir masaya oturtur ve onlara şampanya ikram eder. Alfredo kadehini kaldırır ve herkesin katıldığı ünlü içki şarkısını söyler. Violetta delikanlıya yaklaşır, her ikisi de heyecan içindedirler. Kadın kurnazca bir plan uygulayarak, diğer konukları dans etmeleri için salona gönderir. Böylece yalnız kalan iki yeni sevgilinin aralarındaki aşkı birbirlerine anlatmamaları için bir neden yoktur. Kadın, Alfredo'ya dikkatli olmasını, bağımsızlık ve zevk veren dostlar için yaşadığını, bunlar olmazsa kendisini bırakmasını söyler. Konuklar yavaş yavaş salona dönerler, sabah olmaktadır. Herkes veda ederek ayrılır. Konuklar çıktıktan sonra Violetta bir divana uzanarak düşlere dalar; çok tuhaf duygular içindedir, çocukluğundan beri özlediği saf ve temiz aşkı bulmuştur, aşık olmuştur. Dışarıdan Alfredo'nun sesi duyulmaktadır.

İKİNCİ PERDE
Sevgililerin kaldığı sayfiye evinde bir salon. Her ikisi de büyük aşklarına karşı koyamamışlar ve birlikte yaşamaya başlamışlardır. Avdan yeni dönen Alfredo, çok mutludur. Violetta, çılgın yaşama veda etmiş, mücevherlerini satarak geçinecekleri parayı bulmuştur. Hizmetçi Annina, yine bazı şeyler satmış, bir miktar daha para getirmiştir. Ne var ki bu paralar geçinmelerine yetmemektedir. Alfredo gerçeği anlar ve Paris'e giderek para bulmaya karar verir. Bunu Annina'ya söyler, Violetta'ya kısa bir mektup bırakır. Yalnız kalan Violetta'ya uşak bir zarf uzatır. Flora'nın düzenlediği yeni bir partinin davetiyesidir bu. Tam o sırada içeri yaşlı bir adam girer; adam Alfredo'nun babası Germont'tur. Kadından oğlunu bırakması için ricaya gelmiştir. Violetta önce teklife karşı çıkar. Ama adamın sıraladığı bazı nedenler yüzünden kabul eder ve derhal Flora'ya mektup yazarak, onun yanına gideceğini bildirir. Bir diğer mektupla da sevgilisine veda eder. Tam o sırada Alfredo gelir, Violetta'yı vazgeçirmeye çalışır, ama beceremez. Violetta onu terk etmiştir. Delikanlı bitkin bir halde odaya giren babasının göğsüne yığılır. Baba, evlerine dönmek için oğlunu kandırmaya çalışmaktadır. Alfredo bir an Flora'nın davetiyesini görür, kıskançlık ve intikam duygusuyla kıvranmaktadır. Hemen karar verir; Paris'e gidecek ve Violetta'yı bulacaktır.

ÜÇÜNCÜ PERDE
Flora'nın evinde salon. Parti başlamıştır. Fal bakan çingeneler, boğa güreşçileri bile çağrılmış, eğlence için her şey düşünülmüştür. Masaların bazılarında kumar oynanmaktadır. Alfredo gelir, bir masaya oturarak oynamaya başlar. Az sonra Violetta, yeni sevgilisi Baron'un kolunda içeri girer. Bu arada Alfredo sürekli kazanmaktadır. Sevgililer arasında sesiz bir savaş başlar. Konukların diğer odaya geçmesinden yararlanan Violetta, Alfredo'ya yaklaşarak Baron ile bir sorun çıkarmaması için ricada bulunur. Alfredo bunu kabul etmez; konukları içeri çağırarak Violetta'yı sevdiğini, ancak onun paradan başka bir şey düşünmediğini haykırır ve kazandıklarını kadının ayaklarına atar. Violetta yığılır. Herkes delikanlıyı ayıplamakta, kadına acımaktadır. Alfredo yaptığına pişmandır. Bunun üzerine Baron onu düelloya davet eder. Diğer yandan Violetta, delikanlının bir gün kendisi için yaptığı fedakarlığı anlayacağını ve onu ölünceye kadar seveceğini söyler.
Paris'te Violetta'nın evi. Güzel kadın ölüm derecesinde hastadır. Doktor gelir, Violetta'ya pek yakında iyi olacağı umudunu verir, hizmetçiye de yaklaşmakta olan ölüme hazırlıklı olmasını tembih eder. Dışarıda karnaval kutlanmakta, halk çılgınca eğlenmektedir. Anina, Violetta'ya bir mektup getirir; mektup baba Germont'dan gelmektedir. Habere göre, düello yapılmış Baron yaralanmıştır. Alfredo içer
ORİJİNAL   SPOR
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Hurşid Bey, Şile tarafında gezinip dururken bir kız görür. Bey, kızı çok beğenir. Kız da Beyi görünce alı al, moru mor olur. Ama kızın babası Horhor Ağa bu aşka onay verir mi hiç... Efendim bakmayın siz onun öyle “höngür de höngür” ağlayıp, mazlum edalarında kızını aradığına. Ne yontulmamış kerestedir oo... Az sonra gelecek görürsünüz... Yok, “Kızının köyde yavuklusu varmış. Adı da Kel Memiş miş. Yok, boy pos zebella gibiymiş, pehlivan Memiş miş miş.”. Allahtan erken davranan Hurşid Bey Fatma’yı konağa kaçırdı da Horhor Ağa için zor günler başlar oldu.
Gel bakalım leblebici gel de gör gününü...
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Hayalin gerçeğe, gerçeğin hayale dönüştüğü bir hikaye…
Leyla ile mecnun… İki can, iki ateş, binlerce yıldır unutulmayan bir aşkın adı.
Çöllerde hakikate yolculuğu mecnunun…
İyi seyirler…!
TÜRKÇE   KONSER
Koro Şefi - M.Tanju Demirkol
ORİJİNAL   MÜZİKAL
Lüküs Hayat, Türk toplumunun Batı ile yüzleşmesi ve bu çerçevede yaşanan gülünçlükleri sahneye taşıyan, iki farklı kültürün yüzleşmesinden ortaya çıkan durumun değişmezlerini anlatmaktadır. Küçük hırsızlıklarla geçinen 'Rıza' ile 'Fıstık' bir zengin eve girince kendilerini kıyafet balosunda bulurlar. İkilinin içine düştüğü bu yeni ortam, batılılaşma özentisinin ortasına düşmüş halktan insanların durumudur. Çelişkilerin iyice keskinleştiği yaşam biçimleri komik olaylara neden olmaktadır.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
M.Ö. 490-478 yılları arasındaki Yunan-Pers Savaşları’ndan sonra, Yunanistan’ın iki büyük gücü olan Atina ve Sparta arasındaki iktidar mücadelesi ile artan gerilim, M.Ö. 411’de savaşa dönüşür. Yıkımdan ve ölümden başka bir şey getirmeyen savaşa karşı, kadınlar Lysistrata’nın liderliğinde örgütlenir. Bütün istedikleri savaşsız, kansız bir dünyadır ve erkeklerini barışa zorlamak için her türlü yolu deneyeceklerdir.
ORİJİNAL   OPERA
William SHAKESPEARE’in aynı adlı oyunundan hareketle yine bir Verdi operası “Macbeth”, 20 Haziran 2017 Salı akşamı Zorlu PSM Ana Tiyatro’da opera severlerle buluşuyor. Lanetli bir tutkunun esiri olan Macbeth’in iktidar hırsı ve kendisiyle hesaplaşması, Mersin Devlet Opera ve Balesi tarafından Recep AYYILMAZ rejisiyle sahnede. Orkestra şefi Nathalie MARIN…
TÜRKÇE   NORMAL
Macbeth oyununda, kahramanların hırslarının kontrolden çıkmışlık durumunu başka bir boyuttan ele aldık. Cadıların insana dönüşme hikayesi üzerinden kurguladık. ölümle yüz yüze gelecek kadar kanlı bir hırsa dönüşmüş bir kral olma sevdalısının bütün suçu cadılara atmasının degil de insan olmanın ve nefsiyle savaşını kaybetmesine dönüştürdük. Yenilmez olduğunu ölümsüzlük ararken ölüme düşmesini konu alan macbeth oluşturduk. Bugüne kadar yaptığımız oyunlardan farklı olarak daha evrensel bir hikaye ele almamız zordu ama başardığımıza inanıyorum.
Eğer babanız dünyanın kayıp köşelerini çizen efsanevi ve maceraperest bir kaşifse, kaybolduğu zaman ne yaparsınız? Eğer Charles Willard`ın çocukları Mo ve Melody iseniz, onun ayak izlerini takip edeceksiniz.

Kararlı kardeşler önce Willard'ın en yakın dostu Hintli bilim adamı ve mucit, Profesör SHONKU'nun yardımına başvururlar. Mekanik yardımcısı Robu ve bahçıvanlıkta savaşmaktan daha yetenekli olan kaçak yolcu Avi ile birlikte, bu ayak takımı grup kendilerini Himalayalar’ın derinlerinde Willard’ın son izlerini dağlara doğru takip ederken bulurlar. Ancak yolculukları gözlerden kaçmaz.Willard ve Shonku’nun eski düşmanı Franzotti; sağ kolları Luigi ve Thomasina Shonku Manor’u nereye giderse gitsin takip ettirir. Franzotti'nin en sevdiği oyun, Willard ve Shonku'nun ortaya çıkardığı hazineleri veya eserleri çalmak ve onların buz gibi soğuk Nepal’e giderken büyük bir şeyin peşinde olduklarını bilir.
Shonku'nun grubunun yolu, göründüğünden farklı olabilecek bir Rus rehberle (Markovitch) çakışır. Maceracılar kayıp uygarlıklara, eski tapınaklara tuzak kapılara, gizli ipuçlarına ve karda mahsur kalmış -belki de Willard’ı canlı gören son kişi olan- huysuz kraliçeye rastlar.

Bütün tarafların yolu; ünikornlar, yarı insan yarı boğa canavalar, ejderhalar gibi mistik canlılara ev olan Himalaya vadisinde sadece birkaç kişinin görebildiği gizli, efsanevi rüyalar bahçesinde kesişir.
Çocuklar babalarını bulacak mı? Franzotti'nin bahçenin efsanevi hazinelerini yağmalamasını engelleyebilecekler mi?
ORİJİNAL   OPERA
BİRİNCİ PERDE
Amerikalı deniz teğmeni Pinkerton, Nagazaki'de tanıdığı Madama Butterfly adıyla bilinen küçük, güzel Japon kızı Cio Cio San ile Japon törelerine göre evlenecektir. Evlenme kılavuzu Goro ona yeni evini gösterir, hizmetçi Suzuki'yi tanıtırken Amerikan konsolosu Sharpless de gelir. Uzaktan Cio Cio San ve arkadaşlarının sesi yansır, gelin yaklaşmaktadır. Nikâh töreni biterken kızın amcası Buda rahibi Bonzo görünür. Yeğenini bir gün önce misyona girerken görmüşlerdir, demek bu evlenmeyi kocasının dinini kabul edecek kadar ciddiye almaktadır. Goro, Cio Cio San´ı lanetler. Bu davranışa arkadaşlarının da katılması kızı üzmüştür, ağlamaktadır. Pinkerton karısını kolları arasına alır, onu avutarak evlerine doğru götürür.

İKİNCİ PERDE 1. Bölüm
Aradan üç yıl geçmiştir. Pinkerton gitmiş, Cio Cio San ondan bir daha haber alamamıştır bu arada Pinkerton'dan bir de oğlu olmuştur. Gözü hep limanda kocasını beklemektedir. Sharpless gelir, teğmenden aldığı bir mektubu okumak ister. Teğmen evlenmiştir, onu bildirecektir, fakat kadının içtenliği karşısında vazgeçer. Goro ise teğmenin artık dönmeyeceğini umduğundan Cio Cio San'a koca olarak Yamadori adında bir Prensi bulmuş, alıp getirmiştir. Cio Cio San'ın cevabı kesindir. O zaten evlidir, kocasını beklemektedir. Limana bir savaş gemisi girer, Pinkerton'nun gemisidir bu. Cio Cio San hizmetçisi Suzuki ile evi çiçeklerle süsler.

İKİNCİ PERDE 2.Bölüm
Cio-Cio-San bütün gece beklemiştir, fakat Pinkerton gelmemiştir. Suzuki onu içeriye uyumaya gönderir. Sharpless, Pinkerton ve karısı Kate sabah erkenden Suzuki'yİ yalnız bulmak ümidiyle gelmişlerdir. Durumu Cio Cio San'a anlatacak tek kişi Suzuki'dir. Pinkerton duyduğu vicdan azabıyla dışarıya kaçar. Cio Cio San, Kate'i görünce gerçekle karşı karşıya gelir. Bu onun sonudur.
TÜRKÇE   NORMAL
1969 senesinin yılbaşı akşamında geçen oyun evli bir çiftin yaşadıkları üzerinden bir döneme mercek tutuyor. Toplumsal ve siyasal düzenin bireyin yaşamına olan etkilerini tartışan bu iki kişilik oyunda Sarp Aydınoğlu ve Sezin Bozacı aynı sahneyi paylaşacak.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
En son ne zaman masal dinlediniz? Hani eskiden toplanıyorduk ateşin etrafında, söz, müzik, masal, tılsımlı bir an paylaşmak için… Peki, bu karmaşık şehrin ortasında bir masal zamanı olur mu? Yolcu kalmasın, biz gidiyoruz, masalların peşinden yolla çıkıyoruz. Masal ve müziğin birleştiği noktada bir yolculuğa davet ediyoruz sizi. Masalların tılsımlı yolunda, bütün yetişkinleri hayal dünyasının kapılarını açmaya çağırıyoruz. Bu masal yolcuğu yetişkinler için olsa da herkes için anlatıyoruz. Benim çocuğum bir buçuk saat boyunca bizimle bu serüvene çıkmaya hazır diyorsanız onu da getirin, mutluluk duyarız.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Yazan/yoneten: Esin Kartaloğlu
ORİJİNAL   MODERN DANS
ORİJİNAL   MODERN DANS
TÜRKÇE   MODERN DANS
TÜRKÇE   NORMAL
7 FARKLI SKEÇLE MEMURLARIN VE TÜM EMEKÇİLERİN HAK VE HUKUKU EĞLENCELİ BİR BİÇİMDE SAVUNULMAKTADIR.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
“…Kuşları boğdular, çimenleri söktüler, yollar çamur içinde kaldı… Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında, toprak anamızın koyu yeşil saçlarını göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikâyesi…” (Son Kuşlar) SAİT FAİK

Ünlü öykücümüz Sait Faik Abasıyanık’ın hayatı ve eserlerinden oluşan bir seçkiyle bu oyun; müzik, dans ve görsel efektleriyle genç seyircimizi edebiyatla buluşturmayı hedefliyor. Yanınızda başkalarının okumaktan zevk alacağını düşündüğünüz ve Devlet Tiyatroları’nın başlattığı kitap kampanyasına bağışlayacağınız bir kitap getirmeyi unutmayınız…
TÜRKÇE   NORMAL
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
"Hepimiz bilirizki çocuklarımıza herşeyden önce sevdiği karakterler yön çizer. Bizde bunun bilincinde olup didaktik öğelere yer verdik. 3 Minyonun iklim değişikliğinin sebeplerini araştırmaya başlamasıyla başlayan maceramızda kitap okumanın önemi, düzenli beslenme ve çevreyi temiz tutmayı anlatan bir oyun tasarladık. Oyunumuz 40 dk olup Maskotlu Müzikal tiyatrodur...

"
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Haftasonumuzu mükemmel bir oyun ile daha eğlenceli bir hale getirmek ister misiniz? O zaman Moana'nın Maceraları'na sizi de bekliyoruz.
TÜRKÇE   NORMAL
Rus edebiyatının en önemli mizah ve siyasi hiciv yazarlarından sayılan Mikail Afansyeviç Bulgakov'un “Moliere Efendi” isimli romanından hareketle tiyatroya uyarlanan aynı isimdeki oyunda sanat ve iktidar ilişkisi konu ediliyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Oyunda, New York Manhattan’da yaşayan eksantrik karakter Florence Foster Jenkis’in gerçek hikayesi konu edilmektedir.
1940’lar; Florence Foster Jenkins müziğe fazlasıyla bağlı, tutkulu bir kadındır. Yıllardır içinde kalan opera şarkıcısı olma hayalini gerçekleştirmeye karar verir. Erkek arkadaşı St. Clair Bayfield ve piyanisti Cosme McMoon ona ellerinden gelen tüm yardımı yapacaktır.
Karşınızda “ Unutulmaz sesi”, “ilginç yorumu” ve “göz alıcı performansıyla” Florence Foster Jenkins.
Antalya DOB’da ilk kez 2015-2016 sanat sezonunda bir seri olarak sunulmaya başlanan, seyircilerin ilgi ve beğenisini kazanan, her konserde farklı eserlerin yer aldığı ‘Seslerin Büyüsü’ A Capella konserleri, bu sezonda da devam ediyor. Antalya DOB Korosu, 14 Ekim Cumartesi akşamı saat: 20.00’de keyifli ve etkileyici A Capella eserlerle görsel efektler, neşeli kostümler, devinimler ve danslar eşliğinde insan sesinin büyülü dünyasına Antalyalı sanatseverleri davet ediyor. Konserde piyanist Metin KİPER sahne alırken Antalya DOB korosunu şef Mahir SEYREK yönetiyor.
TÜRKÇE   NORMAL
Murat Köseler Flamenco Duo
TÜRKÇE   NORMAL
MUTFAK, üreten ve tüketenin, emekçi ve sömürenin, ırkçılık ve hümanizmin, savaş ve barışın ve bunlar gibi birçok çatışmaya rağmen "yaşamaya çalışmanın, devam etmenin" ; insanlık sömürü tarihinin şu anki duruma erişmesinde pastadan en büyük payı alarak hayatımızın her alanını sarmış sıkıştırmış olan, bizi hazırlayan servis eden ve yutan kapitalist üretim sisteminde, insanın nasıl yabancılaştırıldığının nasıl dönüştürüldüğünün ve nasıl öğütüldüğünün en çarpıcı haliyle sunulduğu hem metaforik hem ultra gerçekçi bir yaşam alanıdır. Mutfak, dünyadır.
ORİJİNAL , TÜRKÇE   2D
Asıl sevginin, mükemmelliyette değil kusurların içinde saklı olduğunun anlatıldığı ‘Yanımda Kal’ filminde; geçmişiyle yüzleşmeden kendi mükemmel hayatını yaratan Mert ve tüm hayatını geçmişinde yaşadıkları üzerine kuran Ada'nın hikayesi konu ediliyor.
Romantik komedi türündeki filmin başrolünde Kiralık Aşk dizisinde canlandırdıkları Ömer ve Defne karakterleriyle büyük başarı yakalayan Barış Arduç ve Elçin Sangu yer alıyor.
ORİJİNAL   ÇOCUK OYUNU
Kış mevsiminin geldiğini nasıl anlarız? Üşümemek için neler giymeliyiz? Kardan adam nasıl yapılır? Gün geçtikçe kardan adam neden küçülür? Kahramanlarımız Tommy ve Lilly' nin kış mevsimi ile yakından tanışma fırsatı bulduğu bu oyunda, hava şartları elverdiği müddetçe dışarda kartopu oynayıp kardan adam yaparak vakit geçirirler. Fakat yaptıkları kardan adamın gün geçtikçe neden küçüldüğünü bir türlü anlayamazlar…

NEDEN İZLEMELİYİM?
Oyunumuz arkadaşlık teması üzerinden paylaşma ve yardımlaşmanın önemini vurgulamaktadır. İngilizce ile yeni tanışan miniklerimizin, dil öğretimi metotlarından da yararlanıldığı anlatım dili itibariyle kolaylıkla anlayabileceği bu oyun, mevsimler teması üzerinden hava durumu, kıyafetler, vücudun bölümleri, duygu durumları konularına değinmektedir.
Oyunumuz 3 yaş ve üzeri seyirciler için uygundur.
Oyun detaylarına www.tiyatrofil.com adresinden ulaşılabilir.
ORİJİNAL   KONSER
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
1980'li yılların başında iki kadının kesişen yolları... Yakın tarihimizde yaşananlar, bu iki kadının dostlukları çerçevesinde anlatılıyor. 12 Eylül'ün insanlarda yaptığı tahribat, yaratılan korku ortamı ve bu ortamda hissedilen derin çaresizlik...
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Katherine Desouza kayıptır ya da öldürülmüştür. Öldüren kişi Kevin olabilir, olmayabilir de. Kevin ona yüklenen seri cinayetler suçlamasını kabul etmeyip masum olduğunu iddia etmektedir. Kevin’le arasında geçmişte gönül bağı olan Fay tutukevinde onu sık sık görmeye gelmektedir. Katherine’in babası David kızının kayboluşunun altında yatan gerçeği ortaya çıkarabilmek için Fay ile arkadaşlık kurmaya başlamıştır. Ancak kullanılmakta olan kimdir, akıl oyunlarını oynayan kimdir?
TÜRKÇE   NORMAL
Geçmiş ve bugün arasında ki yaşam tarzı, moda, müzik, sinema ve kültür anlaşıyının değişiklik göstermesini anılardan ve belgelerden faydalanarak anlatı şeklinde seyirciye aktarılmasıdır.
" sakın üzülme, üzülme ve bil ki dünya dediğin lüzumsuz bahçe, bazen her yer , bazen tek bir yer , bazen de hiçbir yerdir. İnsan dediğin kötü tohum , bazen her şey , bazen tek bir şey , bazen de hiç bir şeydir ama tuhaf olan bu değildir Behiye. Bu işte asıl acayiplik , öyle yada böyle oluşunun aslında hiç farketmeyişidir ve işte tam da fark etmediğini farkettiğin o nefti anda, alemin ritmi bozulur, içi boşalır, bir güvercinin karda bıraktığı ayak izine dönersin... " Nermin Yıldırım (Saklı Bahçeler Haritası)

‘’Vicdanımız kuruyor. babalarını erken kaybetmiş yetim çocukların masum başlarını koyacakları göğüsler çoktan çöktü, farkında mısınız? göğüs çöktükçe zulüm tepemizde kalıyor. kavisli ve dolaşık geçmişimizse, bozuk düzenimizin telleri olmuş. duyduğunuz sesler bu yüzden içli ve bu kadar derinden geliyor.’’ Ercan Kesal (Peri Gazozu)
TÜRKÇE   NORMAL
“Neden diğer insanlar benim anne ve babamdan farklılar, görünüşleriyle bile? Neden diğer insanların yüzlerinde gülücükler varken bizim küçük köşemizde hiç kimse gülmüyor ya da hiçbir mutluluk ifadesi göstermiyor?” diye sorguluyor küçük Netoçka yaşamak zorunda kaldığı yazgısını… Dostoyevski küçük bir çocuk duyarlılığıyla ortaya seriyor, etrafımızdaki şartlar ve insanlar değişse de değiştirilemez olan yalnızlığımızı…

Edebiyat tarihi açısından önemli, ancak, yazarın diğer eserlerinin gölgesinde kalmış olan bu eser, küçük bir kız çocuğunun, çocukluktan ergenliğe geçiş sürecinde hayatı ve kendisini tanıma macerasını, yaşadığı büyük trajedilerden, sevgi ve dostluğa tutunarak sıyrılma çabasını, Dostoyevski’ nin emsalsiz ifade gücüyle anlatıyor…

Büyük yazarın, tamamlanmamış tek eseri olan, Netoçka Nezvanova, Türkiye de ilk defa Yabancı Sahnenin yorumuyla 2017-2018 sezonunda seyirciyle buluşacak…
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
1, 2, 3, 4, 5… Bine kadar sayacak. 6, 7, 8, 9… Başarılı bir gazeteci… 10, 11, 12, 13... Aldatan bir koca… 14, 15, 16, 17… Kendini kendi yalanlarında kaybetmiş modern hayatın bir kurbanı… 18, 19, 20, 21... İntihar genetik bir bozukluk mu yoksa bir tercih mi? 22, 23, 24, 25… Kişi, haklı sebepleri olsa bile bu yolu tercih etmekten başka bir yol bulamaz mı? 26, 27, 28, 29…
Turrini’nin bu çok beğenilen intihar üzerine güzellemesi yaşadığımız hayatta her anı “selfie” ile ölümsüzleştirmeye yönelen bir kuşağın tartışmasına açılıyor. Hem de bedensel engelli bir sanatçı adayı tarafından. Fluksus akımından beslenen bu eser şartlar ne olursa olsun tercihinizi yaşamdan ve sanattan yana yapmanız konusunda bir umut ışığı olmayı hedefliyor. Siz de devam edebilirsiniz.
…1000!!?
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
... Hiç kimse olmayacak.
Yalnız kalacağım.
Yalnız kalanlar bilir...
Yalnız bırakanlar bilir...
Acı verir !
Bir yal...
ORİJİNAL   OPERA
TÜRKÇE   2D
Fırat'ın arabası hırsızlar tarafından çalınır. Arabanın içinde Fırat’ın kızının doğduğundan bu yana çekilmiş tüm fotoğraflarının ve videolarının olduğu ve başka da kopyası olmayan bir hard disk vardır. Melih, Fırat ve Alper, hard diski alabilmek için yola düşer ve kendilerini hem komik hem de aksiyon dolu bir maceranın içinde bulurlar.
Youtube kanalında izlenme sayısında dünya çapında üst sıralarda yer alan “OHA Diyorum”un 3 fenomeni Melih Abuaf, Fırat Sobutay ve Alper Rende ile oyuncu Bahar Şahin’in başrolde olduğu, kanallarıyla aynı adı taşıyan filmin yönetmen ve senaristliğini Ersan Özer üstleniyor.
Orhan Veli’nin naif dünyası, şiirleri ve yaşamından kesitler; müzik, dans ve şarkılı bir sahne sunumuyla sergileniyor.
TÜRKÇE   3D , 2D
Maurice tam bir penguendir ama içinde bir kaplan yatmaktadır. Bir kaplan tarafından yetiştirilen bu Maurice, penguenden çok Kung Fu ustası haline gelmiştir. Ormanda yaşayan arkadaşları olan Maurice, kendisinden önce annesinin yaptığı gibi emir vermeye ve adalete hükmetmeyi düşünmektedir. Fakat Koala Igor, çok şeytan olmayan babun bebekleriyle birlikte ormanı yok etmeyi planlamaktadır. Ormanın asilleri ormanı kurtarmalıdır.
TÜRKÇE   NORMAL
Ayşe Mine Salihoğlu, İzmir doğumlu tekerlekli sandalyede olan engelli bir yaşam koçudur. İnsanlara nasıl yaşanması gerektiğini öğretmeye çalışırken, kendi hayatını yaşamayı unutmuş biridir. Tam sahneye çıkarken aldığı bir telefonla tüm değerleri alt üst olur. Artık sunum değil, kendi hayatını sorgulamaya başlar sahnede. Seyircilerden biri ile girdiği diyalog ilerledikçe, Ayşe Mine’yi daha yakından tanımaya başlarız…
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Osman Bey’in, cihan devleti olma hayalini gerçekleştirme destanıdır Osmancık… Bir göç tufanıdır Türkün hayatı. Orta Asya’nın Amuderya’sından, Söğüt'ün Domaniç’ine yürüyüşünün şanlı akışıdır Osmancık... Osmancık’tan, Osman Bey’e, Osmanlılara yürüyüştür bu…
TÜRKÇE   NORMAL
Atölye boyunca, iç enerjisinin farkına varması hedefleniyor. katılımcı bildiği oyunculuk teknikleriyle beraber sahnede enerjisini birleştirmeye çalışacaktır. kendisi ve seyircinin arasında, görünmeyen bağları keşfetmek planlanıyor. Katılımcılar oyunculuk temel bilgilerine sahip olmalılardır.

Etkinlik 12 kişi ile sınırlıdır.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
John Osborne’un tiyatro tarihinde yeni bir sayfa açan başyapıtı “Öfkeyle Bak Geçmişe”, avant-garde tiyatroya doğru gelişen yazarlık serüvenine yön vermiştir. İki dünya savaşı ve ardından gelen büyük buhran ile bütün Avrupa’yı etkisi altına alan işçi hareketleri, oyunun arka planındaki toplumsal dinamikleri oluşturur. Yaşanan değişimle, dünya liderliği konumunu kaybetmiş olan İngiltere’de sınıf çatışması ortadan kalkmak yerine daha da derinleşmiştir. Bu ortamda, oyun kahramanları için artık kendilerini var etme şansı yoktur ve gelecek umudu kalmamıştır. Yeni kuşak bir yandan geçmişin değerlerine, toplumsal rol kalıplarına karşı çıkmakta, bir yandan da yeni bir varlık zemini aramaktadır. Ancak içinde bulundukları belirsiz ve güvensiz ortamda geleceği kurmaları mümkün olmaz. Ne evlilik kurumu, ne çocuk sahibi olmak, ne iş kurmak, ne de aşkın peşinde koşmak yeterli değildir. Osborne, eski dönemin dramatik geleneğinden yola çıkarak bir aşk üçgeni ekseninde, alt sınıfın daracık yaşam alanından, geçmişin değerlerinden kendini kurtarmaya çalışan kahramanların öfkeli arayışına odaklanır. Gelecek umudunu giderek yitiren kahramanların geçmişin gölgesindeki dramı gözler önüne serilir.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Gerçeğin ta kendisi gibi kaçınılmaz görmezden gelinemez gülüp geçilemez acı insanın içini yara gibi yırtan öyküler..ölümü ardında gezdiren bunu bilsede değiiştirmeye muktedir olmayan sıradan insanların halktan birilerinin öyküsü…velhasıl insanlığın geldiği barbarlık konağının öyküsü. Gözünüzü yumsanızda, kulaklarınızı tıkasanızda biryerlerden sızıp içinizi sızlatan hikayeler bunlar. Ama bizim hikayelerimiz bizden hikayeler.
İnsan kaçakçılığını konu alan bir oyun... Dijana ve İrina farklı memleketlerden, benzer nedenlerle tüm korkularına rağmen cesaret edip İstanbul’a kaçmışlardır, başlarına geleceklerden habersiz…
TÜRKÇE   2D
Başarılı bir adam yeni sevgilisi Ece ile mutlu bir hayat sürmektedir. Ancak günün birinde hırslı eski sevgilisi Sara reddedemeyeceği bir iş teklifiyle yeniden hayatlarına dahil olur. Sevgilisi Ece'yi de yanına alarak yeni işi için şehir değiştiren adam kısa bir süre sonra Ece'nin ortadan kayboluşuyla yıkılır. Ece arkasında bir veda videosu bırakmıştır ancak kimse Ece'den haber alamamaktadır. Kısa sürede Ece'nin yokluğunu Sara ile doldurmaya çalışan adam her yerde Ece'nin izlerini bulmaya başlar. Sara da evin her yerinden sesler duymaktadır. İkili yavaş yavaş korku ve paranoya dolu bir yola girerler...
TÜRKÇE   NORMAL
Hapishanenin kadınlar koğuşunda geçen oyunumuz, kadınların özgürlüğe bakışlarını ve özgürlük konusundaki hayallerini oynayarak dile getirmesini anlatmaktadır. Metin aracılığı ile kadınların içinde bulunduğu güç koşullar, toplum ve kadının konumu tartışmaya açılmaktadır.

Oyuncu Kadrosu: Ceren Arslan / Irmak Bal / Dilek Elbeli / Jale Erdemli / Aslı Şahinkaya / Buşra Tezbaşaran
PAGLIACCI bestecisi: R. Leoncavallo
CAVALLERIA RUSTICANA bestecisi: P.Mascagni
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Nikolai Vasilievich Gogol sadece bir öykü ya da roman yazarı değildi. Bilindiği üzere kendisi dram sanatına da büyük katkılar sağlamıştır. Müfettiş adlı oyunu sadece bir klasik değil, ölümsüz bir eser olmasıyla bilinir.
Gogol’ün bu yanı tüm öykülerine ve hatta romanına yansımıştır. Yani öyküler sadece okunabilir değil, dramatik yanları sayesinde oyunlaştırılabilir haldedir. Bu konuda “Bir delinin hatıra defteri.” En iyi örneği teşkil eder. Hemen dünyanın her yerinde, her önemli tiyatrosunun repertuarında kendine yer bulmayı başarmıştır. “Palto” orjinal adıyla “Shinel” adlı öykü ise daha önce Jean Cosmos tarafından oyunlaştırılmıştı. Bu oyunda Gogol de oyunun bir kahramanı olarak ortaya çıkıyordu. Tıpkı “Bir delinin hatıra defteri.” Adlı öyküsü gibi bu oyun da dünyanın bütün önemli tiyatrolarının repertuarında yer buldu.

“Palto”; Dünyanın en önemli öykülerinden biri olması dışında, Rus edebiyatının açılış seremonisi olan bu öyküyü her zaman tek kişilik bir oyun olarak, oyunlaştırma ihtiyacı
vardır. Nedeni Jean Cosmos’un adaptasyonun dönemi anlatmada yakaladığı başarıyı baş karakter Akaki Akakievich’i anlatmada gösterememesindendir. Akaki Akakievich, tıpkı halefi olan Poprishcin gibi deliliğin sınırlarında ciddi bir gezintiye çıkar ve Poprishcin’in aksine ölüp gitmez. Hortlar! Zavallı, kimsenin görmediği, her fırsatta aşağıladığı bu küçük adam yenilmez bir intikam savaşçısına dönüşür ve tüm düşmanlarını alt edene kadar kente musallat olur. Akaki Akakievich’in hikayesi o kadar özeldir ki; onu kalabalığın içinde gördüğümüz tüm öykü ya da oyun boyunca aslında hep yapayalnızdır. Kalabalığın aydınlatamadığı tek bölgedir.

Bu özellikleri dikkate alındığında Akaki karakteri, tek başına bir yolculuğu hak etmektedir. Ben de bu nedenle Akaki’nin kendi öyküsünü anlatmasına yardımcı olmaya karar verdim.

Oyun hikaye ile aynı düzlemde hareket etmeyen, öykü ile tarihsel bağı dışında daha çok esinlenme barındırmaktadır. Baş kahraman Akaki bilmediği bir mekanda uyanır. Bu mekan eşyasız ve anlamsızdır. Hiç bir yere benzemektedir. Akaki burada tanımadığı ve bir türlü
uyandıramadığı bir adam ile karşılaşır. Bu adamın kim olduğunu sorgulamaya çalışırken, kendinin kim olduğunu bilmediğini de fark eder. Hafızasını yitirmiştir. Tüm hayatını yeniden hatırlamaya çalışır. Bazen olmamış şeylerin peşine takılır ve kaybolur. Sonunda tüm olayları ve başına gelenleri anımsar. Anımsadığı her şey asıl öykünün yani Gogol’ün Palto’sudur. Karşılaştığı insanlar, olaylar ve kendisi hepsi tek tek yerine oturur. Akaki zamanla öldüğünü de anlar. Oyunun başından beri kim olduğunu sorguladığı uyanmayan adamın kendisi yani Akaki Akakievich olduğunu anlar. İntikam için sokağa çıkar.

Küçük adam tarih boyunca ezilmiş ve ezilmeye devam edecektir. Hemen her döneme ait bir kişiliktir bu. İlk çağda da vardır. Bugün de bizlerle birlikte yaşamaktadır. Belki günümüzde Amerikan rüyası olarak adlandırılan illüzyon ile küçük adamlar “her an” önemli birilerine dönüşecekleri yalanları ile kandırılmaktadır ama bu da yine küçük adam için uydurulmuş bir yalandan başka bir şey değildir. Küçük insanlara hayallerinde olmak istedikleri adamların neler alıp, neler yedikleri anlatılmakta ve onlar gibi olabilmeleri için gösterilen ürünleri almaları tavsiye edilir. İşin gerçeği; günümüzde hepimiz birer Akaki’ye
dönüşmüş durumdayız. Hem siyasi, hem maddi hem de sosyal anlamda küçük insanlarız. O nedenle hepimizin yerine bırakalım Akaki intikamını alsın!
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Grimm kardeşlerin (Jacob Grimm 1785–1863 ve Wilhelm Grimm 1786–1859) en bilinen eseri olan Pamuk Prenses ve Yedi cüceler, 18 yüzyılda yazılmasının vermiş olduğu pedagojik hatalardan ayıklanmış ve Oktay Şenol tarafından günümüze uyarlanmıştır.
Dünyaca ünlü bu muhteşem masal şimdi Tiyatro Alkış farkıyla günümüze uyarlandı. Çocuğunuza defalarca okuduğunuz bu masalı yakından görmek istemez misiniz? Güzeller güzeli Pamuk Prenses’i, sevimli yedi cüceleri, yakışıklı prensi, kötü kalpli cadıyı ve tabii ki şaşırtıcı sihirli aynayı…
Kötü kalpli ve güzelliğine düşkün kraliçe, sihirli aynasına her gün ülkenin en güzel kadınını sorar. Bir gün ayna, Pamuk Prenses’in kendisinden daha güzel olduğunu söyleyince sinirlenir ve Pamuk Prenses'i ülkeden uzaklaştırması için sarayın komutanı Kato'ya emir verir. Yolda Pamuk Prenses’in yaptığı iyiliklerden etkilenen Kato, kraliçenin emrinin aksine Pamuk Prenses’i sınıra yakın bir yere bırakır ve kaçar. Ormanda Kato'yu aramayan Pamuk Prenses, yedi cücelerin eviyle karşılaşır. Kraliçe ülkenin en güzel kadını olmanın tadını çıkarırken, ayna bir aksilik olduğunu fark eder ve kraliçeyi uyarır. Kraliçe, yaşlı kadın kılığına girerek Pamuk Prenses'e zehirli elma ikram eder. Artık Pamuk Prenses’in uyanması için tek bir şansı vardır "O’nu yürekten seven birinin öpücüğü".
“Çocuklarınızın psikolojisine göre uyarlanmış bu oyun, sizleri hem eğlenceye hem de masalların gizemli dünyasına çağırıyor. Kaçırmayın!”
ORİJİNAL   OPERET
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Genpetta usta ağaçtan çok güzel bir kukla yapar. Adını da Pinokyo koyar. Çocuğu olmadığından, bu kuklayı o kadar çok sever ki, ''Peri Kızı'' kuklayı canlandırır. Ancak Peri Kızı'nın tek bir şartı vardır. ''Pinokyo'nun yalan söylememesi.'' Pinokyo eğer yalan söylemez ve iyi bir kukla olursa gerçek bir çocuk olabilecektir.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
"Yazan-Yöneten : Burak Çağrı Aydüz
Kahramanımız Pinokyo'nun en büyük hayali, illüzyon sanatçısı olmaktır.Hatta bunun için yetenekli bir illüzyonistin yanında iş bulmuştur.Ona hem gösterilerde yardımcı olmak hem de kendini geliştirmek için yakın bir şehre gelen meşhur bir sirke doğru yolculuğa çıkmaya hazırlanırlar. Ancak yolculuğun başında aksilikler peşlerini bırakmaz ve sirke doğru giden treni kaçırırlar. Bu olay ikilimiz için sihirli bir maceranın başlangıcı olacaktır. Bakalım kahramanlarımız bu maceradaki zorlukları aşıp başarıya ulaşabilecekler mi? İzleyelim ve görelim..."
TÜRKÇE   NORMAL
Plastik Aşklar oyununda çağımızın tedavi edilemez sorunu, insanlar arasındaki iletişimsizlik konusunu ele alınıyor. Bu evrensel insanlık sorununu, toplumun kadın-erkek ve evlilik kurumu üzerindeki görüşleri, eleştirel ve mizah dolu bir içerikle sahneye taşıyor. “Aynı adamı sevmiş iki kadın... Yüzleşme ve sırlar..." Bu iki kadının içlerindeki fırtınayı bahara çevirebilme cesaretleri ve bitmeyen umutları..
Yasemin, mafya babalarından Kulaksız Adnan'ın kızıdır ve kirli işlerle uğraşan Makber'in oğlu Semih ile birliktedir. Fakat babası bu ilişkiyi onaylamaz. Kulaksız Adnan, kızını Semih'ten ayırması için Bahri Umman'dan yardım ister. Bahri Umman bu görevi Sadrettin ve adamlarına vermesiyle tehlikeli ama bir o kadar da komik ve heyecanlı maceranın pimi çekilmiş olur.

Oyuncu kadrosunda Celil Nalçakan, Emel Çölgeçen, Musa Uzunlar ve Cem Cücenoğlu'nun yer aldığı "Poyraz Karayel: Küresel Sermaye" filminin yönetmenliğini Osman Taşçı üstleniyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Kapitalist düzende iyilik ve duygusallığın çoğu kez insanı yıkıma götürdüğünü, öte yandan kötülük ve acımasızlığın ayakta kalmayı sağlayan bir zorunluluk olduğunu anlatan oyun; ayıkken akılcı ve ferman dinlemeyen, sarhoşken tam tersi duruma gelen bir toprak ağasının öyküsüdür.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Güzeller güzeli Hint prensesi Purnima, Wenteka dağlarının ardındaki Indra nehrinin suyundan içerek sonsuz güzelliğe kavuşulabileceğini öğrenir. Hemen yollara düşer ve sırlarla dolu ormandan geçerek Indra'ya ulaşmaya çalışır. Bu yolculuk sırasında bir sürü hayvan dostu olur, onlardan bir sürü ibret hikâyesi dinler ve sonunda Indra nehrine ulaşır. Bakalım Purnima sonsuz güzelliğe kavuşabilecek mi?
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Kasabanın okumuş yazmış delikanlısı Yaşar, şehirden doğduğu kasabaya geri döner. Ancak onun dönüşü kasabanın ağası Yılanoğlu'nun işine gelmemektedir, çünkü o da Yaşar'ın sevdiği kıza göz koymuştur. Bu nedenle Yaşar'ın ortadan kalkmasını ister. Göz koyduğu kızı sevdiği gence kaptırmamak için kasabanın safı bostancı Dursun'u kandırarak Yaşar'ı öldürmesi için ikna eder. Hiçbir zaman adam yerine konmamış saf Dursun, Yılanoğlu’nun dolduruşuyla kırsal alanda pusuya yatarak Yaşar'ı beklemeye başlar. Ancak işler Yılanoğlu'nun düşündüğü gibi yürümeyecektir; Yaşar’a doğrultulmuş silah bir anda kendisine döner… Cehaletin kurbanı olmuştur.
ORİJİNAL   KONSER
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Uyanmak istemez bazen insan, gecesi karanlıksa. Suretler görünür, bulanık, dalgalı… Şöhretse eğer ruhunu yaran, gece arzuladığın ne varsa yutar bir kara delikten. Yaşamın ölümle sınırlı olduğu gerçeklikte, bir düştür yaşanan. Masmavi bir deniz… Simsiyah bir gece… Bilinmez. Yitmiş, bitmiş bir yaşam ama kabullenmesi zor çünkü umutlar devam ediyor. Bir kartpostala sıkışmış olsa da… Sayfiye’de… Soğuk bir düş bu… Üşürsün. Ama bu kez Azrail gelecek ve sen kaçamayacaksın!
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU , BÜYÜK OYUNU
"Yozgatın bir köyünde yaşayan Mahmood (Maho) köyünde aşık olduğu Haticeye kavuşamayınca MASA ‘nın düzenlediği zamanda yolculuk deneyine kobay olarak katılır. Bir anda kendisini Romeo Juliet döneminde bulan Mahmood, Juliet’e aşık olur. Haliyle günümüze gelen Romeo Juliet hikayesinin değilmemesi için bazı zorluklar çekmektedir. Gelin hep beraber görelim neler yaşanıyor.
"
Yazan & Yöneten
Oğuzhan KARADAVUT

Oyuncular
Ulaş DURMAZ
Büşra KADEM
Ebubekir HORAT
Mehmet KARAKUŞ
İbrahim SEVİNÇ
Mustafa SELÇİK
Dilara KUVAN
Halil Can SIRAY
Pınar DİNÇER
Mehmet MEHTEROĞLU
Kazım ÖZBEK
Oğuzhan KARADAVUT

Canlı Müzik
Ali ÇINAR
Orhun ÇEVİK
Duygu ÜNALAN

Ses & Işık
Turgut ÜÇGÜN

Dekor
Erhan ATABAY

Koreografi
Oğuzhan KARADAVUT
ORİJİNAL   BALE
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
“Biricik sevgim, biricik nefretimden doğdu.
Tiksinilen bir düşmanı birden sevmekle,
Harika bir sevgi doğdu böyle.”
İki düşman ailenin çocuklarının aşık olması ve sonrasında gelişen olaylar.
ORİJİNAL   BÜYÜK OYUNU
Oyunun Konusu
Oyun, 1943 yılının mart ayında Stalingrad’ın doğu bölgesinde Rus kontrolünde bulunan ve Alman savaş esirlerinin bulunduğu küçük bir tutuk evinde geçer.
Alman hücum kıtaları bu sıralarda Stalingrad dolaylarından çarpışarak Berlin’e doğru çekilmeyi sürdürmektedirler.
Olayın geçtiği tarih Almanların, Stalingrad’ı bir milyona yakın askerle ısrarla kuşatmak istediği, fakat taktik hatalar ve ısrar sonucu kaybetmeye başladığı dönemde geçer.
Hızla büyük Nazi rüyası sona doğru sürüklenmektedir. Bu sırada Alman 22. tabur komutanı olan Binbaşı ve aynı birlikteki bir Başçavuş müthiş bir çarpışmadan sonra taburdan sağ kalanlarla kontrollü bir şekilde geri çekilmeye çalışırken; bir Rus birliğince pusuya düşürülür ve etrafı çevrilir. Çatışmaya devam eden ve teslim olmayı kabul etmeyen Almanlar, neredeyse birliğin tüm mevcudunu kaybederler.
Çatışma sonunda birkaç subay, Binbaşı ve Başçavuş yaralı olarak yakalanır, bir Onbaşı ve iki Er de ağır yaralı olarak kurtarılır. Ağır yaralılar birkaç gün içerisinde hayatlarını kaybederler. Binbaşı ile Başçavuş ise iyileşme belirtileri göstermektedirler: Bunun üzerine Rus birlikleri bu iki askeri kendi kontrollerindeki kafatası tümenine getirip hapsederler.
Acaba burası gerçekten Rus askeri cezaevi midir?

- CEVDET KUDRET EDEBİYAT ÖDÜLLERİ 2012 FİNALİSTİ

- (D.T. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ EDEBİ KURUL KARARI – 17.11.2011- OY BİRLİĞİ İLE REPERTUVARA ALINMIŞTIR)

- (İ.B.Ş.T. REPERTUVAR KURULU KARARI – 29.06.2011- OY BİRLİĞİ İLE REPERTUVARA ALINMIŞTIR)

- DÜNYA PRÖMİYERİ 09.10.2014 TARİHİNDE TRABZON DEVLET TİYATROSUNDA GERÇEKLEŞMİŞTİR

- 2015 DİREKLERARASI SEYİRCİ ÖDÜLLERİ YILIN EN BAŞARILI OYUN YAZARI

- 2014 KÜLTÜR BAKANLIĞI ÖZEL ÖDÜLÜ
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
İnsaf Hanım, evlenme çağına gelmiş kızı Gülsün’e gazetede yayınlanan gönül postası aracılığıyla koca aramaktadır. Bu arayış, yoksulluktan kurtulma mücadelesidir aynı zamanda. Anne-kızın göremediği aşkın aslında çok yakınlarında olduğudur. Peki ya yoksulluk, uzakta kalacak mıdır onlar için? Şarkılı, danslı, eğlenceli bir kısmet bulma hikayesi…
Çağdaş Bale Topluluğu Türkiye’nin ilk ve tek özel bale topluluğu olarak 46. yılına yepyeni repertuvarla izleyicilerinin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Ç.B.T bu sezonda tamamen insancıl duyguları konu eden bir çalışmanın içinde. Sadece başrol dansçılarıyla özellikle bu bale eseri için bir araya gelen ÇBT nin profesyonel solistlerinin yer aldığı “Rüzgarın Savurdukları” adlı iki perdelik yapıt 21 Ekim 2017 tarihinden itibaren izleyici ile buluşacak.
ORİJİNAL   OPERA
TÜRKÇE   2D
Üretim ilişkilerinin değişmesi ile birlikte sermayenin de el değiştirmesini ve bu değişimden etkilenen insanların hikâyelerini anlatmayı amaçlayan film bunu, büyük maddi sorunlarına rağmen geleneksel yöntemlerde direnip hayata tutunmaya çalışan göçmen bir ailenin en küçük oğul İbrahim'i merkeze alarak yapıyor. Bu bölgenin acımasız sisteminin ve feodal aile yapısının getirdikleri ile İbrahim'in hayallerini gerçekleştirmeye yönelik eylemleri hem kendisi hem de ailesi için beklenmeyen sonuçlar doğuracaktır.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
New York’tan Buenos Aires’e bir gemi yolculuğu sırasında kendini tutamayarak bir satranç oyununa müdahale eden Doktor, Gestapo tarafından tecrit edildiği otel odasında, geçmişine uzanan bir başka yolculuğa çıkar.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Yugoslavya iç savaşında tecavüze uğrayıp hamile kalan Dora bebeğini doğurmayı redderken, toplu mezar kazıcılarının ekibine psikolojik destek için gönüllü olan Amerikalı psikolog Kate’in yardımı ile yaşama geri dönme yollarını arar.Savaşın silahla, bombayla yarattığı yıkımdan daha şiddetli ve vahşet dolu yıkımı kadının kimliği ve savaş alanı olarak kullanılan kadın cinselliği üzerine gerçekleşendir.
TÜRKÇE   NORMAL
Bir çiçeğin açmasını beklemek sabırla, bir hayalin peşinden gitmek, cesurca ileri atılmak, kurnazca geri çekilmek... Bir savaşçı gördüğünüzde onu kararlı bakışlarından anlarsınız, kendini belli etmek istediğinde...Savaşçı ;cesaretle yolunda yürüyen kahramanların masalını anlatır. Yola bir savaşçı olarak devam etmek için, daha çok kahramanlık hikâyesi dinlemeliyiz.
TÜRKÇE   NORMAL
Metatheatre - Pontomim
"Sefalet Üzerine, eksik olanı nerede kaybettiklerini bilmeyen dört karakterin hikâyesini konu alır. Kimlikleri, eksiklikler üzerine kurulu karakterlerin ilişkileri her geçen gün soyutlaşır ve doğal olarak varlıklarının dışında biçimlenir. Kendilerine benzeyen bir “şeyler” arzularlar ama kendilerine ait bir anlamları yoktur. Yalnızca bir zamanlar fark edildikleri, anlaşıldıkları, gerçekten gülümsedikleri anıları vardır.
“Gin. Dinle. Lütfen. İlk yılımızı hatırlıyor musun? Kahverengi-sarı bir elbise almıştım. Artık kimsenin böyle elbiseler giymediğini söylemişlerdi de, ben de bütün gece ağlamıştım hani. Cici bir kızdım ben, öyle değil mi?”

Oyuncular: Başak Cemre İdi, Canay Atabey, Demre Kamer, Muhammed Sadık Özçelik
Metin Yazımı ve Düzenleme - Yönetmen: İbrahim Hakkı Usta
Sahne Tasarım: Marta Montevecchi
Işık – Ses Tasarım ve Uygulama: İbrahim Hakkı Usta
Afiş-Broşür Tasarım: Kerem Özdoğan
*Metin, J. D. Salinger’ın Muz Balığı İçin Mükemmel Bir Gün, Sarsak Dayı Connecticut’ta, Eskimolarla Savaştan Hemen Önce, Esmé İçin – Sevgi ve Sefaletle, Yeşil Gözlüm Al Dudaklım öykülerinden hareketle oluşturulmuştur.

Kısa Film
Senaryo: İbrahim Hakkı Usta
Görüntü Yönetmeni - Kurgu: Erman Bostan
Kukla Tasarım: Mahir Dinçer
Atlas Çizimleri: Başak Cemre İdi, Duygu Yağcı

Süre: 65 dk.

Katkılarından dolayı Atakan Uçar’a ve başta Cansu Kahvecioğlu olmak üzere Kadıköy Theatron ekibine teşekkür ederiz.

Gişe Bilet Fiyatı
Öğrenci: 25 TL, Tam: 35 TL

(Rezervasyon: 05417394724
Kadikoytheatron@gmail.com )"
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
" ...ayağını sertçe yere vurmaya başladı... Tak! Tak! Tak! Tak!
...kalbim bir tuhaf atmaya başladı... Küt! Küt! Küt! Küt!
...ter mi, gözyaşı mı bilmiyorum... Karanlıkta bir ses duyuyorum... Pıt! Pıt! Pıt! Pıt!
Bir ailenin üç kuşak kadının sürekli değişen ve yükselen bir ev ekseninde birbirlerine söyleyemedikleri ve iç seslerinden oluşan bir dertlenme, arkada İstanbul. Kendilerine bir adım mesafeden anlattıkları elli senelik bir hikâye.



Yazan/ Yöneten: Murat Mahmutyazıcıoğlu
Oyuncular: Ayfer Dönmez, Başak Kıvılcım Ertanoğlu, Melis Öz
Yönetmen yardımcısı: Tuba Sorgun
Kostüm: Meltem Tolan
Dekor / Işık: Bam
Fotoğraflar, tanıtım filmi: Serkan Ertekin

"
ORİJİNAL , TÜRKÇE   2D
Annesiyle babasının vefatından sonra bir türlü toparlayamayan, hayata dair sorunları olan Aysel, yaşadığı bunalımlı günlerinden kurtulmak için kendini dansa veriri. Dans ile hayata geri tutunan Aysel, 'Şengül Dans Okulu'na dahil olarak yeni bir hayata merhaba der.
Burak Aksak'ın yazıp yönettiği filmin başrollerinde Binnur Kaya, Demet Özdemir ve Uraz Kaygılaroğlu yer alıyor.
ORİJİNAL   KONSER
1.BÖLÜM

A.Vivaldi...Mevsimler

2.BÖLÜM

A.Dvorak...8. Senfoni

SOLİSTLER;
ORKESTRA ŞEFİ M.NEZİH SEÇKİN
SOLİST TAYFUN BOZOK
BAŞKEMANCI ASLI ÖZSOY KÖRNER
TÜRKÇE   2D
İstanbul’un eski semtlerinden Bayrampaşa’da doğan taksici Bülent ve döşemeci Sedat, mahalle kültürü ile büyüyen iki delikanlıdır. Çocukluklarından beri kendilerine hem abilik hem babalık yapan Tarık abilerinin dolandırıldığını öğrenen ikili, onu kurtarmak için işe koyulurlar ve bol aksiyonlu bir serüvene yelken açarlar.
Yapımcılığını Ahtapot Film'in üstlendiği komedi filminin yönetmen koltuğunda Sibel Tunç otururken oyuncu kadrosunda Ahmet Kayakesen, Turgay Tanülkü, Ahmet Dursun, Ayhan Taş, Burak Satıbol, İlay Erkök, Erkan Çelik, Güray Ozcan ve Serdar Sezgin isimleri yer alıyor.
TÜRKÇE   2D
Doktor Oğuz bir süredir kabuslar görmektedir. Açıklayamadığı tuhaf olaylar yaşayan Oğuz, çalıştığı psikiyatri hastanesinde yatmakta olan Sera'nın da benzer sorunları yaşadığını fark eder. Sera'nın yaşadıklarının öğrenip kendi sorularının cevabını bulmak isteyen Oğuz'un sadece bir günü vardır. Ertesi sabah Sera'ya elektro şok uygulanacaktır. Sera’yı dinlemeye başlayan Oğuz, Sera anlattıkça kendini gizemli bir cinayet davasının içinde bulur.
TÜRKÇE   NORMAL
Fikir tasarımı Salih Usta tarafından yapılan, dünyaya fırlatılma eyleminin başlangıç noktasını oluşturduğu oyunda, sahneye fırlatılan oyuncuların elinde hiçbir veri yoktur. Karanlık bir boşluktan sahneye düştüklerinde, ortak amaçları fırlatıldıkları yere geri dönmektir. Işık ve ses onları çağırırken, karanlık onları fırlatmaktadır. Boşluktadırlar… Ve izlenmektedirler… Sonunda deneyimlenen; hayattaki tüm çabamızın, ayakta kalma mücadelemizin ve bu mücadelenin bizlere ne yaptığının bir nevi özetidir. Son olarak 2014 senesinde sahnelenen oyun, yeni bir kadro ve tasarımla yeniden sizlerle… Tasarım ve Yönetmen : Salih Usta Yardımcı Yönetmen : Serdar Bakioğlu Reji Asistanı : Meltem Ceyhan Afiş : Beste Koş Asistan : Deniz Gündoğmuş Oyuncular : Açelya Çetinkaya Anıl Ateş Berk Kristal Can Güvenç Çağıl Kaya Didem Kırış Ecem Asude Işık Gür Gülnara Golovina Melis Tuzcuoğlu Mustafa Ergüven Veysel Sis
TÜRKÇE   KONSER
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Tanzimat Dönemi Türk Tiyatrosunun yaşadığı kimlik sorununa komik bir dille çözüm önerisi aramaktadır. Gerçekle oyunun iç içe geçtiği ''oyun içinde oyun'' kurgusuyla ilerleyen oyunda; Moliere'in ''George Dandini'' piyesini üç farklı yorumla sahnelemeye çalışan bir kumpanya çıkar karşımıza. Thomas Fasülyeciyan öncülüğünde kurulan bir tiyatro topluluğu İstanbul'da yaşadığı birtakım sıkıntılardan dolayı Bursa Valisi Ahmet Vefik Paşa'nın desteğini almak üzere Bursa şehrine gelir. Ahmet Vefik Paşa tiyatrocuları büyük bir sevinçle karşılar, bir tiyatro binası kurup hepsini maaşa bağlar.
Batı tarzı tiyatro formunu önemseyen Thomas Fasülyeciyan ile tülûat tiyatrosu ustası Küçük İsmail Efendi arasındaki tatlı çatışmadan doğan komik öğelerle bezeli oyun, tiyatromuzun geçmişte yaşadığı sıkıntıları tarihsel bir süreç içerisinde seyirciye aktarır.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Kadın ölüleri adlı oyunumuz, Çağımızın bir Trajedisidir.
Oyunumuz, Kadınların töre, aile içi şiddet, ensest ilişkiler sonucu öldürülmeleri ve intihara sürüklenişini anlatmaktadır.
Toplumsal bir yüzleşme olan Kadın Ölüleri adlı oyunda, Müziğin ve sözcüklerin havada dans ettiği, sahne estetiğin en etkili bir biçimde kurgulandığı farklı kadın yaşamlarından hikayeler anlatıyoruz.
Ne kadar farklı gibi gözükse de bir o kadar da benzer yaşamları sergiliyoruz.
“Kadın Ölüleri” adlı oyun, sadece bir oyun değil biz kadınların gerçek bir trajedisidir.
Bundan sonra söz söyleme sırası siz seyircimizindir.
İyi Seyirler.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
1922 yılı İzmir’inde, “Amane” kahvelerinde şarkı söyleyen Eleni ile sokaklarda yaşayan Lena’nın hayatları kesişir. İki kadın savaşın kaosunda, ‘gitmekle kalmanın’ sanrıları arasında kendi yazgılarına sürüklenir. Toprağından sökülüp atılanların kültürüne, müziğine ve trajedisine farklı bir bakış…
ORİJİNAL   OPERA
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Karısı Fiona ve eşeği ile Fiona’nın ailesine ziyarete giden Shrek’in kaybolması ile kendisini Karlar Ülkesi’nde bulması ile başlayan bir maceradır. Karlar ülkesinde, yolunda gitmeyen bir şeyler vardır. Yazın ortasında havalar çok soğumuş ve her yer karlar altında kalmıştır. Ülkedeki tüm bilginler bu durumun nedenlerini araştırmakta fakat doğanın doğal dengesinin neden bu kadar bozulduğunu henüz bulamamışlardır. Shrek farkında olmadan bunun nedenini öğrenir ve macera başlar. Kendi ülkesinde 9 kardeşten biri olan Prens Hans , ülkesinde Kral olamayacağı için , Kraliçe Elsa’nın ülkesine gelip denizleri pet şişe ve atıklar ile doldurur, ağaçları keser, doğayı çöp ile doldurarak tahrip eder ve doğanın tüm dengesini altüst eder. Amacı ülkeyi zor durumda bırakıp, kral olmaktır fakat işler hiçte planladığı gibi gitmez. Oyun boyunca danslar ve müzikleri ile muhteşem bir görsel şölene sahip olan eser Hans’ın iyi bir insan olabilmesi ve doğaya neden kötülükler yapmaması gerektiğini anlatır.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Hem bankacı hemde köşe yazarı olan Fikret'in en büyük hayali delilikle ilgili bir kitap yazmaktır. Delilikle ilgili bir sürü arştırma yapar. Bu araştırmalar esnasında deliliği daha iyi kavramak için deli gibi davranmaya başlar. Ancak bu delilik arayışı sosyal hayatında sıkıntılara yol açar. Bütün serüveni boyunca fark edecektir ki aslında aradığı şey 'samimiyet'tir.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Oyun,1930’larda St. Louis’de oturan Wingfield ailesinin evinde geçiyor. Anne Amanda, isabetsiz bir evlilik yapmış, kendi metaneti sayesinde aileyi bir arada tutmaya çalışır. Kızı Laura ayağındaki sakatlık nedeniyle dış dünyayla ilişkisini kesmiş, camdan hayvan heykelciklerini parlatarak vakit geçirmekte, oğlu Tom ise, yaşadığı bu hayattan sıkılmış, maceraya koşmak istemektedir. Olayların akışı içinde, genç bir adamın, JimO’Connor’ın gelmesi, her şeyi değiştirir.
TÜRKÇE   ÇOCUK MÜZİKALİ
Merhaba ! Çocuklar arasında yapılan bir araştırmaya göre, sihir nedir diye sorulduğunda, çocukların büyük bir bölümü, sihri onlara mutluluk verecek, bilinmeyen bir dünya olarak tarif etmişler. Bu tanımdan yola çıkarak çocukların bilmedikleri onları mutlu edecek sihirli bir dünyayı anlatmaya karar verdik. Aslında hepimizin gerek neşeli gerek üzgün anlarımızda bazen de hiç bir şey düşünmeden ziyaret ettiğimiz bir sihirli dünya bu. Müzik hepimizin hayatında bir şekilde vardır. Amacımız: Çocuklarımıza çoksesli müziği tanıtarak, evrensel müziği, operayı, baleyi sevdirebilmek; buradan hareketle yola çıktık, çocuklarımıza operanın, balenin ve klasik müziğin sihirli dünyasını anlatmaya çalıştık; oyunumuzun sonunda çocuklarımızın o pırıl pırıl beyinlerinde evrensel müziğin ne olduğu ve nasıl sihirli bir güçle bizi sararak mutlu ettiği konusunda küçük bir iz bırakarak, yarınların müzisyenlerinin ve izleyicilerinin yetişmesini sağlamaktır.
TÜRKÇE   ÇOCUK MÜZİKALİ
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Kendi halinde oğluyla birlikte yaşayan ayakkabı ustası Jules'e günün birinde bir sandık gelir. Babasının yanında çalışan Jacques ile arkadaşı Pierre arasında sandığı açıp içindekilere sahip olmak için amansız bir mücadele başlar. Oysa bu sihirli bir sandıktır. Sandığı açmak ve içindekilere sahip olmak için ise 7 ayrı anahtara ihtiyaç vardır. Babasının mesleğini devam ettirmekle hayallerinin peşinden gitmek arasında kalan genç Jacques'ın renkli hayal dünyasına götüren oyun; dostluk, çalışmak, sevgi ve aile bağlarının önemine vurgu yapıyor.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Hem kendisi ile hem de dünya ile barışık olan sevimli, neşeli küçük Gonca, sihirli bir köpekle karşılaşır. Onu arkadaşı Ecem’le de tanıştırmak ister. Ecem her şeyden çabuk sıkılan, bir türlü mutlu olmayan bir çocuktur. Bu yüzden de sihirli köpeklerin sözlerini duyamaz. Sihirli Köpek’in konuşması ancak yaşamdan zevk alanlarca anlaşılmaktadır. Gonca’nın bir köpekle konuşup sohbet ettiğine şahit üç hırsız, köpeği çalıp bir televizyona ya da sirke satıp para kazanmayı düşlerler. Gonca ile Ecem’in elinden köpeği almak için iki hileli oyun denerler. Ama ikisinde de başarılı olamazlar. Çocuklar onları sahneden kaçırtır. İş başarmanın ve birlik olmanın sevinciyle Ecem de sihirli köpeğin konuşmasını duymaya başlar.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Oyun; Ordu tarafından kullanılması amacıyla, füze taşıyan insansız hava aracı tasarlayan bir mühendisin mesleki sorumlulukları ve vicdanıyla giriştiği amansız mücadeleyi ele alıyor.
TÜRKÇE   NORMAL
Soluk soluğa dünyayı kucaklayan bir insanın hücrede yaşam savaşı vermesi ,suyun bile çürüdüğü bir kuşatılmışlıkta büyük aşkları ve serüvenleri ile aşkı ve yolculukları yaşaması.
ORİJİNAL   KONSER
Konu: Soprano Nurdan Küçükekmekçi ve Esra Serbest, mezzo soprano Pınar Tekol, piyanist Metin Kiper, akordeon sanatçısı Rövşen Feyzullayev, keman sanatçısı Mithat Uz, perküsyonda Cenk Şahinalp ve gitarda Yalçın Yakın’ın sahne alacağı konserde Türk ve Dünya klasiklerinden bir seçki seslendirilecek.
Konserde seslendirilecek parçalardan bazıları:
Jean-Patrick Capdevielle / Spente le stelle
Heitor Villa - Lobos / Melodia Sentimental
İspanyol Halk Şarkısı / El vito
Özdemir Erdoğan / Pervane
Özdemir Erdoğan / İkinci Bahar
Fecri Ebcioğlu / Boş Sokak
Anonim / Kara Toprak
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
“Sabırlı akışında saat ebediyeti taşır şimdi. Durmadan genişler aydınlık, sesler ve hareketler. Coşkuyla dolu geçmiş, geleceği seyreder… Şimdiki zaman ve tüm acımsayışlar çoktan uçup gitti.”

“SÖZ” bizi zamansız ve mekânsız bir insanın hikâyesine davet ediyor… Pişmanlıkları, hayal ettikleri, korkuları, arzuları, bastırdıkları, kâbusları ve yalnızlığı ile hepimizin içinden bir ses ile… Karakter; çocukluğu, ilk gençliği, aşkları, evlilikleri, erkekliği ve insanlığı ile hesaplaşma içine girer. Oyun; bizi geçmiş ile gelecek arasında bağları birbirine karışmış bir insanın zihninde yolculuğa çıkarır. Varoluşçu yaklaşım ile oluşturulmuş oyun; kendi hayatlarımız içinde taktığımız maskelerin altında yatan gerçekliği vurgulamaktadır. Bu gerçeklik ile yüzleşmek vurucu ve ağır olsa da; kendimizi anlamlandırabilmemiz için gereklidir. Ve tam bu yüzden; oyun, seyirciyi değişime zorlar. Soru sormaya başlayan izleyen için hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
TÜRKÇE   NORMAL
“SÖZ” bizi zamansız ve mekânsız bir insanın hikâyesine davet ediyor… Pişmanlıkları, hayal ettikleri, korkuları, arzuları, bastırdıkları, kâbusları ve yalnızlığı ile hepimizin içinden bir ses ile… Oyun; bizi geçmiş ile gelecek arasında bağları birbirine karışmış bir insanın zihninde yolculuğa çıkarır. Varoluşçu yaklaşım ile oluşturulmuş oyun; kendi hayatlarımız içinde taktığımız maskelerin altında yatan gerçekliği vurgulamaktadır.
ORİJİNAL   KONSER
TÜRKÇE   NORMAL
Olaylar onurlu bir bekçi olan Cumali'nin Galata Polis Karakoluna sürgün edilmesiyle başlar. Karakolun başkomiseri düzenbaz Ziver ile Cumali'nin sadakati oyunun hem komedi hem de dramatik çatışmasını oluşturur. Cumali bunların üstüne bir de aşık olur, aşkının karşısında yine Ziver vardır. 1800'lü yıllardan kopup gelen günümüzde çok aşina olduğumuz sımsıcak, tanıdık bir öykü karşımızda...
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Sıradan bir cumartesi... Bebek bekleyen genç çift alışverişten dönmüş, haftasonu planları yapmaktadır. İstenmeyen satıcıların evlerine gelmesiyle hayat, para, sevgi, güven kavramları üzerinden ilişkilerini sorgulamaya başlarlar.
TÜRKÇE   NORMAL
Şen Mahalle, eski bir roman mahallesidir. Yol geçmez, insan görmez bu mahallede artık ne bir darbuka vuruyor ne de çocuklar sokaklarında oynuyordur. Herkes başka bir hayal ve umutla mahalleden birer birer ayrılmış ve o neşeli günler tarihe karışmıştır. Fakat gidenlere rağmen kalanlarda vardır. Mahallenin ablası Hüsniye ve ona uyan birkaç aile, tüm olumsuzluklara rağmen gitmeyi düşünmüyorlardır. Çünkü yıllara yenik düşen o gizemli evde, yarınlara ümitle bakmalarını sağlayan bir sır gizlidir. Bu sır ise onları birbirine daha çok kenetliyordur. Lakin bu durum uzun sürmeyecektir. Kentsel dönüşüm ile mahallerinin yıkılacağını öğrenen Hüsniye ve diğer Romanlar, hem sırlarını hem de mahallelerini korumak için bir çare aramaya başlarlar. İşte bulunan çare insanları hayrete düşürür. Romanların hayatlarını çalgılı bir şekilde anlatan keyifli bir güldürü.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Şirin At Titi ve arkadaşları Kraliçenin yanında mutlu bir yaşam sürmektedir. Bir gün iki hırsız Şirin At Titi’yi kaçırır ve uzaktaki çiftliklerine götürüp ağır işlerde çalıştırırlar. Atının kaçırılmasına çok kızan Kraliçe atını her yerde aratır. Öte yandan Şirin At Titi’nin arkadaşları Papağan Peksimet ve Köpekçik de onu her yerde aramaya başlar. Sonunda Şirin At Titi’nin arkadaşları hırsızları yakalatıp Şirin At Titi’yi kurtarırlar.

Oyunumuzda arkadaşlık ve dostluğun önemi anlatılmaktadır. Ayrıca yalan söylemenin ve haksızlık yapmanın ne denli kötü olduğu anlatılmaktadır.

Komik bir oyun diliyle anlatılmıştır. Oyunumuz 6 oyuncu ve teknik çalışanımızla oynanmaktadır. Oyun süresi 1 saattir.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Mavişler Ormanda yaşayan sevimli yaratıklardır. Bilgin maviş gizlice bir uzay aracı yapar. Ancak uzay aracını uçması için gerekli enerjiyi bir türlü bulamaz. Diğer mavişler ona yardım etmek isterler. Bu arada uzaydan gelen yeşil uzaylı ormana notlar bırakarak istedikleri enerjiye ulaşabileceklerini söyler. Kargo bilgin mavişin aradığı enerjiyi ele geçirir, ancak mavişler bu engeli de oyunlarla aşarak Kargonun elinden enerjiyi alarak uzaya gitmeyi başarırlar. Yeşil uzaylı uzayda mavişleri karşılar ve dünyamızın kötü gidişatını anlatarak onlara Barış ve Sevgi içinde yaşaması için insanlara durumu anlatmasını söyler.
TÜRKÇE   NORMAL
"TARANTA BABU
Yazan – Nazım Hikmet
Yöneten – Harun Güzeloğlu
Oynayan – Cansu Fırıncı

Clown Eğitimi – Ezgi Keskin
Yönetmen Yrd. – Burcu Akpınar
Kostüm – Nazan Celebci (ZeZe)
Işık Tasarım – Alev Topal
Görsel Tasarım – Özgür Şahin
Makyaj ve Sahne Tasarım – Harun Güzeloğlu
Gölge Dekor Tasarım – Busenur Sevinçli
Fotoğraf – Tahir Enes Akbuğa

Oyun / Tek Perde
“Bu seyirlik, Henri Barbusse'ün hatırasına…
Kendi ülkesinde kendi dilini istediği gibi kullanamadığı için, Asya ve Afrika dillerine merak saran bir İtalyan arkadaştan, geçenlerde bir paketle bir mektup aldık. Arkadaşın adını söylemek istemiyoruz. Başı belaya girer. Fakat mektubunu olduğu gibi size aktarıyoruz...”
"
ORİJİNAL   BÜYÜK OYUNU
Mark ve Sally rutin biçimde sürdürdükleri ve temeli çıkar ilişkisine dayanan evliliklerini sorgulamak zorunda kalırlar. Çifti sorgulamaya iten neden ise; dışarıdan gelen, beklenmedik bir konuktur. Kendi geçmişiyle birlikte Sally ve Mark’ın da geçmişlerini sorgulamasına neden olan John, geçmişe gömülmek istenen sırların açığa çıkmasına neden olur.
" Web Sitesi http://www.hayalatolyesitiyatrosu.com
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Sally ve Mark’ın mutlu ve uyumlu giden evlilikleri, John’un bir akşam evlerine gelmesi ile sarsılır. Esrarengiz bir kaza, kazanın ardından ortaya çıkan gizli ilişkiler ve John’un evi terk etmesi ile ardından güvensiz ve asla eskisi gibi olamayacak bir evlilik kalır.
ORİJİNAL , TÜRKÇE   2D
Michael ve Peter Spierig'in yönettiği ve Josh Stolberg ve Pete Goldfinger'ın yazdığı filmin başrolünde bu rol ile tanınan Tobin Bell yer alıyor. Saw: Legacy, serinin sekizinci filmdir.
Serinin ilk filmlerinin yönetmeni olan ünlü korku-gerilim filmi yönetmeni James Wan da bu filmin yapımcıları arasında yer alıyor.
ORİJİNAL , TÜRKÇE   2D
Kızı terör saldırısında ölen restoran sahibi Ouan, adalet arayışına girer. Kendine kızının ölümünden sorumlu olanları öldürmeyi görev edinen Quan, gerçeklere ulaşmaya çalışırken karşısında eski bir devlet görevlisi olan Liam Hennessy'i bulur.
Martin Campbell'in yönetmenliğini üstlendiği filmin başrollerinde Jackie Chan ve Pierce Brosnan yer alıyor.
Bugün artık sahnede olan bir adamın çocukluğundan başlaya-

rak ölümle, doğayla, aşkla karşılaşması ve kaybetmesi. Bu kaybedişin nedenlerini

tanımlamakta bocalayıp, seyirciden yardım istemesi ve acıya ve mutluluğa ve ilizyona davet etmesi.
ORİJİNAL , TÜRKÇE   3D , IMAX , 2D
Thor serisinin 2017 yılında izleyiciyle buluşacak olan üçüncü filminde, yaklaşmakta olan Norse kıyametine tanık olacağız. Asgard'tan uzakta, evrenin öbür ucunda hapsolmuş olan Thor çıkı yolu bulamamaktadır. Üstelik güçlü çekici de yanında değildir ve Asgard bir yıkımın eşiğindedir. Ragnarok zamanı gelmiştir, eğer gerçekleşirse bütün Asgardlıları yok edecek olan yıkımın sorumlusu ise acımasız Hela'dır. Ancak Asgard'ı kurtarabilmek için öncelikle özgür kalmalı, bunun içinde karşısına eski müttefiki Hulk'ı çıkaran ölümcül bir yarışmayı kazanmalıdır...
Craig Kyle ve Christopher Yost ikilisinin senaryosunu kaleme aldığı filmin başrollerinde bir kez daha Chris Hemsworth ve Tom Hiddleston bulunuyor.
TÜRKÇE   NORMAL
"Dile kolay,serinin 30.oyunu…Yine bol gülmece yine dert unutmaca.
Hadi gel kahkahaya ortak ol"
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Bir gün küçük bir tiyatro kumpanyası, yeni bir sahneye gelir. Burada dev bir tiyatro makinası ve yaratıcısı mucit ile karşılaşırlar. Mucit, yarattığı tiyatro makinası ve robotları ile gerçek oyuncular gibi tiyatro yapabileceğini iddia etmektedir. Ancak kumpanya oyuncuları, hayal kurmadan hiçbir şekilde tiyatro yapılamayacağını ve robotların da asla oyuncu olamayacaklarını söylerler. Tiyatro: etiyle, ruhuyla ve yüreğiyle oyuncularla yapılır. Bunu ispat etmek için de muciti aya kadar uzanan bir yolculuğa çıkarırlar. Nasıl mı? Elbette hayal gücü ile…
"AKÇABURGAZLI YEKTA

Turgut Uyar'ın Dünyanın En Güzel Arabistanı kitabından Tiyatro Terminal tarafından sahneye uyarlanan Akçaburgazlı Yekta, Bursa SanatMahal'e konuk oluyor.

İç güdülerinin çağrısına teslim olmuş bir insan:
Akçaburgazlı Yekta

Kendi gelgitleriyle yüzleşirken, toplumun kalıplaşmış yargılarıyla da savaşmak zorunda kalan bir karakterin hayatından kesitler!
Kimi zaman düşsel, kimi zaman gerçekçi bir üslup ve
şiirin, hayal gücünü besleyen o sonsuzluk atmosferinde, derin sorgular eşliğinde, insani yüzleşmeler, hesaplaşmalar!

Bireye, topluma, yargılamalara ve yargısız infazlara dair eleştirel bir bakış!
Akçaburgazlı Yekta!..
İnsana dair her ne varsa...


Yazar: Turgut Uyar
Oyunlaştıranlar: Hakan İsmail Şiriner, Emrah Kürekçi
Yönetmen: Burak Özhan
Hareket Düzeni: Jülide Derya
Dramaturg: Hülya Demirkıran
Yönetmen Yardımcısı: Gizem Elif Asil
Dekor Tasarım: Emrah Kürekçi
Dekor Uygulama: Abdullah Kürsülü
Kostüm Uygulama : Gonca Küçük
Ses ve Işık Kumanda: Hasan Bayrakçı
Özgün Müzik: İzel Susam
Asistan: Ali Burak Asil
Oyuncular: Jülide Derya, Burak Özhan
"
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Tozlanmış bir kitaplıkta geçen bir kukla oyunudur “TOZLU KİTAPLAR”. Haluk Yüce’nin babası 25 yıl önce vefaat etmiştir ve onun odasına aile uzun süredir girmemektedir. Haluk sonunda cesaretini toplayıp çocukluğunda babasının okuduğu bir kitabı oyunlaştırmak düşüncesiyle, odaya girmeye ve o kitabı bulmaya karar verir. Kitaplık çok tozludur. Haluk tozları aldıkça kitaplar canlanmaya başlar ve birçok farklı öykü anlatırlar.
ORİJİNAL   BÜYÜK OYUNU
Konusu: 1900’lerde, Erzurum'da, iki aile arasında yıllardır süren kan davasını ve gelişen olayları anlatan oyun, aşamadığımız ve toplumsal barışı engelleyen, insanların bedelini yaşamlarıyla ödediği kuralları sorguluyor. Kadını yücelten, kan davasını aşağılayan bir dille."
TÜRKÇE   NORMAL
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"Yazan: Dimitris Dimitriadis
Yöneten: Alexandra Kazazou
Oynayanlar: Kerem Karaboğa, Salih Usta, Cem Üzümoğlu, Ayça
Sahne ve Işık Tasarımı: Karol Jarek
Müzik: Petros Malamas, Nefeli Stamatogiannopoulou
Ses Tasarımı: Stelios Koupetoris
Yönetmen Yardımcıları: İpek Seyalıoğlu, Mertcan Semerci
Teknik Ekip: Didem Kırış, İpek Seyalıoğlu

TEATR ANDRA, 2016 Ağustos ayında Performans Sanatlar alanında Türk, Yunan ve Polonyalı sanatçılar arasında sanatsal ve yaratıcı bir diyalog oluşturmak adına kurulmuştur.
TROAS projesi boyunca sanatçılar İstanbul'da kalmış ve proje aynı zamanda Kadıköy Theatron'un desteği ile gerçekleştirilmiştir.

Kadıköy Theatron'a verdikleri eşsiz destek için çok teşekkür ederiz.
Written by: Dimitris Dimitriadis
Directed by Alexandra Kazazou
Performed by: Kerem Karaboğa, Salih Usta, Cem Üzümoğlu, Ayça
Scenography light design by: Karol Jarek
Music composition by: Petros Malamas, Nefeli Stamatogiannopoulou
Sound design by: Stelios Koupetoris
Assistant Directors: İpek Seyalıoğlu, Mertcan Semerci
Technical Support: Didem Kırış, İpek Seyalıoğlu

TEATR ANDRA was established in August 2016 aiming at an artistic and creative dialogue between Turkish ,Greek and Polish artists in the field of Performing Arts.
TROAS project has been realized following a residency in Istanbul with the support of Kadikoy Teatron.

Many thanks to Kadikoy Teatron for their trust and artistic support.
"
“Uçmayı kim hayal etmez ki ?” Sonun başlangıcı olarak sahne, yaşlı Chagall için kaybettiği aşkın arayıştır, ama bulamaz. Ve rüyalarında aşkı yeniden yaratmanın peşine düşer. Ancak rüyaları kabusa dönüşür ve kendi rüyalarında kendisini yaratan kuklaya/kuklacıya dönüşür. Eğlenceli melankolik rüyaları Belle’nın kişiliğiyle genç Chagall’ın buluşmasına veya sonsuzluğa doğru uçuştur artık. Belki de bu yeni bir başlangıçtır…
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Emeği ile kazanan kimdir? Kim hırsızdır? İşini kılıfına uydurup dükkanında el altından mal satan mı yoksa o dükkanı soymaya kalkanlar mı? Hepsi mi?
İki hırsız soygun yapmak için girdikleri tütün dükkanında mahsur kalınca insanlıklarını hatırlar.Hayat yaptığımız seçimler değil midir?
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Yaşadıkları ormanı ellerinden almak isteyen kötü kalpli Kerkelet ' e karşı Bazi ve arkadaşlarının verdiği mücadele komik bir dille anlatılmaktadır. 

Oyunumuz müzikli çocuk oyunu olup 1 saat sürmektedir. 3+ yaş grubu için uygundur.
TÜRKÇE   2D
Türkiye’de zor duruma düşmüş bir aile, kendilerine Azerbaycan’dan kalan miras için kalkar, Bakü’ye gider. Azeri ve Türk aile, mirası alabilmek için onlara verilen listedeki maddeleri birlikte yapmak zorundadır. Türk oyuncular ve Azerbaycan’ın en iyi oyuncuları Ferda Amin, İslam Mehreliyev’in de yer aldığı macera başlar. Ama gel gör ki iki aile birbiriyle bir türlü anlaşamaz. İstanbul’un tarihi semtlerinde başlayıp, Azerbaycan’ın benzersiz şehri Bakü sokaklarına uzanan bu macerada, bizi bol kahkaha, aksiyon, dram ve aşk bekliyor.
Filmin yönetmen koltuğunda Ulaş Cihan Şimşek oturuyor. Senaryosunu Ayberk Çınar'ın kaleme aldığı filmin oyuncu kadrosunda ise; Şevket Çoruh, İlker Ayrık, Hakan Bilgin, Bahadır Efe, Duygu Karaca, Pelin Sönmez, Pervin Abiyeva, Islam Mehreliyev ve Ferda Amin yer alıyor.
ORİJİNAL   OPERET
I.PERDE
Hizmetçi Adele, kız kardeşi Ida'dan bir mektup alır. Mektupta Prens Orlowsky tarafından düzenlenen partiye davet edildiği yazılıdır. Adele partiye gitmek için patronu Rosalinde'ye teyzesinin çok ağır hasta olduğunu söyleyerek izin ister. Ancak Rosalinde razı olmaz. Bu arada, Rosalinde eski sevgilisi Alfred´in evin dışında ona serenat yapan sesini duyar.

Eisenstein, avukatı Blind'le eve gelir ve oldukça kızgındır. Bir memura hakaret ettiği için sekiz gün hapse mahkum edilmiştir. Akşam cezasını çekmek üzere hapishaneye gidecektir. Ancak eve gelen Dr. Falke hapisten önce partiye gidebileceğini söyleyerek onu ikna eder. Eisenstein karısına dramatik bir şekilde veda eder ve evden ayrılır. Rosalinde, Adele'ye izin verir.

Alfred, Rosalinde'yi baştan çıkarmak üzere eve gelmiştir. Ne yazık ki hapishane müdürü Frank da Einsesntein'nı hapse götürmek üzere eve gelir ve Alfred'in Rosalinde'nin kocası sanır. Bir skandalı önlemek için, Alfred Einsenstein kimliğine bürünür ve Frank´la birlikte gider.

II.PERDE
Partide, tükenmişlik sendromu yaşayan Prens Orlowsky oldukça bezgindir ve herkesin onunla içmesini ister. Bu partiyi aslında Falke, Einsenstein'dan intikam almak için düzenlemiştir. Einsenstein, Marki Renard adıyla partiye katılır. Hizmetçisi Adele ise, Olga adıyla Einsenstein 'a tanıtılır. Epeyce içki içmiş olan Einsenstein Adele´yi anımsar gibi olur. Ancak Adele gerçeği sonuna kadar inkar eder ve oyuncu olduğunusöyler. Hapishane müdürü Frank, Şövalye Chargrin olarak Einsenstein ile tanıştırılır.

Falke intikam oyununda, planının bir parçası olarak Rosalinde'yi partiye davet etmiştir. Yüzü maskeli olan Rosalinde Macar kontesi olarak takdim edilir. Çapkın Eisenstein, onu tanıyamaz ve baştan çıkarmaya çalışır. Bu süreçte ünlü cep saatini Rosalinde'ye kaptırır.

III.PERDE

Ertesi sabah Frank cezaevine geldiğinde hala sarhoştur. Gardiyan Frosch da bütün bir gece kendisine içki ziyafeti çekmiştir, o da sarhoştur. Adele ile Ida Şövalye Chagrin olarak tanıdıkları Frank´ı ziyaret ederler ve Adele oyuncu olarak kariyerine başlamak için ondan yardım ister. Frosch, bu iki kadını hapishanenin bir hücresine koyar. Bu arada, Einsenstein cezasını çekmek üzere gelmiştir. Ancak kendisinin yerine bir başkasının hem de kendi evinde tutuklandığını öğrenince öfkelenir.

Alfred hapisten kurtulmak için bir avukat çağırmıştır. Gelen Blind'tir. Einsenstein Blind'ın yerine geçer ve kendisi yerine mahkum edilen Alfred'in yanına gider. Orada Rosalinde ile Alfred'i bir arada görünce daha da hiddetlenir. Rosalinde de kızgındır ve Einsensein´ne ondan aldığı saati gösterir. Her ikisinin de giderek sinir katsayısı artmaktadır.

Falke ve Prens Orlowsky de hapishaneye gelir. Falke tüm yaşananların bir oyun olduğunu ve Einstein'dan 'Yarasanın İntikamını' aldığını söyleyerek gergin olan ortamı rahatlatır. Einstein Rosalinde'den af diler. Frank Adele´ye oyuncu olması için yardım edeceği sözünü verir. Herkes mutludur.Suç kimde ya da ney de?
SOLİSTLER;
ROSALINDE ESRA ABACİOĞLU AKCAN , TUĞBA DEKAK , FUNDA SALTAŞ
ESİN TALINLI
ADELE HÜLYA KAZAN , ÇİĞDEM ÖNOL , G.EZGİ YILDIRIM
EISENSTEIN ÜNÜŞAN KULOĞLU , AYHAN UŞTUK
ALFRED CENK BIYIK , EMRAH SÖZER
BLIND İ.SEMİH AŞIK , MAHİR KAT
DR.FALKE ARDA AKTAR , C.BERAN SERTKAYA , EMRE ULUOCAK
FRANK BÜLENT ATEŞOĞLU , ERDEM BAYDAR
FROSCH BÜLENT YILDIRAN
ORLOWSKY EZGİ KARAKAYA , FERDA YETİŞER
IDA SEZİN GÜNGÖREN KİRİŞÇİ , GÜZİN YILDIZ
IWAN B.DEVRİM BAYRAM
SAHNE MÜDÜRÜ A.BAHADIR SADIK
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
İnsanlık onuru nerede bas¸lar ve biter. Hayatta kalabilmek ic¸in insan ne kadar ileri gidebilir ? 2. Du¨nya Savas¸ı sırasında 7 Sovyet askeri Polonya’da Almanlar tarafından esir alınarak bir manastırda hu¨creye kapatılır. Kısa bir su¨re sonra Almanlar 7 esiri orada bırakarak manastırı terk eder. Sovyet ordusu 60 gu¨n sonra manastıra girip esirleri kurtardıgˆında sadece 2 kis¸i sagˆ kalmıs¸tır. Barry Collins bu tek kis¸ilik monologˆu 1974 yılında u¨nlu¨ akto¨r Peter O’Toole un istegˆi u¨zerine yazar.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Yona ve Leviva, birbirlerinden ve evliliklerinden sıkılmış bir çifttir. Kavgalarına sebep olan bu bıkkınlık, onların özelinden, belki de yüzyıllardır kanayan bir yara olan “evlilik” geneline yapılan bir sorgulamaya dönüşüverir. Kim için yapılır evlilik? Kadın ve erkek evlendikten sonra bir adanmışlıkla yaşanmak zorunda mıdır? Bağlılık, gerekli ve olumlu bir etki midir, yoksa muhatabını sardıkça boğan bir canavar mı? Yaşamak Denen Bu Zahmetli İş, tüm bu sorgulamaların odağında duran çarpıcı bir kara mizah örneği.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Yedi tepe üzerine kurulmuş İstanbul'un, yedi iklim dört bucağa nam salmış yediveren gülü, altı kocalı Hürmüz'ün yedinciyle aşkı bulmasının komikli, absürtlü, entrikalı, şarkılı, danslı, şen şakrak hikayesi.
TÜRKÇE   NORMAL
Kadın erkek ilişkileri.
ORİJİNAL , TÜRKÇE   KONSER
ORİJİNAL   KONSER
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Kendi kişiliğinin kördüğümüne dolanan yeraltı adamının mizahi çatışmaları. Aşağılanan, köleleştirilen kadın. Bir yeraltı adamı yer üstüne çıkmayı denerse neler olur? Petersburg’un bataklığından dünyaya fırlamış Bay X’in, arkadaşlarıyla, kadınlarla ve kendisiyle yaşadığı trajikomik çatışmalar. Kah gururlu kah küçük düşmeyi ister. Hem herkesi üstün görür hem küçümser. Zevk alır küçük düşmekten, zevk alır küçük düşürmekten. Zavallı bir yüce.
TÜRKÇE   2D
Onur başarısız bir ilaç mümessilidir. Kurban Bayramı'na üç gün kala üç hedefi vardır; Ayvalık’taki kız arkadaşının ailesiyle tanışmak, kovulduğu işini geri kazanmak ve ilk iki hedefi yol arkadaşı Şeref’e rağmen başarmak. Onur, bir telefon uygulamasıyla tanıştığı ve tek ortak noktaları gidecekleri istikamet olan Şeref ile birlikte eğlence ve macera dolu bir yolculuğa çıkar.
Başrollerini Oğuzhan Koç ve İbrahim Büyükak'ın paylaştığı filmin yönetmenliğini Bedran Güzel üstleniyor.
TÜRKÇE   2D
Hayatını, babasından devraldığı tekstil imparatorluğunu büyütmeye adayan ve bu yolda aldığı cesur kararlar ve acımasız yöntemlerle ailesini de karşısına alan Mazhar Kozanlı'nın hikayesini anlatan film, uzun bir aradan sonra Yavuz Turgul ve Şener Şen'i bir araya getiriyor.
ORİJİNAL   OPERA
Kral Rene’nin doğuştan gözleri görmeyen güzel kızı Yolanta bu özrünü bilmemektedir. Kral, kızının yanında ışıktan ve görme yetisinin olmamasından bahsedilmesini yasaklamıştır. Bu durum Yolanta ile nişanlanacak olan Burgonya Dükü’nden de saklanmaktadır. Ünlü doktor İbn-Hakia, genç kıza özrü anlatılırsa ve görmeyi gerçekten isterse iyileşeceğine inanmaktadır. Şövalye Vaudemont ile Yolanta’nın karşılaşması sonucu, uzatılan bir gülle Yolanta’nın görmediği ortaya çıkar. Genç kızın bu durumu öğrenmesiyle doktor İbn-Hakia’nın tedavi şartları başlar ve Yolanta görmeye başlar. Vaudemont, ona ışığı ve mutluluğu armağan etmiştir.


Not : 7 yaşından küçükler temsile alınmaz.
ORİJİNAL   ÇOCUK OYUNU
ÖZET
Oyunun ana karakteri olan arılarımız Pee Wee ve Misty, baharın gelişiyle birlikte zenginleşen doğada çeşitli çiçeklerden ve ağaçlardan topladıkları polenlerle lezzetli bal yaparlar. Baharın gelmesi demek aynı zamanda ayıların kış uykusundan uyanması demektir. Diğer karakterimiz Teddy kış uykusundan çok aç bir şekilde uyanır. Ormanın zenginleşen doğasında yiyecek arayan Teddy’nin en sevdiği yiyecek olan balı ormanda bulması kaçılmazdır.
Bakalım Pee Wee ve Misty zahmetli bir şekilde yaptıkları balı Teddy ile paylaşacak mı?

NEDEN İZLEMELİYİM?
Oyun, yer edatları, renkler ve tam saat kavramı temaları üzerinden okul öncesi ve ilköğretim müfredatına uygun olarak hazırlanmıştır. Konu itibariyle arkadaşlık, sevgi ve paylaşma değerlerini kapsayarak çocuklara yardımseverlik bilincini kazandırmayı amaçlar. İnteraktif yapıya sahip bu oyun çocukların İngilizce dilini kullanarak aktif bir şekilde oyuna katılmalarını sağlar. Bu katılım çocukların hedef dile ilgilerini arttırıp, olumlu tutum geliştirmelerine yardımcı olur.
Oyunumuz 3 yaş ve üzeri seyirciler için uygundur.
Oyun detaylarına www.tiyatrofil.com adresinden ulaşılabilir.
TÜRKÇE   NORMAL
Zabel Yesayan...

1878-1943?

Doğum yeri Üsküdar.

Ölüm yeri meçhul.

Yazar, mücadeleperest, sürgün...

İstanbul’dan Fransa’ya oradan da Sovyetler'e uzanan yolculuğu bir hapishane hücresinde son buluyor.

Çocukluğunu, gençliğini, mücadele yıllarını, sürgün yaşamını hatırlıyor.

Hücrenin karanlığına inat, solmuş hatıraları zihninde renkleniyor.



Hafızamın köşelerinde kapalı kapılar açılıyor ve geçmiş anlar uyanıyor. Bir söz, unutulmuş bir bakış, günlük hayatın çoktan geçip gitmiş teferruatı yeniden hayat buluyor. Bunlar sadece hafızamdan geçmekle kalmıyor içlerindeki hüznü ya da saadeti de bana bir kez daha bahşediyorlar. ( Zabel Yesayan, 'Sürgün Ruhum' (İstanbul: Aras Yayıncılık, 2016. Çev. Mehmet Fatih Uslu)



***

'7 Kadın', 'Bir Kadın Uyanıyor', 'Otobüs' gibi oyunlarımız ile şimdiye kadar pek çok kadının hikayesini anlattık. Kimi zaman dinlediğimiz bir hikayeden esinlendik, kimi zaman okuduğumuz bir gazete haberinden ya da yanıbaşımızdaki bir arkadaşımızın sesinden… Bu defa bize çok da uzak olmayan bir geçmişte yaşamış bir kadının hayat öyküsü yol gösterdi bize. Zabel Yesayan’ın hatıraları, romanları, makaleleri bugüne yazılmış mektuplar gibi... Şimdi, Zabel'in sesine kulak verelim birlikte.

Oyuncu Kadrosu:

Aysel Yıldırım, Duygu Dalyanoğlu, Elif Karaman, Maral Çankaya, Nihal Albayrak, Zeynep Okan
TÜRKÇE   NORMAL
Olympos Tanrıları’ na başkaldıran titan Prometheus ateşi Tanrılar’ dan çalmış ve insanlara vermiştir. Ateş, uygarlığın temelidir. İnsanlık böylelikle karanlık mağaralardan çıkmıştır. Bilimi, yazıyı, aydınlanmayı, ısınmayı, sağlık alanında türlü ilaçlarlar yapmayı, yabanıl hayvanları evcilleştirmeyi keşfeder. Kısaca Prometheus’ un bu eylemi insanlığın uygarlaşmasının yolunu açar, insanı özgürleştirir ve aklını kullanmasının olanaklarını sağlar. Zeus, Tanrılar’ ın kurmuş olduğu düzene karşı geldiği için Prometheus’ u cezalandırır ve Prometheus insanlık için türlü cezalara ve işkencelere maruz kalır.
ORİJİNAL   BALE